MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!
Balık, kırmızı ete rakip olma yolunda
Özellikle bu sene balık sezonunun açılmasının Ramazan ayına denk gelmesi, sofralarını zenginleştirmek isteyen dar gelirli vatandaşlar için alternatif bir gıda maddesi oluyor.
Balıkçı tezgahlarında değişik fiyatlardan satışa sunulan balıklar, her kesime hitap ediyor. Örneğin, kilosu 2,5 YTL'ye satılan Sardalya'ya alt gelir grubu, kilosu 6 YTL'ye satılan alabalığı orta gelirliler, kilosu 15 YTL'ye satılan Mercan balığını ekonomik durumu daha iyi olanlar tercih ediyor.
Gaziantepli 20 yıllık balıkçı Yasin Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her kesime hitap ettiklerini, Ramazan ayında balığın sofraların vazgeçilmezleri arasında yer aldığını söyledi.
Havaların sıcak olması nedeniyle bir önceki yıla göre balık satışları daha az olmasına karşın yine de müşterilerin ilgisinin olduğunu ifade eden Doğan, ''Beslenmemizde çok önemli bir yere sahip olan kırmızı et, çok pahalı. Balık, kırmızı ete göre ucuz olduğu için özelikle dar gelirliler tarafından tercih ediliyor. Bu ilginin, havaların soğuması ile birlikte daha da artmasını bekliyoruz'' diye konuştu.
Satışa sundukları balıkların taze ve sağlık açısından güvenilir olduğunu belirten Doğan, şu bilgileri verdi:
''Samsun, Mersin, İstanbul, Bandırma ve İskenderun'dan her gün soğutma sistemi bulunan kamyonlarla balık geliyor. Biz bu balıkları toptan alarak, tezgahlara koyuyor ve daha sonra da müşterilerin hizmetine sunuyoruz. Havalar sıcak olduğu için bozulmaya karşı balıkları derin dondurucuda muhafaza ediyor, tezgahları ise sürekli olarak suluyor ve balıkların üzerine bozulmayı önlemek için buz koyuyoruz.
Müşteri geldiği zaman, bir süre tezgahtaki balıkları izliyor, fiyatını da kontrol ettikten sonra kararını veriyor. Balıkta bir sıkıntı yok, herkes alabiliyor. Fakir vatandaşlar ucuz, zengin vatandaşlarımız ise daha pahalı balığı tercih ediyor.''
Gaziantep'te son yıllarda balığa ilginin arttığını belirten Doğan, şöyle devam etti:
''Eskiden, balığı sadece deniz sahilinde yaşayan vatandaşlarımız tüketirdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan illerde ise balık tüketimi çok azdı. Ancak, son yıllarda bu değişmeye başladı. Baraj göllerinden yetişen tatlı su balıkları ile balık yemeye alışan vatandaşlarımız, nakliye konusundaki sorunların aşılması nedeniyle artık günlük olarak deniz balığı da yiyebiliyor.''
Ağlara 2 metrelik dev orkinos takıldı
'AVA GİDERKEN AVLANDI'
İki metre boyunda ve 300 kilogram ağırlığında olduğu belirtilen balığı balıkçıda sergileyen Kenan Balcı, son iki senedir Marmara Denizi'nde orkinos balığının ağlara takılmaya başladığını belirterek, "Son yakaladığımız gerçekten dev bir balık. Hamsi sürüsünün peşinden giderken ağa takıldı. Ava giderken avlandı" şeklinde konuştu
Balıkta Ramazan bereketi
|
||||||||
|
Yasağın kalkmasıyla palamut bolluğu yaşandığını ifade eden balıkçılar, palamutun iftar sofralarının vazgeçilmez yiyeceklerinden biri haline geldiğini söyledi. Av sezonunun çok iyi geçtiğini anlatan balıkçılardan Hasan Erbeğli de, satışlardan memnun olduklarını bildirdi. Ramazan'da iftar sofralarının balıkla süslendiğini dile getiren Erbeğli, "Satışlarımız çok iyi. Bu sezon palamudun yanı sıra hamsi ve lüfer de yüzümüzü güldürdü. Önümüzdeki günlerde bu balıkların fiyatları daha da düşecek." diye konuştu. Yalova'da palamudun adedi 7,5, lüferinki 20 YTL'den alıcı bulurken, bir kilogram hamsi 3 YTL satılıyor. |
||||||||
Sağlıklı Beslenme - En iyi ilaç Balık - Sağlık Dengeli beslenme
Çanakkale Onsekiz mart üniversitesi (ÇOMÜ) Su ürünleri Fakültesi Avlanma ve işleme Teknolojisi Bölümü Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nermin Berik, yaptığı açıklamada, balık ve diğer deniz ürünlerinin, insanlık tarihi boyunca başlıca besin kaynaklarından olduğunu, insanların yerleşik düzene geçmeden önce bile kolay elde edebildiği için balık ve diğer deniz ürünlerinin en çok tüketilen besinler arasında yer aldığını belirtti.
Su ürünlerinin
besin bileşimleri bakımından insanın gereksinim duyabileceği tüm
maddeleri içerdiğini bildiren Yrd. Doç. Dr. Berik, bu "muhteşem
maddeleri" alan ve hareketli bir yaşam süren insanın sağlam bir zihin
ve vücuda sahip olacağını söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Berik, su
ürünlerinin gıda olarak iyi ve kaliteli protein kaynakları arasında yer
aldığını, yüzde 18-25 oranında protein içerdiğini belirterek, "Su
ürünlerinin içerdiği protein biyolojik olarak değerlidir ve her
besindeki protein içeriğinde bulunmayan insan için elzem amino asitleri
ideal oranlarda içerir" dedi.
A, K ve D vitamini deposu
Balık etinin, kemik gelişiminde, gözün farklı ışıklara uyum sağlaması ve görebilmesinde, vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli rolü olan A vitamini; kalsiyumun kemiklere yerleşmesi, kemik sağlığı ve gelişiminde görevli olan D vitamini ve özellikle kanın akışkanlığında görevli K vitamini bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Nermin Berik, şunları söyledi: "Haftada üç kez düzenli balık ve diğer su ürünlerinden tüketme vücudun tüm gereksinimi karşılıyor, her gün tüketmenin ise bir zararı olmuyor. Balık etinin yağ içeriğini temel olarak uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri oluşturur. Bu yağ asitleri göz sağlığı, kanın akışkanlığı, beyin fonksiyonları, kalp krizi, kalp damar hastalıkları, dama sertliği, depresyon migren eklem romatizmaları, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve tansiyon ile kanser gibi pek çok hastalıktan korunmada önemli sağlık etkilerine sahiptir."
"Halk sağlığını koruyacak doğal ilaç"
Yrd. Doç. Dr. Nermin Berik, söz konusu olumlu etkilerinin sağlanabilmesi için haftada en az 300 gram yağlı balık tüketiminin önerildiğini, uzmanların hamilelik ve emzirme döneminde olan kadınların anne ve çocuk sağlığı açısından haftada en az 3-4 kez balık tüketmesi gerektiğine işaret ettiğini kaydetti. Halk sağlığını koruyacak başlıca doğal ilacın su ürünleri olduğunu vurgulayan Berik, bu ürünlerin bebeklerden, yaşlılara, hastalardan, sporculara, hamilelerden kısırlık tedavisi görenlere kadar herkesin sofrasında yer alabilecek koruyucu ve destekleyici ender gıdalar arasında bulunduğunu söyledi








