| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Balık Avlamak,yemli,yemsiz,balık avlama,zıpkınla balık avlama teknigi, Amatör Balık Avı,Balık türleri,

balık avı, balık resimleri, balık çeşitleri ve türleri, balık malzemeleri,balığı kıyıdan avlamak,levrek balığı nasıl avlanır , balık, balık avı Seçenekleri, balık Avı Video izle,indir,kaydet,

28 "amatör balıkçılık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"amatör balıkçılık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!

Kumsal Kıyılarda Balık Avlamada Kullanılabilecek Farklı Bir Yöntem

Bayrak Çekme Tekniği

Eskiden (Amatör sirküler yokken ve geleneksel olarak amatör av araçlarıyla ticari
balıkçılık yapılabildiği dönemlerde) daha yaygın kullandığımız, şimdilerde unutulan bir teknikten söz etmek istiyorum.

Samsun kıyılarının hemen hemen tamamı kumsaldan oluşur. Halen yaşadığım Sinop sahillerinde de kumsal kıyılar mevcuttur.

Bütün kumsal sahillerde olduğu gibi bu kıyılarda kıyıya paralel olarak uzanan ve yakın olanı 20 metre, ikincisi 100 metre açıkta olan Samsun'da ada, Sinop'ta cana adı verilen sığlıklar bulunur. İlk sığlığın kıyı tarafı en fazla 1 metre derinlikte, adanın tepesi ise 20-30 cm, ikinci ada ile birincisi arasında en fazla 3 metre olabilen bir derinlik ve sonrasında 1-1.5 metrelik tepe vardır. Bu aşamdan sonra kıyı yavaşça derinleşir.

Rüzgar çok ise dalgalar genelde açıktaki adada patlar, sakin günlerde ise kıyıya yakın olanda köpükler gözlenir (bakınız fotoğraf).

Kıyıdan olta atmak istediğinizde en fazla birinci adanın tepesine kadar ulaşabildiğimizden balık almak zor oluyordu. Biz de başka yerde kullanılır mı bilmem, uydurduğumuz bir yöntemle oltayı uzağa taşıyorduk.
Biz buna çamaşır asma yöntemi derdik, sonralarda özellikle Yakakent (SAMSUN) sahilinde yazlıklarda aynı teknik yarım yada bir boy fanyalı ağın denize serilmesinde kullanılmaya başladı ve "bayrak çekme", "asansör", çamaşır asma" gibi başka başka isimler verildi. Tabiri uygun ise burada "Bayrak Tekniği" olarak isimlendirelim.

Kumsal kıyılarda oltacılıkta kullanılan modern; yöntem surf casting yada Türkçe ifadeyle "kıyıdan uzağa yemli olta atma" yöntemidir.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için olmassa olmaz ekipmanlar vardır. Başka bir başlık altında bu konuyu da yazmakta yarar var fakat kısaca bunları ;

* kumlu diplerde attığın yerde kalabilen çapa kurşun
* uzağa atmayı sağlayacak özellikte bir kamış
* yine aynı özellikte bir makine
* ince (0.25-0.50 mm) ama yüksek çekerli (5-10 kg) misina
* ve uygun köstek-kanca sistemleri olarak sıralayabiliriz.
30 yıl önce bu malzemelere sahip olmak hayalden de öte ütopya idi. Erişebildiğimiz malzemeler ise;

* misina sarmaya yarayan doğal mantarlar
* Krokodil yada Bayer marka şeffaf yada yeşil renkli misinalar
* genelde tuğla kalıplara kendi döktüğümüz yada hazır satın aldığımız mavruka kurşunlar
* Sarı fırdöndüler
* Mustad'ın bir kaç çeşit kancası ile sınırlıydı.

İş bu haldeyken hamsi ve istavritle yemlenmiş oltaları kumsal kıyılarda uzaklara atmak oldukça zahmetli oluyor. Çoğu zaman yemler düşüyor, olta kısa mesafe alarak birinci adanın sığ tepesinde kalıyor.

Oysa oltayla avlamayı hedeflediğimiz balıkların iki ada arasındaki bölgede ve ikinci adanın tepesinden az daha açıktan itibaren yayıldıklarını gözlüyoruz. Sadece başta kefal ve lüfer olmak üzere çok dalgalı günlerde balıkların kıyı ile ilk ada arasında gezdiklerine ve dalga kırılmadan önce ilk adada ayna verdiklerine şahit olabiliriz.

Bu kumsal kıyılarda, oltanın kısa düşmesi ve ileri atmak için fazla zorladığımızda yem dökülmesi olmak üzere önemli bir sorun karşımıza çıkıyor. Öyle bir yöntem uygulanmalı ki, hem oltamız istediğimiz mesafeye gitsin, hem de yemleri dökülmesin.

Böyle sahalarda "bayrak çekme" yöntemini kullanmak işimizi hayli kolaylaştırmaktadır.

Yöntemin esası uygun zamanlarda yüzerek yada bir bot yardımıyla deniz içinde istediğimiz mesafeye bir makara sistemi yerleştirmeye dayanır.



Parke taşı büyüklüğünde bir beton blok üzerine beton sertleşmeden önce bir halka yerleştirilerek oluşturulan sistem (ayak taşı) açığa bırakılır.

Bu halkadan uygun özellikte bir naylon ip (tercihen 1.5 luk misina) geçirilerek her iki ucu kıyıya alınır.




Daha sonra olta atmak istediğimizde, ipin bir ucuna oltamızı bağlayarak diğer uçtan direğe bayrak çeker gibi oltayı denize gönderebiliyoruz.
Bu yöntemde dibe sürtünerek açığa çekilen yemlerin dökülmesi ihtimali olduğundan ya yemler sağlam seçilmeli ve takılmalı ya da oltanın açığa çekimi sırasında bir kişi tarafından oltanın kıyıdaki ucu daima yukarıda tutulmalıdır.

Bu yöntemle Karadenizde kalkan, kırlangıç, minekop, lüfer ve ender olarak kefal yakalanabilmektedir.
Olta genelde akşama doğru bırakılır ve sabah kontrol edilir. Kış günlerinde plaj boşken tüm gün denizde bırakmak, arasıra kontrol etmek de mümkündür.

Hayalet Avcılık


Ticari yada amatör amaçlarla avlanırken takılan, yırtılan, kopan veya genel olarak kaybedilen av araçlarının çok uzun süre avlamaya devam etmesine "hayalet avcılık" denilir.



Tırıvırının gerçek zararı; onun amatöre yakışmayan, seçici olmayan ve fazla kapasiteli bir yöntem olması yanında ve ya bundan daha çok takılıp kaldığı ortamda balık avlamaya devam etmesinden kaynaklanır.

Ve bu avladığı balıklar;

* hiç kimseye fayda sağlamaz
* avlama zaman yasaklarına uymaz
* miktar bakmından av limitlerine uymaz
* boyut bakımından limitlere uymaz

Balıklar bu tür kayıp av araçlarına yakalanır, ölür ve çürür. Av aracı boşaldığında yeniden balık yakalanmaya başlar. Onlar da ölür, çürür ... Bu şekilde av aracının içi ve çevresi balık iskeletleriyle dolar....

İşye bu nedenle bu olaya "hayalet avcılık" denilmektedir.

Hayalet avcılık günümüzde çevre ve özde su kirliliğinden sonra balıkçılğın en önemli ikinci sorunudur. Hayalet avcılıktan balıklar kadar su kuşları, deniz memelileri ve kaplumbağalar gibi pek çok canlı etkilenir.



Bir amatör balıkçı kurşun kirliliğinden daha çok kırık misina kirliliğine dikkat etmelidir. 3-5 metre misina deyip suya attığımız parçalar yengeçler, su kuşları, istakozlar ve bazen balıklar için çok zararlı olabilmektedir.

Alıntı

İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa Neden Olan Kayıp Uzatma Ağı Miktarının Tespitine Yönelik Bir Araştırma,
Adnan Ayaz, Vahdet Ünal, Uğur Özekinci

Anket sonuçlarına göre, İzmir Körfezi’nde 2002 yılında yaklaşık olarak 200–280 km. uzatma ağının çeşitli nedenlerden dolayı kaybolduğu tahmin edilmiştir.

Tüm av takımlarının kaybolma ihtimali vardır ve bu ağlar kaybolduktan sonra avcılık faaliyetine devam etmektedir.
Kaybolan av araçlarının neden olduğu avcılık olayına “Hayalet Avcılık” adı verilmektedir (Ayaz ve Acarlı, 2002). Av araçlarının kaybolmasının bir çok nedeni olabilir. Genel olarak; hava koşulları (fırtınalar, akıntılar, buz hareketleri vb.), dip engelleri (batık gemi enkazları), gemi seyrüsefer durumu, balıkçılık aktiviteleriyle çatışma, zemin yapısı, insan hataları (işaret şamandıralarının iyi bağlanmaması veya gereğinden kısa bağlanması v.b.), deniz kuşları ve büyük canlıların etkileri (kuşların şamandıra iplerini gagalayarak kesmesi veya çözmesi, büyük canlıların (yunus, manta, balina, fok, vb.) ağa yakalanarak ağı sürüklemeleri, bazı balıkçıların kişisel çekişmelerden dolayı birbirine zarar amaçlı olarak işaret şamandırası iplerini kesmeleri, dip halatlarının diğer kayıp takımlar tarafından kesilmesi ve çeşitli donam hataları başlıca kayıp nedenleri olarak ifade edilmiştir (Bowen, 1961; Smolowitz, 1978; Sutherland ve diğ.,1983; Brandt, 1984; High, 1985; Breen, 1987,1990; Laist, 1996).
Kayıp av takımları ve onların parçaları, kaybolduktan sonra avcılık faaliyetini devam ettirir. Bu durum, deniz ekosistemi ve deniz dibi kirliliği açısından oldukça tehlikelidir. Ancak, kaybolan her av takımı özellikle trol ve sürütme ağları gibi aktif avcılık takımları kaybolduklarında, avcılık faaliyetini devam ettiremez. Diğer taraftan, pasif olarak kullanılan özellikle uzatma ağları ile tuzaklar kısa vadede önemli derecede ve etkili bir şekilde balık avlamaya devam etmektedir (Carr ve diğ.,1992; Kaiser ve diğ., 1996).
Dünya genelinde, galsama ağları balıkçılığında her yıl %1 oranında kayıp meydana geldiği bildirilmiştir (Natural Resources Consultants Inc., 1990 in: Laist, 1996).
Newfoundland’ta her yıl 5000 morina (Gadus morhua L., 1758) galsama ağının kaybolduğu (Fosnaes, 1975), Kanada balıkçılığında kayıp galsama ağlarının yakalama oranlarının, bu ağlar ile yapılan avcılığın %15’ini teşkil ettiği tahmin edilmiştir (Cooper ve diğ., 1988). Kanada Atlantik kıyısı balıkçılığında ise her yıl ortalama 8000 galsama ağının kaybolduğu, 3000-30000 ton arasında dip balığının telef olduğu tahmin edilmiştir (Anon, 1995; Cophin ve diğ., 1996).

Kıyıdan balık tutmak

Kıyıdan balık tutmak bir çok balıkçının olduğu gibi benimde ilk göz ağrım olmuştur. Tahmin de edilebileceği gibi artık kıyılarımızda eskisi kadar balık kalmamıştır. Fakat hala bir kaç çeşit yöntemle kıyıdan balık avlayabilirsiniz. »Bırakma: Benim fikrimce kıyıda kullanılabilecek en etkili yok bırakmadır. Hepinizin bildiği gibi bırakma küçük canlı bir balığın incitmeden oltaya takılıp yem olarak kullanılmasıdır. Bırakmada çok fazla balık tutamasanız bile tutacağınız balık iri olacağından sizi tatmin edecektir. Kolay gibi gözükmesine rağmen her işte olduğu gibi bırakmanın da püf noktaları vardır. İlk olarak tutacağınız balığın canlı olarak oltaya takmalısınız. Bunun için yanınızda bir kova olması gerekir. Tuttuğunuz balığı (tercihan iskele kıyılarında bulunan ufak karagözler) iğneye takmanın bir kaç usulü vardır. Bazıları kuyruktan ve sırttan taksalar bile ben balığın alt çenesinden takmayı tercih ederim. Çünkü avcı avına her zaman kafasından saldırır. Böylece ilk ısırıkta iğneyle karşılaşır. Fakat iğneyi balığın alt çenesine takarsanız atarken çok dikkatli olmalısınız zira balığın ağzı yırtılabilir. Dahası canlı balığı attığınız yerde çok önem taşır. Attığınız yer mutlaka kumluk olması gerekir. Zira yosunluk yere denk gelirse balık yosunların arasına girer büyük balıklardan saklanır. Tabi bu iş baya zor olabilir özellikle yosunluk bölgelerde. O zaman tek çare denize girip balığı elinizle kumluk yerin ortasına bırakmak olacaktır. Kullanılacak düzenden bahsetmek gerekirse; aşağıda görüldüğü üzere alttaki kurşun (200 g. )ve köstek klipsli fırdödü yardımıyla ana bedene bağlanır. Balığın dibe oturmasını engellemek için iğneye yakın, bir şarap mantarı koyulur. Mantarı parlak bir kağıtla kaplarsanız balığın ürkmesini engelleyebilirsiniz..



Avcılığın yapılacağı zamanda çok önemlidir. Bırakmayı akşam 5 gibi atıp gece yarısı gibi çekmelisiniz. Sakın ola sabaha kadar bekletmeyin. Aksi taktirde balık tutsanız bile yengeçler balığı paramparça edebilir. Son olarak oltanızın başında durmayı düşünmüyorsanız çok iyi saklayın. Çünkü oltayı gören insanlar merak edip çekebiliyorlar. »Kaşık atıp çekme: Bu yöntemi ilk defa Alanya'da Kargı deresininin denize döküldüğü yerde görmüştüm. Kamışlı oltayla bir kaç balıkçı yapma balıkları atıp atıp denize çekiyorlardı. Kovalarına baktığımda 5-6 tane iri levrek gördüğümde gözlerime inanamamıştım.
inanamamıştım. Bu yöntem çok zevkli olmasına rağmen bir o kadar da yorucudur. Saatlerce oltayı atıp çekmek zor iştir. Dikkat edilmesi gereken ise oltayı attığınız yerin kumluk olmasıdır. Eğer yosunluk veya kayalık yerde denemek istiyorsanız kesinlikle kurşun kullanmanızı önermem. Aksi taktirde kaşığınızı denizde bırakabilirsiniz. »Yemli olta: Kıyıda kullanacağınız yem açık denizdekinden farklı olmasada bir kaç farklılık göze çarpar. Bazı kıyı balıkları çupra gibi ekmeği çok sever. Diğerleri karides, sülinez, sardalya'ya bayılır. Kullanabileceğiniz olta düzeni aşağıdaki gibidir.

__________________
Sitede küçükte olsa maddi yarınız olmasını isterseniz google reklamına bi tık yeter.

Yemli Balık Avı) Balıkçılıkta Kullanılacak Yemler ve Avlanma Şekilleri



Balık Adı : AKYA

Kullanılacak Yem : CANLI ZARGANA, CANLI KEFAL,İLERYA


Yemli oltada canlı yemler genelde, iğne ağız içinden geçirilerek hasar vermeden sağ veya sol galsamadan dışarı alınıp, tek seferde sidikliğin arka (kuyruğa doğru) tarafına enine yerleştirilir.
Sözlonusu yöntem yem olarak kullanılan balığın uzun süre canlı kalmasını sağlar.
Aynı yöntem tersinden de uygulanabilir, iğne yerleştirildikten sonra köstek galsamadan geçirilip, ağızdan dışarı alınır ve ondan sonra bağlanır.
Canlı yem olarak hangi balık kullanılırsa kullanılsın yöntem değişmez.

Avlanma Şekli : ORTASU BIRAKMA OLTASI


 
 
 
 






Tanımlı Barbunya

Balık Adı : BARBUNYA

Kullanılacak Yem : KURTÇUKLAR



Kurtçuklarla avlanılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; kurtçuk iğneye takıldıktan sonra yukarıda da siyah çizgi ile de belirtildiği gibi, balığın yemi iğneden çekip alabileceği şekilde fazlalık bırakmamaktır (alt şekil).
Avlanmaya giderken hangi türden olursa olsun kurtçuklar bir kap içine doğal ortamları (çamur,su,cürümüş otlar vs.) ile beraber konurlar ve böylece uzun bir süre bozulmadan durmaları sağlanır

avlama Şekli : YEMLİ BEDEN, YEMLİ ÇAPARİ, PARAKETA


 
   
 
Tanımlı Berlam

Balık Adı : BERLAM

Kullanılacak Yem : AKYEM

AKYEM: İstavrit, İzmarit, İstrangilos, Kolyoz, Uskumru, Zargana gibi balıklardan elde edilen yeme "AKYEM" adı verilir,
AKYEM;
YAPRAK YEM: Balığın bir tarafının filetosu.
TEKGÖZ YEM: Balığın bir tarafının baş da dahil filetosu
ŞAKŞAK YEM; Balığın kafa yerinde ve tam durmak üzere iki tarafının filetosunun çıkarılıp kuyruk vr kılçığın uzaklaştırılması
LÖP YEM: YAPRAK YEM'in enine parçalar halinde kesilmiş hali.
SÜLÜK YEM: YAPRAK YEM'in ortadan boyuna iki parça halinde kesilmiş hali
KUYRUK ALTI: akyemlik balığın sidikliğinden kuyruğuna doğru anal yüzgecini de içeren ufak üçgen yem.


 
 





Tanımlı Çipura

Balık Adı : ÇİPURA

Kullanılacak Yem : KARİDES,KURTÇUKLAR, ÇİFT KABUKLULAR (öz: SULİNA), TUZLANMIŞ DENİZ HIYARI

Karides :

Karides türleri (Marmara karidesi, çalı karidesi -teke-,kaplan veya Mersin karidesi) yem olarak kullanılırken eğer bütün olarak kullanılacaksa, muhakkak başının önünde yer alan sivri testere gibi boynuzu (Rostrum) kırmak gerekir.
Et olarak kullanılacağı zaman ise eğer karidesler taze ise direkt soyarak kuyruk kısmını, yok eğer taze değil iseler kısa bir süre kaynatmadan sonra yine soyarak kuyruk kısmı eti bütün olarak veya ufak parçalar kalinde kullanılır.

Çift Kabuklular



Çift kabuklular - Bivalvia- yemli balıkçılıkta oldukça önemli bir yer kaplar. Sert kabuğun içindeki et birçok canlının iştahını çeker.Yukarıda soldan sağa sırası ile; Sulina, Pina, üstte-Kıllı midye, altta-Kara midye ve İstiridye yer almaktadır.
Çift kabuklular bütün veya parça kullanılmadan kısa bir süre evvel ayıklanıp, ayılkanan etin suyu süzdürülüp, rüzgar veya güneşte bir süre kurutulmasında yarar vardır.

SİRAZ (Sarı balık)

  Yayılım gösterdiği bölgelerde Aptalca ve Sarı Balık adlarıyla da tanınan siraz; Sazangiller ailesine bağlı (fam.Cyprinidae) Capoeta cinsinin bir üyesidir. Ancak aynı isim benzer ekoljileri paylaşan, çoğu minör farklılıklarla birbirinden ayırt edilebilen diğer capoeta
türleri ve alttürleri içinde ortak olarak kullanılır. Yurdumuzun farklı ekolojilerine uyum sağlamış bilinen altı alt türü bulunan siraz; barbus zonu ve abramis zonu olarak tanımlanan orta ve yüksek irtifalı platoların üzerinden, vadilerin arasından akan çay ve ırmakların geniş dirseklerle döndüğü ve havuzlandığı, orta şiddetli akıntıların yer aldığı meralarda varlık gösteren bir balıktır. Bu alanlar genel olarak bulunduğu irtifa gereği; 15-17 C°nin üzerine çıkmayan sulara, en çok 1,5 m derinliğe sahip, tabanında iri ve yuvarlak taşlarla kaplı kısmen çamurlu kırmalık meralar içeren nehir yataklarıdır.

Bulundukları çevrede yoğun gruplar halinde yayılan sirazlar başlarının önünde alt kısımda konumlanan ve at nalı şeklindeki bir ağza sahiptirler. Silindirik ve ince-uzun vücutları ile nehirlerin endamı güzel balıklarının başında gelirler. Pulsuz ve geniş başları bu balıklara oldukça sempatik ve çocuksu bir çehre kazandırmıştır. Özellikle güney bölgelerimizdeki yaşam alanlarında çoğu zaman bıyıklı balık (Barbus spp.) türleriyle karışık populasyonlar şeklinde varlık gösterebilen siraz üreme dönemi arefesinde ve ılıman mevsimlerde karın bölgesinde oldukça hoş sarı-turuncu ağırlıklı renklenmeler sergiler.Çok benzedikleri ve sıklıkla karıştırıldıkları bıyıklı balıklardan farklı olarak sadece ağız kenarında ve farklı siraz türlerine göre uzunluğu değişiklik gösterebilen bir çift kısa bıyığa sahiptirler. Özellikle sahip olduğu keratin dokulu, tırnaksı dolayısı ile güçlü dudaklarını kullanarak taban dokusunu oluşturan irili ufaklı taşların yüzeyinde yetişen alg (yosun) kolonilerini ve bunların arasında gezinen küçük eklembacaklılarla yumuşakçaları tüketir. Sığ ve berrak alanlarda taşların üzerinde gezinen ve taşın yüzeyindeki canlı yeşil dokuyu yan yana tıraşlarken verdikleri görüntü çok güzeldir.

Oldukça ürkek hayvanlar olan sirazlar rahatsız edilmeyen ve tenha alanlarda yaşarlar. Sese oldukça duyarlı olan siraz ani ses ve titreşimlere hızla reaksiyon vererek birdenbire ortadan kaybolmakta çok ustadır. Bu yüzden av esnasında sessiz ve sakin hareket etmek dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Bitkisel ağırlıklı bir diyete sahip olan sirazlar tahıl taneleriyle bu tahılların unu kullanılarak hazırlanan karma hamurlarla yakalanırlar. Ağızları balığın boyuna koşut ortalama bir genişliğe sahip bulunmasına karşın dar bir boşluğa bağlandığından çok fazla açılamaz ve bu yüzden sirazlar yemi ağızlamak yerine ısırıp sıyırmak suretiyle beslenirler. Bu durum iri yemleri almakta zorlandıkları anlamına gelir ki bu yüzden küçük boyda iğnelerin ve yemlerin kullanıldığı donamlar çok daha başarılı siraz avcılarıdır. Kuvvetli kafa vuruşlarıyla oltaya karşı mukavemet gösteren siraz en fazla 0.30Ø numara yumuşak bir misina kullanarak 6-8-10 numara kısa dirsekli çapraz tek iğneli donamlarla rahatlıkla yakalanabilir.



 
   
   
   
 

 
 
 



 
 
Farklı siraz türleri birbirine benzeş vücut özelliklerine sahip olsalar da hem türfarklılığı hem de mera değişimi vücut rengi ve desenin de temel farklılıkların görülmesine neden olmaktadır. C. capoeta türü sırtta esmer kahve renginden yanlarda kehribar rengine ve karında açık turuncu, kiremit rengine dönebilen sarı tonların ağırlıkta olduğu bir dona sahiptir. C.capoeta angorae'nin bazı formlarında renk sırtta koyu gri-siyah yanlarda gümüşi beyaz olup vücut geneline dağılmış düzensiz koyu renk beneklerle çilli bir desene sahip olabilir. Şamandıralı ve yemleyicili bırakma donamlar siraz avında başarısı bilinen takımlardır Siraz donamlarında yem olarak toprak solucanı, tahıl kurtları, mısır, farklı tahıllarının unları karıştırılarak elde edilen hamurlarla pişmiş ekmekten hazırlanan hamur topları da yem olarak kullanılırlar.

Sudak balıgı,sazan balıgı, avlamak

Sudaklar yanlışta olsa çoğu yerde tatlısu levreği (Perca fluviatilis) olarak da anılırlar. Üyesi olduğu levrekgiller içerisinde karıştırıldığı tatlısu levreği gibi etobur beslenmeyi seçmiş, onunla benzer ekolojileri paylaşan, aslen kuzeyli ve avcı yetenekleri oldukça gelişmiş bir türdür.
Bulunduğu merada etkili bir avcı olan sudak yanlardan yassılaşmış ince uzun gövdesi ve sahip olduğu güçlü kuyruk yüzgeciyle su altında hızla ilerleyerek yem kovalamayı kolaylaştıran ideal gövde dinamiğine sahip etkileyici bir balıktır.
Alt ve üst çenelerde yer alan iri köpek dişleri ağızladığı avına aman vermez. Ağzı vücut eksenini ortalayacak şekilde konumlanmıştır. Vücut rengi sırt kısmında esmer tonlarda haki iken vücut yanlarından karın bölgesine inildikçe belirsizleşen 8-11 arası koyu tonlu dikine bantla bölünmüştür. Gövdenin tamamı ve solungaç kapaklarının bir kısmı küçük parlak köşeli pullarla kaplıdır. Kıyıya yakın alanlarda yer alan su altı koruluklarının ve eriştelik meraların çevresinde rastlayabileceğiniz yetişkin sudaklar genellikle tek başlarınayken, 15-22 cm arası boya sahip genç bireyler ise kalabalık olmayan gruplar halinde bulunurlar.
İlk kez doğu blokundan kırklı yıllarda ülkemize getirilen ve bizde de eski Sovyetlerdeki aynı ismiyle anılan sudak yurdumuzun en kuzeyinden en güneyine kadar hemen hemen tüm iklim bölgelerine aşılanmıştır. Ancak son yıllarda ilk kez bırakıldıkları İç Anadolu Bölgesindeki havzalarda neredeyse tükenmiş, kuzeyde ve güneyde ise sadece birkaç önemli havzada rastlanabilecek kadar azalmıştır.Sudakların mönüsünde kerevit gibi eklembacaklı tatlısu organizmaları, gümüş, bıyıklı balık, dere kayası, tatlısu horozbinası, sazan, yılan balığı, kızılgöz, kızılkanat gibi ağızlayabileceği büyüklüğe sahip olan ve aynı merayı paylaştığı bütün balıkların genç bireyleri (dubaraları), semender ve kurbağa gibi amfibyumlar yer alır.Adı geçen balıkların ve amfibyumların canlı yem olarak kullanıldığı bırakma donamlarının yanı sıra her türlü yapay yemle oldukça başarılı avlar yapılabilir. Özellikle no.3 ve üzeri büyüklükteki döner kaşıklar, yemli (sasili) döner kaşıklar, farklı ağırlık gruplarnda olan yalpa kaşıkları ve meraya bağlı olmak koşuluyla orta sudan ve taban üzerinden sürütülebilecek sahte balıklar sudak avında başarısı bilinen başat yapay yem gruplarıdır.                                                                            

Sazan,                                                                                                                                                                                                                           Bu balığı avlamak için forumdan teorik pek çok bilgi edindim. Anlatımlarından ve şemalarından dolayı katılımcılara, yardımcı olanlara teşekkür ederim.
Danışmak istediğim konular,1) Balzer'in 27cm.-5gr. lık şamandırasını aldım. Şamandıranın yanında ve altında misina geçirmek için metal halkalar var. Fakat, burada gördüğüm şemalardan anladığım misinanın tek halkadan geçirildiği. Bu modelde de tek halkadan mı geçirmek gerekiyor yoksa, iki,halka da kullanılıyor mu?
2) Albastar'ın bildiğimiz stoperlerini misinaya nasıl takıyoruz (şemalı olursa memnun olurum) ? Bu da misinada sabit mi duruyor? Derinlik stoperle nasıl ayarlanır?
Şunları hatırlatmakta fayda var, bu işlerde çok yeniyim, çok acemiyim ve bu işlerle uğraşan (özellikle tatlı su) bu forumun dışında uygulamalı anlatabilecek arkadaşım yok. Özellikle bu işi bilenlerin çok açık şekilde tariflerini rica ediyorum.
Hülasa unu, şekeri, suyu aldık ama, helvayı yapamıyoruz !Şimdiden ilginize çok teşekkür ederim, Bir diğer konu da sayın deneyimli balıkçılar,
Peki, bu takımda nasıl ağırlık düzeneği kurmalı? Kurşun için kimisi 60 gr. kullanın diyor, şamandıra üzerinde 5 gr. yazıyor? Bir bilgi de takıma şamandırada yazan ağırlıktan daha az ağır kurşun düzeneği kurun deniyor, Durgun suda, hafif akıntılı suda ve akıntılı suda hangi ağırlıkları düzeneğin neresinde kullanmaktasınız.

sazan 8,5 kilo ,balık avı

zıpkınla, karadenizde, iki sinarit bir akya,avı

PALAMUT TORİK








Karadeniz ve Marmara’nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz’e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara’ya, Çanakkale’ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18 – 20 derece sularda 400 000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre;

0 – 10 cm. Vanoz – Gaco
10 – 25 cm. Çingene Palamudu
30 – 35 cm. Palamut
40 – 45 cm. Kestane Palamudu
50 – 55 cm. Zindandelen
55 – 60 cm. Torik
60 – 65 cm. Sivri
65 – 70 cm. Altıparmak
70 cm. ve üstü Peçuta olarak adlandırılır.

köpek balıkları








Aynı zamanda pamuk balığı olarak ta adlandırılır. Yırtıcı köpekbalığı Harharyas' la aynı türden olan Mavi Köpek Balığı canavar cinsi cinsi balıkların en tehlikelilerindendir. Büyükleri insanlar için çok zararlı olabilir. Ön alt yüzgeçlerinin uzunluğu ile diğerlerinden ayrılır. Etobur bir hayvan olan Mavi Köpek Balığı sürü halindeki diğer küçük balıkları yiyerek beslenir. 4 m. ye kadar büyüyebilir. İlkbahar aylarında ürer. Her seferinde boyları 40 - 60 cm. arası 8 -12 yavru doğurur. Gerek endüstri ve gerekse gıda yönünden ekonomik değeri vardır.
balık avı oyunu, tatlı su balık avı, zıpkınla balık avı , balık avı malzemeleri, sazan avı, yayın avı, balık malzemeleri, yayın balığı , Balık, balık avı, avı, amatör balıkçılık, amatör, balıkçılık, malzemeler, rapala, sırtı, sıyırtma olta, misina, iğne, kurşun, köstek, beden, olta, kamış , Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları, organizasyonlar, ve , zıpkınla balık avcılığı , av teknikleri, deniz ve tatlısu olta balıkçılığı, balık türleri, zıpkınla balık avcılığı, balık yemi , balıkçılık nedir ,balıkçılık resimleri,ülkemizde balıkçılık mesleği, balık türleri, balık , tatlı su balıkçılığı, balık yetiştiriciliği , balıkçılık, fishing, rod, fishing rods, balık oltası, olta , Balıklar, balık resimleri, deniz hayvanları, çok güzel resimler , Balık resimleri, manzara resimleri, doğa resimleri, duvar resimleri, güzel resimler, masaüstü resimleri, ,Amatör olta balıkçılığı, balık türleri, balıkçılık forumları, Kefal, Çipura, Lidaki, Kuzuluk, Ağ , kefal, levrek ve çipura , balık türleri levrek, yılanbalığı, yayın,çipura, levrek, kefal, yılan balığı ,kılıç, kırlangıç, balık avı, amatör, balıkçılık ,balık avı malzemesi satan yerler Olta Malzemeleri, Balıkçı, OLTALAR,DÜĞÜMLER, Deniz Balıkları,