| Yayılım
gösterdiği bölgelerde Aptalca ve Sarı Balık
adlarıyla da tanınan siraz; Sazangiller
ailesine bağlı (fam.Cyprinidae) Capoeta
cinsinin bir üyesidir. Ancak aynı isim benzer
ekoljileri paylaşan, çoğu minör farklılıklarla
birbirinden ayırt edilebilen diğer capoeta
|
türleri ve alttürleri içinde ortak olarak kullanılır.
Yurdumuzun farklı ekolojilerine uyum sağlamış
bilinen altı alt türü bulunan siraz; barbus zonu
ve abramis zonu olarak tanımlanan orta ve yüksek
irtifalı platoların üzerinden, vadilerin arasından
akan çay ve ırmakların geniş dirseklerle döndüğü
ve havuzlandığı, orta şiddetli akıntıların yer
aldığı meralarda varlık gösteren bir balıktır.
Bu alanlar genel olarak bulunduğu irtifa gereği;
15-17 C°nin üzerine çıkmayan sulara, en çok 1,5
m derinliğe sahip, tabanında iri ve yuvarlak taşlarla
kaplı kısmen çamurlu kırmalık meralar içeren nehir
yataklarıdır.
Bulundukları çevrede
yoğun gruplar halinde yayılan sirazlar başlarının
önünde alt kısımda konumlanan ve at nalı şeklindeki
bir ağza sahiptirler. Silindirik ve ince-uzun
vücutları ile nehirlerin endamı güzel balıklarının
başında gelirler. Pulsuz ve geniş başları bu balıklara
oldukça sempatik ve çocuksu bir çehre kazandırmıştır.
Özellikle güney bölgelerimizdeki yaşam alanlarında
çoğu zaman bıyıklı balık (Barbus spp.) türleriyle
karışık populasyonlar şeklinde varlık gösterebilen
siraz üreme dönemi arefesinde ve ılıman mevsimlerde
karın bölgesinde oldukça hoş sarı-turuncu ağırlıklı
renklenmeler sergiler.Çok benzedikleri ve sıklıkla
karıştırıldıkları bıyıklı balıklardan farklı olarak
sadece ağız kenarında ve farklı siraz türlerine
göre uzunluğu değişiklik gösterebilen bir çift
kısa bıyığa sahiptirler. Özellikle sahip olduğu
keratin dokulu, tırnaksı dolayısı ile güçlü dudaklarını
kullanarak taban dokusunu oluşturan irili ufaklı
taşların yüzeyinde yetişen alg (yosun) kolonilerini
ve bunların arasında gezinen küçük eklembacaklılarla
yumuşakçaları tüketir. Sığ ve berrak alanlarda
taşların üzerinde gezinen ve taşın yüzeyindeki
canlı yeşil dokuyu yan yana tıraşlarken verdikleri
görüntü çok güzeldir.
Oldukça ürkek hayvanlar
olan sirazlar rahatsız edilmeyen ve tenha alanlarda
yaşarlar. Sese oldukça duyarlı olan siraz ani
ses ve titreşimlere hızla reaksiyon vererek birdenbire
ortadan kaybolmakta çok ustadır. Bu yüzden av
esnasında sessiz ve sakin hareket etmek dikkat
edilmesi gereken en önemli noktadır. Bitkisel
ağırlıklı bir diyete sahip olan sirazlar tahıl
taneleriyle bu tahılların unu kullanılarak hazırlanan
karma hamurlarla yakalanırlar. Ağızları balığın
boyuna koşut ortalama bir genişliğe sahip bulunmasına
karşın dar bir boşluğa bağlandığından çok fazla
açılamaz ve bu yüzden sirazlar yemi ağızlamak
yerine ısırıp sıyırmak suretiyle beslenirler.
Bu durum iri yemleri almakta zorlandıkları anlamına
gelir ki bu yüzden küçük boyda iğnelerin ve yemlerin
kullanıldığı donamlar çok daha başarılı siraz
avcılarıdır. Kuvvetli kafa vuruşlarıyla oltaya
karşı mukavemet gösteren siraz en fazla 0.30Ø
numara yumuşak bir misina kullanarak 6-8-10 numara
kısa dirsekli çapraz tek iğneli donamlarla rahatlıkla
yakalanabilir. |
|
|