| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Balık Avlamak,yemli,yemsiz,balık avlama,zıpkınla balık avlama teknigi, Amatör Balık Avı,Balık türleri,

balık avı, balık resimleri, balık çeşitleri ve türleri, balık malzemeleri,balığı kıyıdan avlamak,levrek balığı nasıl avlanır , balık, balık avı Seçenekleri, balık Avı Video izle,indir,kaydet,

6 "av" etiketi kullanan gönderi "av" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!

Yemsiz Balık Avı çapari yapımı ve balık avlamak.


ÇAPARİ YAPIMI

Misina köstek yapılmak üzere belirli uzunluklarda kesilir. Kesilen parçaların her iki ucuna düğüm atılır. Uçları düğümlenmiş bu parçaların bir ucuna iğne, kırmızı veya bordo renkli ibrişimle 3 defa ilmek yapılarak bağlanır ve bu iğne ile bağlanmış kösteğe de bir parça veya tutam tüy parçası aynı ibrişimin devamı ile eklenerek, 5-6 defa ibrişim kendi üzerine ilmek yapılarak boş ucu çekilmek sureti ile düğümsüz bağlanarak ve artık kısımlar ufak bir makas ile temizlenerek köstek tamamlanmış olur.
Bedene donatılacak köstek sayısına bağlı olarak (köstek sayısı x köstek uzunluğu + kasa ve fırdöndü payı) bir miktar misina hazırlanır.
İlk önce bu misinanın bir ucuna iskandil takılmak üzere bir kasa yapılır. Kasa, beden ucunu 8-10 cm uzunluğunda çift kat yapılarak, düğümlemek ve en uç kısmını da bir arada tutmak üzere (iskandil gözünden kolay geçsin diye) tekrar düğümlenmesi ile yapılır. Kasa yapılan ucu sabit bir yere takılır ve bedene ardı sıra düğümler yapılarak köstekler bu düğümlerin arasına teker teker dizilir. Torik, Palamut, dip çaparisinde köstekler bedene, bedenin düğüm yapılması ile değil, kösteğin bedene kazık bağı ile bağlanması sonucu donatılır.
Bedene dizilen kösteklerin birbirlerinden açıklıkları yaklaşık bir köstek boyunda olur. Çaparinin donatılması bitince bedenin ucu düğümlenir ve istif edilir.
İstif etme, kösteklerin sol elin işaret ve orta parmağı arasında sıkıştırılıp bir araya getirilmesi ve köstekler arasındaki beden kısmının ufak bir kangal yapılması şeklinde olur.
Toplanan çapari bir defterin arasında saklanır. Çapari açıkta kaldığında iğneleri her yere takılacağından kolayca dolaşır.

wpe14.jpg (76608 bytes)
kullanmaya hazır bir Uskumru çaparisi
İstavrit çaparisi:

İstavrit çaparisinin tipi mevsime, balığın dipte, kanalda veya su seviyesine yakın bulunduğu zamanlarda, az veya çok olduğu hallerde; inceliği, kalınlığı , köstek boyları, iğne tipleri olarak değişiklikler gösterir.
Kışın kullanılacak çapari; İstavrit derin sularda veya kanalda olup bol bulunduğu zamanlarda kullanılacak çaparinin beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler ise 0.35mm misinadan olmalıdır. Köstekler tercihan kısa yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 12cm kadardır. Kış çaparisinde iğne beyaz, kalaylı, düz 4-5 numaradır. Kösteklerin birbirinden açıklığı iğne boyu dahil olduğu halde bir köstek boyu kadardır. İğneye beyaz ve tekir tüy karışık olarak kullanılır köstek adedi 10-25 arası değişebilir.
İstavrit su seviyesine yakın, bol ve/veya başka balıklarla karışık (Çinakop, kolyoz veya uskumru) bulunduğu zamanlarda da bu tip çapari kullanılabilir.
İstavrit az olduğu zamanlarda daha ince takım kullanmak gerekir. Böyle zamanlarda beden 0.10-0.20mm, köstek de en fazla 0.25mm olmalıdır. Köstekler biraz daha uzun tutularak iğne boyu hariç 15-17 cm olur. İğne siyah sinek iğnesi veya beyaz 4-5 numara iğnedir. Köstekler 15-25 adet olarak donatılır. Tüyler beyaz renkte olursa çapari daha avcı olur.
Yaz çaparisi ise, beden 0.25mm misinadan, köstekler de 0.20-0.25mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 12-13cm dir. İğne 6 numara siyah sinek veya beyaz kalaylı veya krom iğnedir. İğnelere daima beyaz tüy takılır. Köstek adedi 5-25 adet arası olabilir.

wpe16.jpg (91562 bytes)
Uskumru çaparisi:
Beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler de 0.25-0.30mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 13-15cm dir. 2-3 numara beyaz kalaylı iğne kullanılır. İğnelere daima pas rengi kırçıllı hindi tüyü takılır. Köstek adedi 5-25 adet arası olabilir,
wpe18.jpg (141638 bytes)
Kolyoz çaparisi:
Kolyoz uskumruya nazaran daha hırçın bir balık olduğundan (keçi, koyun farkı gibi) çaparisi de uskumru çaparisinden biraz daha kalın tutulur. Beden 0.35-0.40mm misinadan, köstekler ise 0.30-0.35mm misinadan yapılır. İğnesi beyaz kalaylı 3 numaradır. Tüy beyaz veya kırçıllı olmalıdır. Çapari donatılırken, bir kırçıllı, bir beyaz donatılırsa daha avcı olur.
wpe1B.jpg (39283 bytes)
Çinakop çaparisi:

Çinakop derin sularda veya kanalda olduğu zamanlarda kullanılacak çaparinin beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler ise 0.35mm misinadan olmalıdır. Köstekler tercihan kısa yapılır. Uzunluğu iğne boyu hariç 12cm kadardır. İğne numarası beyaz, kalaylı, düz 4-5 numaradır. Kösteklerin birbirinden açıklığı iğne boyu dahil olduğu halde bir köstek boyu kadardır. İğneye beyaz ve tekir tüy karışık olarak kullanılır köstek adedi 10-25 arası değişebilir.
Çinakop su seviyesine yakın bulunduğu zamanlarda da bu tip çapari kullanılabilir.
Çinakopun az olduğu zamanlarda daha ince ve uzun köstekli takım kullanmak gerekir. Böyle zamanlarda beden 0.25-0.30mm, köstek de en fazla 0.25mm olmalıdır. Köstekler biraz daha uzun tutularak iğne boyu hariç 20 cm olur. İğne beyaz 4-5 numara iğnedir. Köstekler 15-25 adet olarak donatılır. Tüyler sarımsı horoz boyun tüyleri olursa çapari daha avcı olur.

wpe19.jpg (140491 bytes)
Palamut çaparisi:

Palamutlar vonoz (yavru-çingene palamutu) halinde iken çaparinin bedeni 0.70-0.80mm misinadan yapılır. Köstekler 0.40-0.45mm misinadır. Köstekler iğne boyu hariç 25cm olmalıdır. Balık lava (çok bol) olduğu zamanlarda kolaylık için 15cm kısa köstek kullanılır. İğneler 9-10 numara beyaz kalaylı iğnedir. İğnelere beyaz martı tüyü veya kırmızı horoz boyun tüyleri bağlanır. Köstekler bedene kazık bağı ile bağlanır. Bedene dizilen kösteklerin açıklığı, bir köstek boyundan iğne boyu dahil 2-3cm daha uzundur. Köstekler en az 25 en çok 100 adet olarak donatılır.
Palamutlar normal hale gelince çapariyi daha sağlam bir hale getirmek lazımdır. Bunun için beden 0.80-.1.00mm misinadan yapılır. Köstekler 0.50mm misinadan yapılır, İğne beyaz kalaylı 8 numara iğnedir. Tüyleri martı, kaz, kırmızı-beyaz horoz boyun tüyüdür. Köstekler bedene iğne dahil bir köstek boyu aralıklarla donatılırlar. Köstekler en az 25 en çok 75 adet olarak donatılırlar.

Torik çaparisi:
Torik çaparisinin bedeni 1.00-1.20mm misinadan köstekleri de 0.80-0.90mm misinadan yapılır. Köstek boyları iğne hariç 25cm uzunluğunda ve uçları çift düğümlü olur. Torik çaparisinin iğneleri 5 -6 numara beyaz kalaylı iğnedir. Tüyler tecihan kızıl kaz veya kırmızı horoz tüyünden olmalıdır. Köstekler donatılırken birbirlerinden açıklıkları köstek boyundan (iğne dahil) 8-10cm daha fazla olmalıdır. Köstekler bedene çift kazık bağı ile tespit edilirler. Köstekler en az 25 en çok 50 adet olarak donatılır.
wpe1A.jpg (65878 bytes)
Sardalya çaparisi:
Beden kalınlığı 0.20-0.25mm misinadan, köstekler ise 0.15-0.20mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu, iğne boyu hariç 11-12cm dir. İğneler çapraz 8-9 numara beyaz kalaylı iğnedir. Köstek adedi 25-35 olup tüyler beyaz, hindi,tavuk veya martının kanat veya kuyruk tüyleridir.
wpe1C.jpg (25405 bytes)

ÇAPARİ İLE AVCILIK

Çapari ile istavrit avcılığı:

İstavrit, Karadeniz, Boğazlar ve Marmara denizinde hangi sahalarda bulunursa, o yörede çapari ile her vakit av verir. Avcılığı, özellikle balığın bol olduğu zamanlarda çok zevklidir. Yemeklik olarak avlamanın yanısıra, kıymetli bir yem balığı olmasından dolayı, yemlik olarak da avlanır. Çaparinin olta kısmı 0.50-0.60mm misinadan olmalıdır. Tekne ile balığın bulunduğu sahaya varıldığında, sulara (akıntıya) ve hava şartlarına bağlı olarak, balık sığ suda ise 250-300gr, derin suda dipli ise 350-400gr bir iskandil takılarak denize indirilir.
Avcı kolunu bir aşağı, bir yukarı indirip kaldırmak sureti ile çapari hareket ettirilir. Çaparinin bu şekilde sallanması balıklara, hareket halindeki balık yavruları izlenimi verir. İstavritler çapariye gelmeye başladıklarında hemen çekip yukarı alınmaz, belirli bir süre, fakat bu sefer daha evvelki hareketten daha yavaş ve uzun, birkaç defa bir iki kulaç çekip bırakmak sureti ile sallamaya devam edilir. Böyle yapıldığı takdirde boş kalan iğnelere de balıkların yakalanması sağlanır. Olta süratle çekilerek çaparideki balıklar süratle ayıklanır ve çapari denize sallanarak ava devam edilir.

Çapari ile Uskumru avcılığı:
Aynen istavrit avcılığı gibidir.
Çapari ile Kolyoz avcılığı:
Boğazlar, Marmara denizi ve Ege denizinde yapılır. Kolyoz avcılığı da İstavrit ve Uskumru avcılığı gibi ise de, çapari sallanırken kolyoz gelince Uskumru ve İstavritte olduğu gibi sallamaya devam etmeyip çapariyi yavaş yavaş yukarıya çekmek gerekir. Bu çekiş esnasında Kolyozlar çapariye yetişip iğnelere dolmaya başlarlar. Eğer sallamaya devam edilecek olursa Kolyozlar çapariyi dolaştırırlar.
Çapari ile Palamut - Torik avcılığı:
Palamutlar gerek vonoz ve gerekse normal boyda iken Karadeniz'de, Marmara denizinde, İstanbul Boğazı çevresinde ve içinde su seviyesine yakın seyrederken çapari ile av verirler. Avcılığı Ağustos ayı başından itibaren Kasım ortalarına kadar devam eder. Bu mahallerde içten veya dıştan takma deniz motorları veyahut büyükçe balıkçı tekneleri ile avlanırlar. Balığın av verdiği sahaya varılınca balığın ve suların durumuna göre 200-750gr arası bir iskandil 1.50mm olta ve çapari arasında bulunan büyük üçlü fırdöndünün alt gözüne, kısa bir bağla bağlanır. Kasnağa sarılı çaparinin iskandil kasasına da 100-250gr bir ufak iskandil takılarak kasnaktan denize salınır.
Çapari tamamen denize salınınca boşta kalan ucu fırdöndünün diğer gözüne bağlanır ve 25-35 kulaç denize salınarak tekne 3-4 mil/saat süratle seyrettirilerek çapari gezdirilir. Söz konusu seyir sırasında oynak (balıkların su seviyesinde yem peşinde ve/veya diğer balıklardan kaçmak amacı ile zıplaması) gözlendiğinde hemen o mahale süratle gidilmesi gerekir.
Palamutlar genelde sürüler halinde akış yaptıklarından, çapariye tesadüf edince hemen saldırırlar. 10-15 saniyelik bir zamanda 75 iğnelik bir çaparinin iğne iğneye dolduğu olur. Palamutlar çapariye takılmaya başlayınca teknenin hızını kesmeyip harekete devam edip çapariye daha fazla balığın takılmasını sağlamak gerekir. Bu hareket esnasında, balıkların çapariye yaptıkları ağırlık iyi tartılarak, çaparinin patlatılmaması gerekir. Çapari dolunca suların ve/veya rüzgarın etkisi ile teknenin akma durumuna göre tekne aykırılanarak çapari yavaş yavaş teknenin iki yanındaki tutamaklara tekne eni boyunca sarılarak toplanır ve balıklar ayıklanır. Çapari tekrar denize salınarak ava devam edilir.
Çapari ile Sardalya avcılığı:
Marmara Denizi ve Saros körfezinde genellikle su seviyesine yakın yaz aylarında avlanır. Av verdiği zamanlarda genelde durgun havalarda kıyıdan açıkta denizanalarının toplandığı kesimlerde veya yakınlarında oynak yaparak genellikle Tirsi ile birlikte av verirler. Avcılığı İstavrit avcılığı gibidir ancak narin ağızlı bir balık olduğundan gerek çapari sallanırken gerekse çekilirken sert hareketlerden kaçınıp dikkatli olmak gerekir.
çapari avcılık.

SAHTE BALIK: Üzeri simli3- 4-5 cm. boyunda renk renk olan plastik sahte balıkları, balıkçılardan temin ederiz. Bazılarında sim bazıları da tek renkte olabilir (beyaz, sarı, yeşil v.b) Sahte balıkların genelde benzediği balık sardalyedir. (ne bahtsız balık) Önce balık malzemeleri satan mağazalardan kaliteli bir rat alırız. Ratın niçin kaliteli olmasını bir balık kaçırdığınızda daha iyi anlarsınız. Büyük bir balık vurduğunda çekemeyen, takılan ve çok tez paslanan bir rat size pahalıya mal olabilir. Ben rata 45 ya da 50 lik misina kullanıyorum. Bu misinayı iskele üzerinde balık avlarken tercih ediyorum. Küçük balıkları 7 ya da 8 lik mat (kolay kolay paslanmaz) iğneye geçirip, sahte balığın kuyruk tarafı arka tarafta kalacak şekilde bağlıyoruz. Çapari iki ya da üç balıkla olabilir. Aralarına takriben yarımşar metre bırakarak ardı arda bağlıyoruz. Rattan gelen misinaya suya batmayan, çapariyi attığımız zaman uzağa götürebilecek bir şamandıra ekliyoruz. Şamandıranın uç tarafındaki fırdöndüye, çaparinin ucunu bağlıyoruz (fırdöndü olmaz ise balık vurduğunda misinanızı kıvırır. Kıvrılıp ısınan misina tez kopar) Suretle ileri atıp aheste aheste çekiyoruz. Bunu boşu boşuna çekmekten ziyade denizi bir gözlemleyip sürünün hangi tarafta olduğunu tespit ettikten sonra atsanız daha iyi olur. Birde iskele üzerinden ratı atarken dikkatli olmak gerekir. Balıkları siz görüyorsanız, onlarda mutlaka sizi görüyordur. İnanın bunu çok test ettim. Çapariyi ilk atmamda lüfer çapariye yapışıyor ve lüferi alıp çapariyi tekrar atıyordum. Bir iki üç derken dördüncüye balık kesinlikle vurmuyordu. Balığın beni gördüğünü ve oradan uzaklaştığını anladım. Bir de balık az önce vurduğu sahtenin arkasından süratle geliyor vurmadan bir pike atıp geri dönüyordu. Onun için ki kendinizi bir şekilde saklayın, gürültü yapmayın. Balık birkaç sefer vurduğunda telli sahteyi değiştirmeniz gerekir. Lüferin dişleri çok keskin olduğundan teli geveleyip, kıvrdığı için sahte balığı atıp çekerken düzgün gelmeyeceğinden, tekrar vurmayacaktır. Lüfer cezp etmek için çok ince düşünmelisiniz. Nihayetinde onlarında bir dünyası var.

TÜY ÇAPARİ: Bu çaparide yukarıda anlattığımız sahte balık çaparisinin bir değişik versiyonudur. Burada sahte balık yerine, renk ren parlak ipler kullanıyoruz. Yine 7 ya da 8 lik iğneye 5-6 cm. tel bağlıyoruz. Telin sonuna küçük bir düğüm atarak direk rattan gelen ana gövdeye bağlayacağımız gibi, küçük bir misinayı düğüm attığımız yere bağlayıp dal yapıyoruz. Yaptığımız bu dalları rattan gelen misinaya 30 ar santim arayla bağlıyoruz. İğnemizin koluna arkaya bir santim uzayacak şekilde, simle karışık renkli tüylerimiz ince bir misina yardımıyla bağlıyoruz. (burada amaç çapariyi çekerken lüferi kızdırmak ve saldırmasını sağlamaktır. Bu da zaman içerisinde kazanılan tecrübedir. Pek çok çapari çeşidi denediğim için burada en çok balık vuranını anlatıyorum. Balık avlamak sanat demiştim. Balığı avlamak için yaptığınız faaliyetler zamanla elde edebileceğiniz bilgiler toplamıdır. Kitap okuyarak balık avlama yöntemleri öğrenemezsiniz. Sadece hayal edersiniz. Balığı kaçırırsınız ancak tecrübe arttıkça balı niçin kaçırdığınız daha iyi anlayıp önlem geliştirirsiniz.) Neyse fazla uzattık, sizleri sıkmak istemiyorum. Tüylü çaparide de atıp çekerek avımızı yaparız. Ayrıca atıp gezme yöntemini de deneyiniz. Bu yöntem aşağıda anlatacağım rapala yönteminde daha verimli oluyor. Bu çaparilere, lüfer bazen levrek ve çatalkuyruk vurmaktadır. Bunun dışında imtiyazın vurduğunu da gördüm. Birde sinek oltasıyla kaz tüyü kullanılarak yapılan çapari vardır ki buna istavrit vurur. Amacı sadece istavrit avlamaktır. Tabi ki bazen lüfer, levrek ve çatalkuyrukta vurur. O zaman ne mi olur, çaparinizi alır götürür.

RAPALA: Lüfer balığını en çok avladığım av yöntemidir. Rapala balık ve balığa benzer kaşık ve bir çeşit balığı kandırmak için geliştirilmiş her türlü iri av malzemesidir. Boyları 8-10 santim civarında bazen da daha da uzun olabilen, kimi zamanda 4-5 cm. kadar da olabilen boyları vardır. Ratın ucundan gelen misinaya akıntının gücüne göre 10 ya da 20 gr.lik bir kurşun takarız. Artında bir fırdöndü takarız. Ardından rap alanın ağız tarafına bir(1) mt boyunca bağladığımız 50 lik misinayı fırdöndüye düğüm atarız. Ardından süratle açığa atıp yürümeye başlarız. Bu yürüme rap alanın iskele direklerine yaklaşmasına kadar devam eder. Ardından rap alayı çekip tekrar atarız. Bu avlanmanın avantajı balıklar sizi bu sefer görmezler. Çünkü rapala sizi 40-50 metre arkadan takip etmektedir. Rapalayı acele edip hemen çekmeyiniz. Lüfer, Levrek. Çatalkuyruk ya da barakuda rapalayı takip ediyor olabilir. Hiç ummadığınız bir anda rapalaya saldırır. O anda testereyle bir şey kesiyorlar gibi gelir rapala tarafından. Av rapalayı aldığında hiç acele etmeden rata boşluk bırakmadan hizanıza kadar çekiniz. Çapariye genelde bir kğ.ın altında vurur, rapalaya iste kofana (lüferin büyüğü) vurur. Buraya kadar herkes kendini balıkçı görebilir. Ancak vuran üç kiloluk bir kofanayı iskeleye çıkarabilirseniz, siz iyi bir balıkçı olmaya adaysınız demektir.

ÇARPMA: İskelede çok olmasa da avladığım yöntemlerden biriside çarpma (üçlü)dür. 3 lük iğnelerden oluşmuş üç iğneni birleşmesi ve üçgen halini almasına çarpma denir. İğnelerin saplarına kurşun dökülerek ağır olması sağlanır. Lüfer ve hırmıdarlar sizi görmeden deniz yüzeyinde sürü halde gezerlerken, gizlendiğiniz yerden çarpmayı denize indirirsiniz. Sizi görmeyen balıklar o bölgede dönerek oyalanmakta, tabiri caizse vakit geçirmektedirler. Sizin çarpmanın üzerinden geçen balıklar hiçbir şeyin farkında değildir. Bulunduğumuz yerden üçlüyü süratle yukarı doğru çarparız toplu gezen balıklardın birisine büyük ihtimalle çarpacaktır. Bu yöntem biraz zor olmasına rağmen balık çok olduğunda şansınız fazla olur. (nerede o eski balıklar)Bir de ratın ucuna çarpmayı bağlayıp uzaklara atarız. Çarpmayı süratle çektirip bırakarak bulunduğumuz yere kadar aynı yöntemle çekeriz. Bu yönteme de genelde levrek ve kefal vurmaktadır. Çarpmayı bir başka kullandığımız alan ise çapari ya da yem ile yakaladığımız büyük balıkları iskele üzerine çekmede kullanırız. Kalın misinayla bağladığımız çarpmayı deniz yüzeyinde yatan balığa iskeleden sarkıtarak her hangi bir yerinden çarptırırız ve iskeleye çekeriz.

DİP ÇAPARİSİ : Dip çaparisi yine iskelede sarkıtma yöntemiyle olur. Büyük balık avlayacaksak yukarıda bahsettiğimiz sahte balık çaparisinden on (10) adet hazırlarız. En alta 60 lık yuvarlak bir kurşun takarız. Üstüne 15-20 cm aralıkla sıraladığımız telli iğnelerimiz ratımızın marifetiyle denize sarkıtırız. Ardından yukarı aşağı kaldırıp indiririz. Balık vurduğu an dikkate edeceğimiz nokta çapariyi dolandırmamaktır.

Burada misina, iğne ve rat markası vermek istemiyorum. Balıkçılar zaman içerisinde kendilerine uygun malzemeleri temin edeceklerdir. Ancak çapari ve rapala resimlerini burada görebilirsiniz.

SAHİLDEN ÇAPARİ: Sahilden dip çaparisinin dışında diğer tüm çaparileri deneyebiliriz. Burada gezdirme yöntemini uygulama imkânı olmadığından at çek yaparız. Avlanırken sessiz olmayı, balıklara gözükmemeyi önemle dikkate almalıyız. Bulunduğunuz yerde sizin gibi pek çok çapari atan varsa ve gürültü çoksa oradan hemen uzaklaşınız. Boşa at çek yapıp kendinizi yorarsınız. Bazan büyük bir sürü gelir, gözü hiçbir şey görmez at çek yaparsınız o başka. Bazı zaman balık o kadar seri yapar ki üçlü çaparinize üç adet kiloluk lüfer takılır. Toplam üç kiloyu bulan çapari bunu taşıyamaz ve kopabilir. Lütfen üzülmeyin, o sizin için parayla bulamayacağınız bir tecrübedir. Hemen önlemini alırsınız.

Balık Tutkusu ,mırmır,balık,video,

kikla lapin,sarıgöz,sardalya,istavrit,zargana,mezgit,gibi,balık,türleri.








Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2 - 30 m. derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkı görülür. boyları 30 - 40 en çok 60 cm. ( dişilerde ) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs - Ağustos arasında da yumurta verir. Eti lezzetlidir. Ayrıca sportif avcılığı değerlidir.
 

#42




 
 
 
 
 
 
 


ÜZGÜN








Renklerinin güzelliğinden ötürü Mine Balığı adıylada tanınır. Boyları 25 cm. kadar olabilen bu balık Karides, Yengeç, Deniz Kestanesi, Deniz Yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300 - 350 m. derinlere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin azda olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik değeri yoktur.
 

#43




 
 
 
 
 
 
 


HORZBİNA







Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölgelerinde gizlenerek çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlısuda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlarına göre böcekler., kurtlar ve balıkyumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve Yaz süresince erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, Midye, İstiridye kabukları arasına dişileri 2 000 - 15000 yumurta döker. Erkekler 20 - 25 günlük kuluçka döneminde yumurtalara bekçilik yapar.
  Alıntı ile Cevapla

#44




 
 
 
 
 
 
 


MEZGİT







Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20 - 40 cm. olabilir. Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türdendir. 30 - 40 m. nin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeye çıkarak Hamsi, Sardalya vs. gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre Şubat - Mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
 

#45



 
 
 


 
 
 


İSTAVRİT









Denizlerimizde Sarıkanat İstavrit ( Akdeniz ) ve Karagöz İstavrit ( Karadeniz - Marmara ) olarak iki türü yaşar. Boyları Karagözde 15 - 25 cm. ençok 30 cm., Sarıkanatta ise 30 - 50 cm. olur. Küçüklerine Kıraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, Çaça, Çamuka gibi küçük balıkların yavrularıyla beslenir. Mayıs - Ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.

 

#46




 
 
 
 
 
 


GÜNEŞ BALIĞI






Bu balıkta Lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 cm. olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan - Haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600 - 20 000 taneye kadar yumurta döker.
 
#47





 
 
 
 
 

SARIGÖZ








Sparidae ailesinden bir balıktır. boyları 50 cm. olabilir. Anatomisi Karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz solucanları ve özellikle Karidestir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.
 
  #48





 
 
 
 

 
 

SARDALYA






Sürü halinde yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünün ateş aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diyede tanınır. Boyları ortalama 15 en çok 20 - 22 cm olur. Deniz içinde yumurtadan henüz çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri Nisandan Eylül ayına kadar geniş bir devrede ve çok kerede olur. Yaklaşık 20 000 yumurta verir.
  Alıntı ile Cevapla

#49

vbmenu_register("postmenu_6469", true);



 
 
 
 
 
 
 
 

ZARGANA



60 - 70 cm. bazen de 1 m. uzunluğa varan Zargana ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, Çaça, Çamuka ve Kıraça gibi küçük balıklarla beslenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç Balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan Sonbahara kadar üreme süresince 30 - 50000 yumurta verir.
  Alıntı ile Cevapla

#50
 
ÇİPURA







Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 Kg. ağırlıktadır. 60 cm. ve 6 kg. olanlarıda seyrek olarak görülebilir.Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. Derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100 – 150 000 yumurta döker.Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.

Antalaya'da ,Kıyı Balıkçılığı,avlak.

Öncelikle Antalya'da amotör balık avı sevdanız varsa sizi oldukça kaprisli bir sevgili bekliyor hazırlıklı olun. Sevigiliniz Antalya sahilleri.

Diğer arkadaşlarımızın balık avı maceralarını okuyup hemen heyecana kapılmayın çünkü burada balık avlamak okadar kolay değil. Çünkü Antalya koyu Ege, Marmara-boğazlar ve Karadeniz çıkşı gibi balıkların göç yolları üzerinde olmamakla beraber sahilin her köşesindeki insan yoğunluğu ve özellikle geceleri başlayan gürültü kirliği de, oltanıztanızdaki yeme karşı yolunu şaşıtrıp buralara gelen misafirlerimizin iştahını da kapatmaktadır.

*SAHİLDE İNSANLARIN BOL OLDUĞU YERLERDE BALIKTA OLUYOR, ÇÜNKÜ İNSANLAR KIMU KARIŞTIRIP BALIKLARIN MARAKINI KÖRÜKLÜYOR.

Bir arkadaşımızın yazısından alıntıdır ve aynen katılıyorum, İnsan yoğunluğundan gün doğumunda ve gün battıktan sonra olta atabilacek yer bulabiliyorsunuz. Fakat yem dibe oturmadan küçük balıklar tarafından tırtıklanarak bitirilir ve siz boş oltaya balık vurnmasını bekler durursunuz.
Şansınız varsa ve oltanız kuma rast geldiyse bol bol 2-5 santim arasında Sokar veya ahtapot tutarsınız. Yani şansınız varsa başınıza dert alırsınız.

Levrek ???
Fazla kilolarınız yoksa hiç denemenizi tavsiye etmem zaten sıcak at-çek-boş, ama iyi kas yapıyosunuz.

PEKİ NERESİ DİYORSANIZ... Kısaca özet geçmeye çalışayım

Sahilden vaz geçtik gelelim falezlere. Oralarda bol balık olduğundan eminin çünkü seyri-alem için daldığım zamanlarda bolca karşılaştığımız olmuştur her çeşitiyle. Ama abir sorun var Falezler 20-40 mt arası yükseklikte ve denize inebildiğiniz yer çok kısıtlı ve bir sorun daha Antalya Sahil Falez bandı boyunca yer alan parklar malesef kap-kaç ve tinercilerin meskeni olmuş durumda yalnız gitmemenizi tavsiye ederim.

Verim alabileceğiniz yerler:

Yerel tabirle Sıçan Adası karşısı, Topçamdan girebilirsiniz, ağırlık gene mırmır ve sokar ve kefal olacaktır ama ara sıra sıkılıp at çek yaptığınızda levrekte alıyorsunuz.

Boğa Çayı, denize atıyorsanız oltanızı kefalle uğraşın başkasını beklemeyin 5 kg Levrek alanıda gördüm ama siz balıkçılığa devam edecekseniz hiç uğraşmayın zira bekleme bıkınlığınız bir gün olta takımını başkasına verip dönmekle sonuçlana bilir.

Yok Çaya atacaksanız oltanızı 200-600 gr kefaller alabilirsiniz. Ama dikkat Çay küçük ve balık denizden giriyor yakın zamanda yağmur yağmış dere taşmış ve denizden balık girebilmişse şansınızı deneyin. (Haa bide gitmişken orada mehmet ve akif abiye selam söyleyin benden kendileri oranın yerlisi oldular 3-5 seneye kalmaz zilliye davasınıda kazanıp orada tapu alabilirler.) Zaten balık kısıtlı onlarda günde min.5'er tane çekseler kaç balık var? bana kaçtane kalmıştır? hesabınıda mutlaka yapın
Falez Hotel altında falez bitişi-sahil başlangıcı

Sülekler Çarşısı karşısı- Kadın Yarının hemen yanı kayalıklar,( En azından 10-15 cm büyük sokar yakalama şansınız var )

Yat Limanı veya Balıkçılılar Limanını hiç boşa denemeyin tecrube edinmiş olursunuz yalnızca. Ama bir torpilini bulup Setur-Marina veya Sahil Koruma tarafına geçebiliyorsanız buralarda 2-6kg Levrek, Akya, Kefal alabilme şansınız çok yüksek.(Eskiden bir ast-subay dostum vardı burada görevli ve balığa meraklı, gecede 15 kg balıkla dönüp kolu-komşu bütün evlerden balık kokusu geldiği günleri bilirim)

Lara tarafına gidelim,
Dedeman iskelesi, giriş torpilite dolu ve anca kışın iyi havalarda ,
Fener-Şelale arası inişler çok riskli ve çıkış boş dönüyorsanız çok sıkıcı 2. gitmet istemiyorsunuz. Ama özellikle şelalenin altına imiş çoook kötü ve çıkış çok sarp ama 1 ad. dip ve 1 ad. yüzey(kefal) oltanızı atmışken mutlaka at-çek yapın turna diyoruz burda (baraküda), levrek alma şansınız var mutlaka deneyin.

Lara Plajı; 2 yıl önce muhteşemdi eğer oltanın takılmadığı yerleri biliyorsanız ama şimdi kalabalıklaştı aksu deresini döküldüğü yer topkapı otel arkası ve balık restorantlarının olduğu mevki 5-10 holta takarsınız uygun yeri bulmak için ama konyaaltı plajından taa buralara kadar gelmişken takılalım biraz. Ama mutlaka kefale de olta atın asıl verimi ondan alacaksınız.

Haa alamadınız Antalya bitti ilçelere açılmadan, bide denizi bırakıp tatlı suya bakalım hemen arkanızda bir tarafta Acısu Deresi( köprününaltı) birtarafınızda Aksu deresi...

Acısu; Yayın, Kefal ve Sazan bol miktarda var ve başka hiçbir yerde görmediğim Mavi Sırtlı Yengeç tutabilirsiniz. Ama amcınız sporsa yapın bunu zira derenin debisi düşük ve altındaki mil çok pis olduğundan balık fena kokuyor tuttuğunuz balıkların içini ve özellikle karnındaki siyah katmanı hemen orada temizleyin ki kosusu azalsın. Bu acı biberin içi temizleyip yemek gibi bişii.

Aksu Deresi Boğaz; Olta atmak imkansız cuma akşamından gidip yer kapacaksınız, pazar akşamı dönersiniz anca....çünkü çoluk çocuk kamp yapanlar var orada yer bulmak imkansız. Unutmadan 25 olta atmış birisine sakın olaki 'oltanın birisini çekte bende atayım demeyin' zira 2 gün boyunca alacağınız 200-600 kg arası toplam 10-20 kefal için gerginliğe gerek yok. Ayrıca yanınıza mutlaka şemsiye min 5 kg lık buz dolu termos tüp. vb. Yani piknik sepeti almayı unutmayın zira ağaç gölgesi bile yok ve sıcaklık malum Birde dip not Ne hikmettir bilemem ama Kefal yemlenme saatleri 123000 ve 16:00 bu saatler dışında denemeyin 20 tecrubeyle kanıtlanmıştır.

Daha zevkli bir av için yukarı çıkın derenin üst taraflarına köyün içinden yer bulun kendinize. dere kenarında müsait bir ağaç altını yanınızda getirdiğiniz orak veya tırpanla kamış ve yosunlardan temizleyip olta ve piknik alanı için yer açın ve verim alırsanız her cumartesi akşamı oraya gidin ki yeriniz kapılmasın hemde kadın çorabına küspe doldurup suya atın bir ucunada iple ağaaa bağlayıp bu şekilde yemleme yapın. Burada Akşam Yayın ve Sazan alacaksınız Yayın için derdeki küçük kurbağaları yakalayıp dudaklarından canlı olarak iğneye takın ve yakına atın. Sazan içinse isterseniz oltayı boş atın geldimi geliyor canı istemedin mi ne denerseniz nafile.ama genede hamur yapamıyorsanız mısır ekmeğinin içini iyice hafif suyla yuğutup takabilirsiniz. Mısır ekmeği Meltemde halkpazarı( balık restorantları) 'nın arkasında yalnızca pazar günleri yapılmaktadır. gündüz 12:00-16.00 arası kefal ama dip sarması ve 2Ad. 7 numara gezer kurşun kullanın ortada akıntı çok yüksek

Şans meleklerinizle aranızda yakın zamanda bir töre cinayeti geçmediyse burada alacağınız verim; Akşam 1-2 ad. 1-4 kg Yayın, gene 0-2 ad. 0,4-4 kg Sazan ve gündüz 10-30ad. 0,2-1 Kg kefal alırsınız, Akşam üstü de at-çek yapın mutlaka çünkü ağlara denizden giren 3-4 kg Levrekler takılıyor.

Bu arada Antalya ve çevresinde Turna aramayın bulamazsınız. Bulsanız bile
şeytanın bile aklına gelmeyeceği bir derenin ücra bir köşesinde, mutlaka benim yerim olur. Huzursuzluk yaratmayın aramızda.

Antalyada kıyı balıkçılığı yapacaksanız bu zahmete gireceksiniz tekneyle şansınızın artacağını düşünmeyin sakın onuda bir dahaki sefer KISA bir özet geçerim.

Türkiyede Balık Tutmak İçin En İyi 10 Nokta

Amatör balıkçılık, hobi olmaktan çok bir yaşam biçimi. Kıyıdan oltayla balık avlamanın tadını bir kez alan bir daha zor bırakıyor. İşte bu yüzden yağmur veya soğuk dinlemeden denize olta sallayan insanlar görüyoruz sahil kentlerinde. İstanbul’daki Galata Köprüsü’nün üzeri, amatör balıkçılığın nasıl bir şey olduğunu en iyi anlatan yerdir.

Sabahın ilk ışıklarından akşamın geç saatlerine kadar onlarca amatör balıkçı olur üzerinde. Yaz-kış, sıcak-soğuk, yağmur çamur dinlemezler. Biz de bu hafta konularında uzman jüri üyelerimize, kıyıdan oltayla balık avlamak isteyenlerin, bu işe yeni başlayacakların gidebilecekleri en iyi yerleri sorduk. Tatllı suda ve kıyıdan açıkta tekneden avlanmayı seçim dışı bıraktık. Bunun için ileride belki ayrıca bir seçim yaparız. Bu hafta sadece ilk 10’a girenleri değil, jürinin adını andığı tüm yerlerin listesini de veriyoruz.

EN İYİ 10

1. Galata Köprüsü - İSTANBUL

2. Sarayburnu - İSTANBUL

3. Karaburun Kanlıkaya - İZMİR

4. Faroz Mahallesi - TRABZON

5. Mordoğan İskelesi - İZMİR

6. Gümrük İskelesi - ÇANAKKALE

7. Foça Küçükdeniz - İZMİR

8. Karataş sahili - ADANA

9. Bebek Akıntıburnu - İSTANBUL

10. Kuleli Askeri Lisesi önü - İSTANBUL

GALATA KÖPRÜSÜ

Marmara tarafı daha bereketli

İstanbul’da oltayı eline ilk kez alanlara bile sorsanız, size Galata Köprüsü’nü işaret eder. Öyle ki, yer bulmak bile çok zordur. Özellikle de hafta sonlarında. Sabahın ilk ışıklarında gitmek, rahat ve güzel bir yer kapmak için şarttır. Özellikle Marmara’ya bakan tarafının daha verimli olduğu söylenir. Temmuz - ağustos ayları dışında çinekop, kefal ve istavrit bolca bulunur. Balıkçıların tecrübesine göre 10’lu veya 12’li çapari kullanımı en çok tercih edilen tekniktir. Sarkıtma, şamandıralı, mantarlı olta da kullanılabilir. Köprü üzerinde sandviç ve çay satan seyyar satıcılara rastlamak mümkün.

SARAYBURNU

Fırlatma olta tavsiye edilir

İstanbul’da arkanızı Topkapı Sarayı’na vererek Kız Kulesi’ne karşı balık tutmanın keyfi başka. Sarayburnu sahilinde özellikle akın balıklarına bolca rastlanıyor. Taşlık ve kırmalık balıklar da tutabilirsiniz. İstavrit, çinekop, lüfer, uskumru ve palamut bolca görülüyor. Sahil kayalık olduğundan fırlatma olta kullanmanız en verimli sonucu verecektir.

KARABURUN KANLIKAYA

Yanınıza kumanya alın

Olta balıkçılığı için kış ayları en uygun mevsim. Olta ile Kanlıkaya sahilinden sargoz, çipura, koppez, sarpa en fazla yakalanan balıklar. Kıyıdan kayık ve tekneyle biraz açılabilenler ise fangri, mercan, uskumru ve istavrit yakalama şansına sahip oluyor. Bahar aylarında zokayla kalamar avcılığı da yapılıyor. Yaz aylarında en gözde balık kefal. Kanlıkaya çevresinde tesis olmadığından amatör balıkçıların ihtiyaçlarını yanında götürmesi öneriliyor.

FAROZ MAHALLESİ

Mavruşkil buradan çıkar

Trabzon’un balıkçısı ve futbolcusuyla ünlü Faroz Mahallesi sahilinde istavrit, barbunya, çok az çıkmakla birlikte izmarit, ispariza, geceleri de yörede mavruşkil olarak bilinen ve yurdun başka yerlerinde eşkina olarak adlandırılan balık avlanıyor. İstavrit türü balıklar için kamışlarla atılan birkaç oltalı çapari, kumda gezinen barbunya için ise kurşun altına takılan oltalar kullanılabilir. Sadece gece av veren ve ağırlıkları birkaç kiloyu geçen mavruşkil için daha kalın misina ve büyük olta kullanmak gerekir. Faroz Balıkçı Barınağı’nda bulunan balıkçı kahvesi, kapalı ve açık bölümü ile hizmet veriyor.

MORDOĞAN İSKELESİ

Çorbacı 5.00’te açılıyor

Ege’de, Eski Foça’nın tam karşısındaki Mordoğan’da aralık-şubat arası bolca olmak üzere yaz-kış levrek avlayabilirsiniz. Mayıs-haziranda mırmır ve surpa, yılın her zamanı kefal çıkıyor. Mordoğan’ın merkezinde bulunan iskelenin üstünü ve sahil güvenliğin etrafını arabayla geldiğinizde otopark olarak kullanabilirsiniz. İskele üstündeki lokanta ve kafeteryalardan yiyecek ve içecek temin edebilirsiniz. Sabah 5.00’te açılan, iskeleye çok yakın bir çorbacı da var.

GÜMRÜK İSKELESİ

Balıkların geçiş yolu üzerinde

Marmara Denizi’nin ortalarında bulunan değerli balıkların, Çanakkale kıyılarına gelmesi bu noktada tür açısında zenginlik oluşturuyor. Gümrük İskelesi (Donanma önü) yıl boyu amatör balıkçılara ev sahipliği yapıyor. Tüm yıl boyunca istavrit, izmarit, kocagöz yakalanabilir. Ekim-ocak arasında lüfer ve uskumru çıkıyor. Çanakkale, Karadeniz’den gelen balıkların Ege’ye giderken geçiş yolu. Dolayısıyla eylül-ekim ayları arasında levrek, mart-kasım arasında palamut yakalanabilir. Bu noktaya arabayla rahatlıkla gidebilirsiniz. İskelenin etrafında park yeri bulma sorunu yok. Üzerindeki lokanta ve kafeteryalar sayesinde yiyecek ve içecek temin etmeniz çok kolay.

FOÇA KÜÇÜKDENİZ

Yıl boyu balık var

Ege’nin ünlü tatil beldesi Foça adaları, yarımadaları, korunaklı Büyükdeniz ve Küçükdeniz’i ile her mevsim, her türlü hava koşulunda amatör balıkçıları eli boş bırakmıyor. Küçükdeniz sahili, amatör oltacıların rağbet ettiği bir yer. Sahildeki kafeteryalar keyifli saatler geçirmek isteyenler için sabahın erken saatlerinden geceyarısına kadar hizmet veriyor. Foça’da levrek ve kefal en fazla tutulan balıklar. Ayrıca sardalye ile çipura, karagöz tutmak da mümkün. Küçükdeniz’den kiralayacağınız kayıklarla biraz açığa çıkıp, mercan, çipura, izmarit, kolyoz, istavrit tutabilirsiniz.

KARATAŞ SAHİLİ

Giden boş dönmüyor

Olta balıkçıları, Adana’ya 47 kilometre uzaklıktaki Karataş’ın sahillerine ekimden itibaren akın ediyor. Cemre suya düşünceye kadar süren av sezonunda iskele, barınak, adalar, Harbiş Sitesi kayalıkları ve Atapark bölgesinde olta sallanabilir. En çok levrek, çipura, karagöz, mırmır, kayabalığı, karakulak, kefal, istavrit çıkıyor. Levrek ve lüfer avlamak için oltayı 30-40 metre ileriye fırlatmak gerekiyor. Mercan için dip oltası uygun olur. Sahil kıyısındaki lokantalarda yeme içme imkanı bulunsa da olta balıkçıları, termoslarda sıcak çay ve kahvaltılık getiriyor.

BEBEK AKINTIBURNU

Kışın kroça, yazın zargana

Akıntıburnu İstanbul Boğazı’nın tam dönüş noktası. Boğaz’dan geçen akın balıklarına burada olta sallayanlar kolaylıkla rastlayabilirler. Kroça, tüm yıl boyunca istavrit, eylül-kasım arası lüfer ve çinekop, yaz aylarında ise zargana çıkıyor. Oldukça geniş bir alan olduğu için rahat rahat balık tutmanın keyfine varabiliyorsunuz. Arabayla gelirseniz hemen Akıntıburnu’nun önündeki parka veya Arnavutköy’ün sokaklarına park edebilirsiniz. Sahildeki minibüslerde dürüm yiyip çay içebilirsiniz.

KULELİ ASKERİ LİSESİ ÖNÜ

25 beden olta ideal

İstanbul Boğazı’nın en güzel yerlerinden biri. Anadolu yakasındaki balıkçılar bu noktayı fazlaca tercih ederler. 12 ay boyunca istavrit, iskorpit, ekim-nisan arasında çinekop rahatça avlanabilir. Burası için standart seçim 25 beden 50’lik olta ideal. Bir tarafında Kuleli Askeri Lisesi, balık tutulan yerde ise park alanı var. Etrafta çay, su ve köfte satan seyyar satıcılar var, fakat balıkçılar genelde kendi çaylarını ve yiyeceklerini getiriyorlar.

Jürinin önerdiği diğer avlanma noktaları

Mersin Taşucu, Mordoğan Kumburnu, Trabzon Yat Limanı Mendireği, Trabzon Akçakale Beldesi, Trabzon Yaroz Mevkii, İstanbul Paşabahçe kıyıları, İstanbul Kızkulesi önü, Dalyan İztuzu plajı, İstanbul Aşiyan önü, Eskihisar feribot iskelesinin sağı ve solu, Bodrum Turgutreis belediye limanı iskelesi, İstanbul Şile limanının üst tarafı, İstanbul Yeniköy çakarı, İstanbul Kanlıca koyu, Bozcaada Babakale, İstanbul Tarabya polis lojmanları önü, Mordoğan balıkçı barınağının iç kısmı, Mordoğan körfez mevkii, Karaburun Sarpıncık, Karaburun Badembükü, Kuşadası Milli Parkı önü, Didim Akbük koyu, İzmir Dikili merkez ile Çandarlı arası, Foça Çakmak Koyu, İzmir Narlıdere Sahilevleri önü.

balik avi

balık avı oyunu, tatlı su balık avı, zıpkınla balık avı , balık avı malzemeleri, sazan avı, yayın avı, balık malzemeleri, yayın balığı , Balık, balık avı, avı, amatör balıkçılık, amatör, balıkçılık, malzemeler, rapala, sırtı, sıyırtma olta, misina, iğne, kurşun, köstek, beden, olta, kamış , Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları, organizasyonlar, ve , zıpkınla balık avcılığı , av teknikleri, deniz ve tatlısu olta balıkçılığı, balık türleri, zıpkınla balık avcılığı, balık yemi , balıkçılık nedir ,balıkçılık resimleri,ülkemizde balıkçılık mesleği, balık türleri, balık , tatlı su balıkçılığı, balık yetiştiriciliği , balıkçılık, fishing, rod, fishing rods, balık oltası, olta , Balıklar, balık resimleri, deniz hayvanları, çok güzel resimler , Balık resimleri, manzara resimleri, doğa resimleri, duvar resimleri, güzel resimler, masaüstü resimleri, ,Amatör olta balıkçılığı, balık türleri, balıkçılık forumları, Kefal, Çipura, Lidaki, Kuzuluk, Ağ , kefal, levrek ve çipura , balık türleri levrek, yılanbalığı, yayın,çipura, levrek, kefal, yılan balığı ,kılıç, kırlangıç, balık avı, amatör, balıkçılık ,balık avı malzemesi satan yerler Olta Malzemeleri, Balıkçı, OLTALAR,DÜĞÜMLER, Deniz Balıkları,