| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Balık Avlamak,yemli,yemsiz,balık avlama,zıpkınla balık avlama teknigi, Amatör Balık Avı,Balık türleri,

balık avı, balık resimleri, balık çeşitleri ve türleri, balık malzemeleri,balığı kıyıdan avlamak,levrek balığı nasıl avlanır , balık, balık avı Seçenekleri, balık Avı Video izle,indir,kaydet,

30 "balık türleri" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"balık türleri" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!

Hayalet Avcılık


Ticari yada amatör amaçlarla avlanırken takılan, yırtılan, kopan veya genel olarak kaybedilen av araçlarının çok uzun süre avlamaya devam etmesine "hayalet avcılık" denilir.



Tırıvırının gerçek zararı; onun amatöre yakışmayan, seçici olmayan ve fazla kapasiteli bir yöntem olması yanında ve ya bundan daha çok takılıp kaldığı ortamda balık avlamaya devam etmesinden kaynaklanır.

Ve bu avladığı balıklar;

* hiç kimseye fayda sağlamaz
* avlama zaman yasaklarına uymaz
* miktar bakmından av limitlerine uymaz
* boyut bakımından limitlere uymaz

Balıklar bu tür kayıp av araçlarına yakalanır, ölür ve çürür. Av aracı boşaldığında yeniden balık yakalanmaya başlar. Onlar da ölür, çürür ... Bu şekilde av aracının içi ve çevresi balık iskeletleriyle dolar....

İşye bu nedenle bu olaya "hayalet avcılık" denilmektedir.

Hayalet avcılık günümüzde çevre ve özde su kirliliğinden sonra balıkçılğın en önemli ikinci sorunudur. Hayalet avcılıktan balıklar kadar su kuşları, deniz memelileri ve kaplumbağalar gibi pek çok canlı etkilenir.



Bir amatör balıkçı kurşun kirliliğinden daha çok kırık misina kirliliğine dikkat etmelidir. 3-5 metre misina deyip suya attığımız parçalar yengeçler, su kuşları, istakozlar ve bazen balıklar için çok zararlı olabilmektedir.

Alıntı

İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa Neden Olan Kayıp Uzatma Ağı Miktarının Tespitine Yönelik Bir Araştırma,
Adnan Ayaz, Vahdet Ünal, Uğur Özekinci

Anket sonuçlarına göre, İzmir Körfezi’nde 2002 yılında yaklaşık olarak 200–280 km. uzatma ağının çeşitli nedenlerden dolayı kaybolduğu tahmin edilmiştir.

Tüm av takımlarının kaybolma ihtimali vardır ve bu ağlar kaybolduktan sonra avcılık faaliyetine devam etmektedir.
Kaybolan av araçlarının neden olduğu avcılık olayına “Hayalet Avcılık” adı verilmektedir (Ayaz ve Acarlı, 2002). Av araçlarının kaybolmasının bir çok nedeni olabilir. Genel olarak; hava koşulları (fırtınalar, akıntılar, buz hareketleri vb.), dip engelleri (batık gemi enkazları), gemi seyrüsefer durumu, balıkçılık aktiviteleriyle çatışma, zemin yapısı, insan hataları (işaret şamandıralarının iyi bağlanmaması veya gereğinden kısa bağlanması v.b.), deniz kuşları ve büyük canlıların etkileri (kuşların şamandıra iplerini gagalayarak kesmesi veya çözmesi, büyük canlıların (yunus, manta, balina, fok, vb.) ağa yakalanarak ağı sürüklemeleri, bazı balıkçıların kişisel çekişmelerden dolayı birbirine zarar amaçlı olarak işaret şamandırası iplerini kesmeleri, dip halatlarının diğer kayıp takımlar tarafından kesilmesi ve çeşitli donam hataları başlıca kayıp nedenleri olarak ifade edilmiştir (Bowen, 1961; Smolowitz, 1978; Sutherland ve diğ.,1983; Brandt, 1984; High, 1985; Breen, 1987,1990; Laist, 1996).
Kayıp av takımları ve onların parçaları, kaybolduktan sonra avcılık faaliyetini devam ettirir. Bu durum, deniz ekosistemi ve deniz dibi kirliliği açısından oldukça tehlikelidir. Ancak, kaybolan her av takımı özellikle trol ve sürütme ağları gibi aktif avcılık takımları kaybolduklarında, avcılık faaliyetini devam ettiremez. Diğer taraftan, pasif olarak kullanılan özellikle uzatma ağları ile tuzaklar kısa vadede önemli derecede ve etkili bir şekilde balık avlamaya devam etmektedir (Carr ve diğ.,1992; Kaiser ve diğ., 1996).
Dünya genelinde, galsama ağları balıkçılığında her yıl %1 oranında kayıp meydana geldiği bildirilmiştir (Natural Resources Consultants Inc., 1990 in: Laist, 1996).
Newfoundland’ta her yıl 5000 morina (Gadus morhua L., 1758) galsama ağının kaybolduğu (Fosnaes, 1975), Kanada balıkçılığında kayıp galsama ağlarının yakalama oranlarının, bu ağlar ile yapılan avcılığın %15’ini teşkil ettiği tahmin edilmiştir (Cooper ve diğ., 1988). Kanada Atlantik kıyısı balıkçılığında ise her yıl ortalama 8000 galsama ağının kaybolduğu, 3000-30000 ton arasında dip balığının telef olduğu tahmin edilmiştir (Anon, 1995; Cophin ve diğ., 1996).

Kıyıdan balık tutmak

Kıyıdan balık tutmak bir çok balıkçının olduğu gibi benimde ilk göz ağrım olmuştur. Tahmin de edilebileceği gibi artık kıyılarımızda eskisi kadar balık kalmamıştır. Fakat hala bir kaç çeşit yöntemle kıyıdan balık avlayabilirsiniz. »Bırakma: Benim fikrimce kıyıda kullanılabilecek en etkili yok bırakmadır. Hepinizin bildiği gibi bırakma küçük canlı bir balığın incitmeden oltaya takılıp yem olarak kullanılmasıdır. Bırakmada çok fazla balık tutamasanız bile tutacağınız balık iri olacağından sizi tatmin edecektir. Kolay gibi gözükmesine rağmen her işte olduğu gibi bırakmanın da püf noktaları vardır. İlk olarak tutacağınız balığın canlı olarak oltaya takmalısınız. Bunun için yanınızda bir kova olması gerekir. Tuttuğunuz balığı (tercihan iskele kıyılarında bulunan ufak karagözler) iğneye takmanın bir kaç usulü vardır. Bazıları kuyruktan ve sırttan taksalar bile ben balığın alt çenesinden takmayı tercih ederim. Çünkü avcı avına her zaman kafasından saldırır. Böylece ilk ısırıkta iğneyle karşılaşır. Fakat iğneyi balığın alt çenesine takarsanız atarken çok dikkatli olmalısınız zira balığın ağzı yırtılabilir. Dahası canlı balığı attığınız yerde çok önem taşır. Attığınız yer mutlaka kumluk olması gerekir. Zira yosunluk yere denk gelirse balık yosunların arasına girer büyük balıklardan saklanır. Tabi bu iş baya zor olabilir özellikle yosunluk bölgelerde. O zaman tek çare denize girip balığı elinizle kumluk yerin ortasına bırakmak olacaktır. Kullanılacak düzenden bahsetmek gerekirse; aşağıda görüldüğü üzere alttaki kurşun (200 g. )ve köstek klipsli fırdödü yardımıyla ana bedene bağlanır. Balığın dibe oturmasını engellemek için iğneye yakın, bir şarap mantarı koyulur. Mantarı parlak bir kağıtla kaplarsanız balığın ürkmesini engelleyebilirsiniz..



Avcılığın yapılacağı zamanda çok önemlidir. Bırakmayı akşam 5 gibi atıp gece yarısı gibi çekmelisiniz. Sakın ola sabaha kadar bekletmeyin. Aksi taktirde balık tutsanız bile yengeçler balığı paramparça edebilir. Son olarak oltanızın başında durmayı düşünmüyorsanız çok iyi saklayın. Çünkü oltayı gören insanlar merak edip çekebiliyorlar. »Kaşık atıp çekme: Bu yöntemi ilk defa Alanya'da Kargı deresininin denize döküldüğü yerde görmüştüm. Kamışlı oltayla bir kaç balıkçı yapma balıkları atıp atıp denize çekiyorlardı. Kovalarına baktığımda 5-6 tane iri levrek gördüğümde gözlerime inanamamıştım.
inanamamıştım. Bu yöntem çok zevkli olmasına rağmen bir o kadar da yorucudur. Saatlerce oltayı atıp çekmek zor iştir. Dikkat edilmesi gereken ise oltayı attığınız yerin kumluk olmasıdır. Eğer yosunluk veya kayalık yerde denemek istiyorsanız kesinlikle kurşun kullanmanızı önermem. Aksi taktirde kaşığınızı denizde bırakabilirsiniz. »Yemli olta: Kıyıda kullanacağınız yem açık denizdekinden farklı olmasada bir kaç farklılık göze çarpar. Bazı kıyı balıkları çupra gibi ekmeği çok sever. Diğerleri karides, sülinez, sardalya'ya bayılır. Kullanabileceğiniz olta düzeni aşağıdaki gibidir.

__________________
Sitede küçükte olsa maddi yarınız olmasını isterseniz google reklamına bi tık yeter.

DÜĞÜMLER

DÜĞÜMLER

 

Balık avında amaca uygun olarak çeişitli düğümler kullanılmaktadır. Burada deniz balıkçılığında temel olarak kullanılan düğümler belirtilmiştir, Unutulmamalıdır ki bir takım atılan düğüm kadar kuvvetlidir.
Fırdöndü düğümü:
Bu düğüm misinanın fırdöndü gözünden geçirildikten sonra, ana bölüm üzerine sarılması ve boş ucun sarımı takiben bir geri halka tur içersinden alınıp sıkılması ile yapılır.
Deniz tipi misinalar test edilirken bu dügümle test edilirler.
wpe1A.jpg (4080 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Standard iğne bağı:
İğne halkalı veya palalı olsun, bu iğne bağlama tarzı değişmez, en sağlam iğne bağlarından biridir. Sapa paralel tutulan misina boş uç yönünden tesine halka yapılıp, halka içersinden misina iğne sapına en az 3 kere sarılır ve boş uç çekilerek sıkılır.
wpe4F.jpg (6120 bytes)
wpe50.jpg (3673 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kocabaş iğne bağı:
Misina bağlanacak yerden, boş uç yaklaşık 5 cm üste gelecek gibi ikiye katlanır ve katlı kısım iğne gözünden gecirilir. İğne içte kalacak şekilde düğüm atılır ve çift kat düğüm ucunun içersinden iğne geçirilerek sıkılır.
Özellikle büyük balık ve taş balıkları yemlilerinde kullanılır.
wpe3A.jpg (8062 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kasa bağı:
En çok çapari başlarında kullanılan bu düğüm gerek beden gerekse iskandil kasaları yapımında kullanılır. İstenilen kasa boyundan biraz daha fazla misina kendi üzerine katlanır, dip tarafından en az 3 kere kendi etrafında çevrilerek düğüm atılır. Sıkarken, bir parmağı kasa içine takarken serbest uç ve ana misinadan eşit olarak sıkmak gerekir.
wpe3C.jpg (6670 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Köstekleme:
Bedenin herhangi bir yerine değişebilir köstek takmak için atılır. Misina halka yapıldıktan sonra kendi etrafında burulur ve burulmuş misinanın orta burumu arasından halkanın tepesi geçirilerek sıkılır,
Bedene yapılacak bu tür kasa, bir ucunda kasa bağı olan hazır kösteklerin kolayca değiştirilebilmesine olanak verir.
wpe5B.jpg (12757 bytes)
wpe5A.jpg (4228 bytes)
wpe3F.jpg (3697 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Örme:
Misinalar sert durmaları, şok emmeleri, yaylanabilmeleri ve ince bedenleri desteklemek için örerek de kullanılırlar. Çok komplike örmelerin yanısıra en çok 2li ve 3lü basit örgüler kullanılır.
2li Örgü:
Misina örülecek ebat kadar ikiye katlanır, kat yerinin başına düğüm atılır, bir elde sabitlenen misina sona kadar burulur ve sonda tekrar düğümlenir. Burma sırasında uçlar birbirinden uzağa çekilerek burmanın misinada yer yapması sağlanır en sonunda istenilen uzunluğa bir düğüm atılır ve fazlası kesilerek kullanılır.
3lü Örgü:
Aynı şekilde üç eşit parça misina hazırlanıp uçları bir araya getirilip düğümlenir, ortada işaret parmağı kalacak şekilde ele geçirilip burulur ve düğümlenerek sabitlenir.
wpe47.jpg (8092 bytes)
wpe48.jpg (4696 bytes)
wpe49.jpg (4655 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Halka bağı:
Halkadan çift veya tek sefer geçirilen misina tersine tur attırılarak, terse tur atmış parça ve ana misina etrafına en az 3 kere sarılır ve çekilerek sıkılır, fazlalıkları kesilerek kullanılır.
Bu düğüm kaşıkların, zokaların ve yapay yemlerin bağlanmasında kullanılır
.
wpe4A.jpg (11978 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çiftli fırdöndü bağı:
Sert balıkların, Palamut ve dip çaparisinin şok emici, iki fırdöndü arasına çekilen ana bedenin yardan biraz fazla kalınlıklarında (ana beden 1.40 mm olursa 2x80 olarak kullanılır) çift misinanın fırdöndüye sonlandırılması için atılır
.
wpe4C.jpg (9502 bytes)

Önerilen Yemler

Önerilen Yemler

Canlı Yemler
Her türden sürü balığı
Sübye, kalamar

Ölü Yemler
Tüm olarak kullanılacak her türlü yemliik balık

Tüm sübye ve kalamar


Yapay Yemler
Sübye, kalamar görünümlü, uskumru ve kolyoz taklidi 11 cm üstü sahte yemler

Balık Tutkusu ,mırmır,balık,video,

barbunya balığı






Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 m. ye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12 – 15 cm. den en çok 40 cm. büyür. Suyun ısı şartlarında derinlerden sahile mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan – Haziran arası 15 – 100 000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

PALAMUT TORİK








Karadeniz ve Marmara’nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz’e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara’ya, Çanakkale’ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18 – 20 derece sularda 400 000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre;

0 – 10 cm. Vanoz – Gaco
10 – 25 cm. Çingene Palamudu
30 – 35 cm. Palamut
40 – 45 cm. Kestane Palamudu
50 – 55 cm. Zindandelen
55 – 60 cm. Torik
60 – 65 cm. Sivri
65 – 70 cm. Altıparmak
70 cm. ve üstü Peçuta olarak adlandırılır.

mercan balığı,Balık Ağırlığı ,Takım türü,

İğne*OltaBedenKöstekMercan, Kırma mercan, Mandagöz mercan, Mırmır, Bantlı mercan1 kiloya kadarHafif040- 045035-040025-0303-11-3 kilo Orta 050-060045- 050035-0401/0-3/03 kilo ve üzeriAğır 070-080050-060045-0502/0-4/0Fangri2 kiloya kadarHafif045-050040-045035-0401-2/02-4 kilo Orta 070-080060045- 0501/0-3/04 kilo ve üzeri Ağır 080-100060-070050-0604/0-5/0 Trança3 kiloya kadarOrta 070-080060045-0501/0-3/03-6 kilo Ağır 080-100060-070050-0604 /0-5/06 kilo ve üstüÇok ağır100-120070-080050-0605/0-8/0

* İğneler sert damaklı, kuvvetli çeneli balıklara kullanılan cinsten kısa saplı, kalın telli, tercihen çapraz, keskin ve çelik olmalıdır.

Yukarıdaki tabloda verilen takım kalınlıkları ve iğne boyları genel amaçlı kullanımlarda tavsiye edilmektedir, standart değildir. Balık avında, her zaman ve hep aynı yerde tıkır tıkır çalışan sistemler bakarsınız bir gün çalışmıyor, standarda uyup beklersek herşey uygun olsa bile boş dönmek kaçınılmazdır. Ustalık, olaylar standardın dışına çıktığında yeni durumu sezip ona göre tedbir almaktır, aslında ustalık sadece olaylar standardın dışına çıktığında gerekir. Unutmadan: Balık avında olaylar sık sık standardın dışına çıkar. Yukarıdaki tabloyu göz önüne alarak, değişen şartlarda avlanmaya hazır olacak takımları hazırlamak da sizin ustalığınıza kalmış.
Mercan avı sırasında sık sık iğnelerin kösteğe bağlandığı düğümler kontrol edilmelidir. İğne kısa saplı olduğundan yemi derince yutmuş balıkların dişleri arasına düşen düğümler ilk anda kesilmese bile gittikçe yıpranır ve iri bir balıkta kesilerek balığı kaçırır. Aşınmış düğümler yenilenmelidir.
Burada ve karagöz bahsinde anlatılan takımlar sadece bu balığın avında değil bu balıklarla aynı sularda bulunan çipura, sinarit, ispari, sarıgöz, kupes, melanur, hani gibi balıklar için de geçerlidir.
Mercan için kullanılan yemlere gelince. Karides, tercihen çalı karidesi sevdiği yemlerdendir, özellikle trança için iri çalı karidesi canlı veya ölü bütün oldukça geçerlidir. Bundan başka kalamar parçaları, sübye eti, sülünez, akyem (sardalya, istavrit, izmarit, sarıgöz, ispari), çağanoz, midyedir. Bazen deniz hıyarı parçaları da herşey yiyici mercan için yem olarak çalışır. Balığın beslendiği merada en çaok yediği en verimli yemi belirler yine de, karides, sübye, kalamar ve akyemler daha çok ilgi görür.
a. Köstekli sarkıtmalar

Mercan avında an çok kullanılan takımlardandır. Genelde klasik üç köstekli gibi hazırlansa da zaman zaman dört köstek de bağlanır. Takım kalınlakları ve iğneyi meradaki balık boyu belirleyecektir ama genelde bu takımlar daha çok hafif ve orta sınıftan hazırlanır. Zaman zaman tüm kösteklerin dolu olarak çekildiği düşünülürse her kösteğe asılmış 2-3 kiloluk balıkları bir anda almanın zorluğu hatta imkansızlığı daha iyi anlaşılır. Daha çok hedeflenen balıklar mercan, mırmır, mandagöz mercan, kırma mercan, ufak boyda fangri, trança ve diğer taş balıklarıdır. Köstek boyları 15-25 santim. İskandil derinliğe göre 150-200 gramı geçmez. İstenirse takıma kolçak da ilave edilebilir. Av yöntemi sandaldandır. Avlanılacak meraya gelince en iyisi ilk olarak demir atmadan sandalı alargaya bırakıp takımı indirmektir. Buradan anlıyoruz ki köstekli sarkıtmalar akıntısız sakin sularda kullanılır. Derinlik 40-200 metreye kadar olabilir. İndirilen takım dibe değdikten sonra, iskandili yerden kesmeden gergince apiko tutulur. Mercan, karagöz gibi önce yemi yoklar sonra yer, o nedenle ilk dokunuşta acele etmemeli yutması beklenmeli sonra hafifçe çalınmalıdır. Mercan avı derin sularda olduğundan ilk balık yakalandığında hemen çekmeyin diğer iğnelerin de dolmasını bekleyin. İlk yakalanan balık kolay kolay kurtulamaz ve takımı karıştıracak kadar hareket de etmez. Bu arada sandal demirli olmadığından hafif de olsa gezinecektir. Bu gezinme sırasında dikkat edip kerterizi takip etmek gerekir. Bu arada oldukça verimli bir yer bulunursa buraya dönüp demir atılabilir. Tonoz gerekmez ama demiri atarken de balığın ürkütmemek gerekeceğinden eğer demiri meradan uzağa atıp hafif de olsa akıntı ile demire kaloma verip mera üzerine gelme şansı yoksa, o takdirde tekneyi tonoza alıp tonoz ipleri üzerinde gezinerek mera üzerine düşmeye çalışılmalıdır. Yine de bu işlemler oldukça zaman alacağından ve 100-200 metre derinlere de demir atılamayacağından en iyisi sandal meradan uzaklaştıkça motor veya kürekle tekrar meraya dönerek ava devam etmektir.
Mercan avında kullanılan sarkıtmalarda zaman zaman köstekler bedenden açık duracak şekilde bağlanırlar. Olta çeşitleri ve uygulamaları bölümünde sarkıtmalar anlatılırken kösteği bedenden açmaya yarayan bazı uygulamalar anlatılmıştır, ancak özellikle yabancı amatör daha değişik yöntemler uygulamaktadır. Ben ilk olarak bu yöntemi mercan için yapılmış bir takımda gördüğüm ve takım bana mercan takımı olarak tanıtıldığından bu yöntemleri mercan bahsinde açıklıyorum; ama bu sadece alışkanlıktan ibaret bu yöntemler mercandan, minekopa, sinarite tüm sarkıtma uygulamalarında uygulanabilir.

Yukarıdaki uygulama daha çok yabancı amatörlerce kullanılan benim ilk gördüğüm mercan takımı diye anlattığım takımdır. Burada beden tel örme veya çelik ip şeklinde olabilir. Telden örülerek yapılmış köstekler bedene sıkıştırma bilezikleri ile tutturulmuştur. Tel kösteklerin ucunda ufak birer kasa bırakılmıştır. İğnenin bağlandığı misina kösteklerin ucuna da birer kasa yapılarak iki köstek, kasaların birbiri içinden geçirilmesi ile bağlanabilir. Bunu avantajı gerektiğinde iğneli misina kösteğin kolaylıkla değiştirilebilmesidir. Tel köstekler zamanla, özellikle iri balıklara denk gelindiğinde, eğilerek takımı kullanılmaz hale getirebilir. Bu açıdan pahalı bir takımdır denilebilir.

 

 

Yukarıdaki örnek daha basit ve ucuzdur. L şeklinde bükülmüş telin kısa ucunun başında ve sonunda bedenin içinden geçeceği halkalar yapılır. Beden halkaların içinden geçirildikten sonra alttan ve üstten birer küçük boncuk koyulur, olta tarafına boncuğun hemen üstüne bir stoper düğüm atılarak kösteğin yukarı kayması engellenir. Alt tarafa boncuktan sonra stoper düğümü yerine ufak bir fırdöndü bağlamak daha sağlam olur. Bu telin fotoğrafını görmek için yukarıdaki resmi tıklayın. Daha sağlam olsun diye bedeni halkalardan iki kere geçirmeyin, iri bir balık yüklendiğinde beden telin üzerinde sıkışarak kopabilir; tecrübe ile sabit. İğneli kösteğin bağlanması üstteki takımda olduğu gibidir. Bu tel köstek de zamanla eğilerek bozulsa bile 0,3-0,4 mm., çelik telden kendiniz de kıvırarak yapabileceğiniz için pahalı sayılmaz. En ucuz ve Türk amatörlerince en çok bilinen metodlardan biri de örme köstek kullanmaktır. Örülerek köstek yapılacak misina önceden bir ucu sabitlenip çekilerek düzeltilmelidir ki köstek düzgün dursun. Örme kösteğin resimlerini görmek ve yapılışını okumak için resmi tıklayın. Örülüp hazırlanan kösteğin kasasız tarafına beden ile kazık bağı ve peşinden bir kaç yarım kazık bağı atılar; bu şekilde beden üzerine tutturulmuş olan sarma kösteğin kasalı tarafına da iğneli köstek aynı diğer uygulamalarda olduğu gibi kasaların iç içe geçirilmesi ile tutturulur. İstenirse kösteği bedene bağlayan kazık bağları üzerine bir kaç damla süper yapıştırıcı sürülerek düğüm sağlamlaştırılır. Sarkıtmalar istenirse makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenir. Bu durumda kamış 2,5-2,7 metre boyunda 40-80 gıram testli, makina 040 veya 050 misinadan 200 metre alacak kapasitede olmalıdır. Yani aslında geniş sarma kapasiteli bir makina gerekir.

b. Derin su yeldirmeleri

Akıntılı sularda, demirlenmiş sandaldan 20-30 kulak derinliklerde uygulanan yöntemdir. Hedeflenen balık genelde iri balıktır. Özellikle geceleri bu takımlarla çok iri balıklar alınır. Yalnız gece mercan avında çok sessiz olunmalı, ışık yakılmamalı, sandal içinde gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır. Bunlara dikkat edilmez ise temkinli ve kurnaz bir balık olan mercan ses ve ışıktan ürkerek oltaya vurmaz. Yeldirmenin nasıl kullanılacağı karşılaşılacak zorluklar, problemler karagöz bahsinde genişce anlatıldığından burada aynı şeyleri tekrarlamıyoruz isteyen o sayfalardan bakıp görebilir. Buradaki tek fark mercanın daha derin sularda olması bu nedenle de yeldirmenin derin su yeldirmeleri sınıfından sayılmasıdır. Levrek konusunda bahsettiğim halde özellikle derin su yeldirmelerinin kullanımında yapılan büyük bir hatadan tekrar bahsetmek istiyorum. Bu hata sık sık yapıldığından ve balığın kaybından başka amatörün yaralanmasına dahi neden olacağından dikkat gerektirir.
Derin su yeldirmesina balık vurduğunda, ki bu genelde büyük bir balıktır, mesela diyelim ki trança veya fangri olta elde balık bekleyen amatörün elindeki oltayı sertçe aldı götürdü ve mücadele başladı. Bu mücadele bazen uzun sürebilir. Uzun sürenin sonunda oltayı toplayan amatör iskandil ele gelince onu da sandalın içine atıverir (mesela ben çok yaparım), İşte HATA. O kadar mücadele edilip yorulan sonunda çevrilip su üstüne çekilen balık, tüm dikkatini kendini o kadar uğraştıran balığı görmeğe yöneltmiş amatörün bedeni toplaması ile sandala yanaşır ve sandalı gördüğünde genelde ilk tepkisi aniden baş isteyip fişeklemek olur. Balık iri ise bu tepki çok serttir ve direnilip kaloma vermeden beden tutulacak olursa diyelimki eliniz kesilmez ama balık kopan takımladan kurtulur kaçar. Kaloma vermek gerek; büyük balık en az 4-5 kulaç kaloma aldıktan sonra direnilenerek yavaşça çevrilebilir. Burada bir sorun var kaloma verelim de iskandil nerede? Sandalın içinde belki de farş tahtalarının arasına sıkışmış yada fişekleyen balığın hızı ile fırlamış size çarpmak üzere. Bu darbeden yaralanmak mümkündür. İskandil bir yerlere sıkıştı ise bu defa takım gerilecek ve kopacaktır balığa veda, bu arada gerilen misina bir yerlerinizi de kesebilir. İşte bunlara meydan vermemek için derin su yeldirmesinin ağır iskandili ele geldiğinde gerektiğinde kendi kendine suya düşecek bir yere konmalı, bu yer de avdan önce hazırlanmalıdır. Bu yapılamadı ise iskandil gereğinde çabucak suya geri atılabilecek şekilde el altında bir yere bırakılmalıdır.

Mercan için düzenlenen derin su yeldirmelerinde yukarıdaki gibi mavrukalı takımlar da düzenlenebilir. Bu takımın da kullanımı karagöz sayfasında genişçe anlatıldığından burada tekrarlamıyoruz. İkinci iğne mavrukadan önce olabileceği gibi mavrukadan sonra diğer köstekten bir köstek boyu geride kalacak şekilde de monte edilebilir ve öyle olması daha verimli olabilir. Bu takıma bir de kolçak ilave etmekte yarar vardır.
Yeldirmeler el oltası olarak düzenlenmeli ve kullanılmalıdır makinalı kamışlı takım olarak kullanım ve kontrol zorluğu nedeni ile pek düzenlenmez.
c. Paraketeler**
Paraketeler de büyük balıklar, özellikle trança hedeflendiğinde kullanılır. Derin su paraketelerinin hazırlanması, serilmesi gibi bilgiler sinarit sayfalarında genişçe verilmektedir. Burada tekrarlamıyoruz, yalnız bu iki parakete arasında elbette farklar olacaktır. Birinci fark iğnelerdir, sinarit paraketesinde genelde canlı yem kullanıldığından iğneler nispeten daha ince ve uzun saplıdır. Mercan paraketesi için ise daha kısa saplı iğnelerle donatılır. Bunula birlikte sinarit için atılan paraketeler trança, trança için atılan paraketelere de sık sık sinarit çıkmaktadır. Zaten parakete tek bir balık hedeflenip hazırlanmaz ve tek bir tip balık için de yemlenip serilmez. Ne çıkarsa bahtınadır, yeter ki doğru zamanda doğru yere atılsın. Mercan paraketesinin yemleri iri karides, sübye veya kalamar eti parçaları, çağanoz veya akyemdir ki bunlar pek çak başka balığın da ilgisini çeker.
**Dikkat amatör balık avcılığı sirkülerine göre parakete amatör balık avcılığı takımı sayılmamaktadır. Buna burada yorum yapmıyoruz…
Ağ ile avcılığı pek olmaz nadiren kıyılara sokulan bazıları başka balıklara bırakılan fanyalı ağlara çıkar.

Mercan balıkları tüm dünyada bilinen balıklardandır. Lezzetli etleri ile de tüketici sofrasında taze, kurutulmuş, tuzlanmış ve konserve olarak yerlerinin alırlar. Ekonomik değerleri türlere göre değişmekle beraber genelde yüksektir.

MERCAN OLTASI NASIL OLMALI?
Mercan oltası 0.35 misinadan, üç köstek artı bir hırsız, dört köstekli olmalıdır, ben hırsız olta bağlamaya müsait iki tarafı delik 75 gr kurşun kullanmaktayım, mercan dip balığı olduğu için benim tercihim takımın 50 cm de sınırlandırılmasıdır, bir köstek kurşunun boyunu geçmeyecek kadar yaklaşık 7-8 cm alt delikte bir köstek yine kurşunun boyunu geçmeyecek kadar üst delikte, 15 cm kadar üste bir köstek uzunluğu 10 cm civarı, onunda 15 cm üzerine dördüncü köstek uzunluğu 10 cm civarı, onun 25 cm kadar üstüne de kopcali bir fırdöndü, fırdöndüden sonra 0.40 misina hava sert ise misinanın toplandığında karışmasının azalması veya karışıklıkların daha kolay çözülmesi için 0.45-0.50 misina, mercan dip balığı olduğu için bu benim tercihim,
Kopcali firdondu gerektiginde kalamar rapalasının takılmasi icin ben ce şart, yukarıya balığı çekerken birden bir ağırlık hissederseniz veya gelen balığın ensesinde diş izi var ise civarda mutlaka kalamar vardır ve hemen bu fırdöndüye bir kalamarrapalası takarak normal mercan avına devam edin. Diğer arkadaşlarım; hırsızdaki birinci kösteği 25cm civarı yapıyorlar ve kurşunda iki köstek değil bir köstek kullanıyorlar, ikinci köstek kurşunun bağlandığı yerde değil de onun 25-30 cm üstüne, uzunluğu 25 cm civarı, üçüncü köstek onun 25-30 cm üstüne uzunluğu 25 cm civarı ve dördüncü köstek için 25-30 cm mesafe ve 25 cm civarı uzunluk, altı kösteğe kadar çıkabilirsiniz. Ayrıca hatırlatmadan geçemeyeceğim, bu işin ustaları sadece bir veya iki köstek kullanıyorlar,
Kupes, izmarit, kırma mercan gibi ince balıkların çok olduğu zamanlarda ikili köstek daha kullanışlıdır, hırsız iğne genelde dipte yatar durduğundan dip balığı tabir ettiğimiz mercan, karagöz ve çipura türü balığı avlamaya yarar, takımınızın köstek ve iğnelerini her av günü yenilemelisiniz, bir iğne 15 balık tuttu ise o körelmeye başlamıştır bile, vuruş alırsınız ama iğne damağa zor geçer, köstekler dönerek gelen hanoz (Hani) ve izmarit gibi balıklar sayesinde gam yapar ve bedene dolanır bunların her av gününde yenilenmesi lazımdır, şimdilerde çıkan flarokarbon ve akıllı misinalar bu dolaşma ve gamı en aza indirmiştir.
Florakarbon misinaların beden için kullanılmasını pahalı, görünmezlik özelliği olduğu için kösteklerde kullanılmasını uygun, bulmaktayım.

NASIL AVLANMALI Oltaların ucu dışarıda kalacak şekilde yemler takılmalı ve takım dibe indirilmeli, takım kurşunun ağırlığı hissedilecek şekilde, kurşun dibe deydi deymedi durumunda kalmalı, mercan genelde küt diye vurur, bazen de yeme yavaş dokunuşlar verir, ben her vuruş hissettiğinde takımı hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç kadar yukarı çekerim, vuruşların hafif olduğu durumlarda ise hislerime göre ikinci veya üçüncü vuruşta yine hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç yukarı çekerim, amaç iri mercan daha doğrusu teknedeki en iri mercanı çekmektir, Mercan gelirken başı ile oltaya vurur küt, küt vuruşu hissedersiniz, ara ara yukarıya hamle eder ve tekrar kurtulmak için küt diye vuruşunu alırsınız Mercan fırtına öncesi ve sonrası karnını doyurmak için deli gibi oltaya saldırır desem yeridir, Fırtına öncesi ve sonrasını düşünmez isek 2-4 kuvvetindeki havalar ile puslu, kapalı, cisintili havalar balık avı için idealdir, ben her mevsim Poyraz (Kuzeyden) havayı Lodos (Güneyden) havaya tercih ederim. Poyraz fırtınası (öncesi) alımı ve Lodos fırtınası (sonrası) kalımlarında daha iyi balık avı olur. Balık olmadığında, başka avlakları deneriz ama bir yerde olmuyor ise öbür yerde de olmuyor, diğer arkadaşlar ile haberleşiriz, balık var mı? Vuruyor mu? Onlardan da genelde aynı cevap gelir yok, aslında sormaya da pek gerek yoktur, bakarsınız denizin üzerinde hep tekneler hareket halindedir, yer değiştiriyorlardır, bu balığın keyifsiz olduğuna ve oltaya atlamadığına işarettir. Bir gün önce veya gün içinde Ege denizinde deprem olmuşsa balık etkileniyor, Bazen dipte bulunan harami tabir edeceğim, mıngırı, müren ile büyük balıklar ve bazen de iri kalamarlar balıkların kısa süreli dağılmalarına sebebiyet vermektedir, bu sırada çevredeki teknelerin avlanmaya devam ettiklerini fark edersiniz.

mercan balığı nasıl avlanır,


Kırmızı-pembemsi rengi, zor avcılığı ve buna değecek lezzetli eti ile mercan amatör balıkçıların aradığı, peşinde olduğu balıklardandır. Sıcak ve ılıman iklim balığı olan mercanın yurdumuz sularında 6 ayrı türü daha bulunur. Çoğu zaman da türler birbiri ile karıştırılıp balıklar yanlış isimlerle tanınmakta ve tanıtılmaktadır. Biz burada ilk olarak tüm aileye adını veren en çok bilinen yanda resmi olan asıl mercan balığını (Pagellus erythrinus) tanıtıp altta da diğer türlerini tanımaya çalışacağız.
Türkçe’de küçüklerine litrin veya litrinoz; 100 gramdan ufaklara da mangır denir. Mercan balığı yabancı yayınlarda comman pandora, king of the breams (İng.), pagel (Fra.), breca (İsp.), pandora (ABD), litrini (Yun.), krasny pagel (Rus.) isimleri ile bulunabilir. Vücudu yanlardan basık elipse yakın şekildedir, yüksek sırt profili elips şekli biraz bozar ama balığa mükemmel bir manevra yeteneği kazandırır. Kafası iridir, gözleri vücuduna oranla iricedir, burnu oldukça uzundur. Ağzı büyük sayılmaz ama çeneleri karagözde olduğu gibi çok güçlüdür. Tüm mercanların dişleri önde kesici, arkada azılar olmak üzere güçlü ve sağlamdır. Midyeleri, küçük kabukluları kolayca kırarak yer. Sırt yüzgeci tektir; enseden kuyruğa kadar uzanır, ön tarafında sert dikenler vardır, arka kısmı yumuşaktır. Kuyruk ve yanal yüzgeçleri de vücuduna göre oldukça gelişmiştir. Karın ve anal yüzgeçleri diğer yüzgeçleri kadar güçlü değildir. Rengi sırtta parlak kırmızı-pembe yanlarda giderek açılır karnı beyazdır. Balık sudan çıkartıldıktan sonra bu güzel renkler ne yazık ki solar. Vucudunda bantlar veya çizgiler yoktur. Pulları iridir vücuduna iyice bağlıdır yine de kazınması gerekir. Yüzme kesesi vardır. Herşey yiyicidir bununla birlikte küçük balıklar, yumuşakçalar, eklembacaklılar başlıca gıdasını oluşturur. Yerel balıklardandır göç yapmaz. Üremeleri Nisan ayından itibaren yaz boyunca nispeten sığ ve sert tabanlı bölgelerde sürer, bazen Eylül ayında da yumurta döktüğü olur. Mercan balıklarının ortalama ömürleri 15 yıl kadar tahmin edilmektedir. Hemen hemen tüm mercan balıkları hermafrodit özellik gösterirler, yani hem dişi hem de erkeklik özellikleri bulunur. Bazı dişiler üç yaşından sonra (17-20 santim boya gelince) cinsiyet değiştirerek erkek olurlar. Mercan balığı 60 santim boy ve 3,5 kilo ağırlığa kadar büyüyebilir; altta tanıtılan akrabaları daha da büyük olabilirler. Sıcak ılıman iklimi severler ve bu tür iklime sahip denizlerde yaşarlar, Yurdumuz denizlerinden başka Atlantik okyanusunun her iki yakasındaki ılıman iklimli bölgelerde bulunur.
Şimdi altta mercan balığının yurdumuz sularındaki yakın akrabalarına göz atalım.

Fangri (Pagrus pagrus)

 

İri bir mercan türüdür. Türkçe mercan, fangri isimleri ile tanınır bazen yanlışlıkla kırma mercan da denir ama kırma mercan başka balıktır. Yabancı kaynaklar couch’s seabream (İng.), pagre, pargo (İsp.), pagro (İtl.), red porgy (ABD), phangri mertzani (Yun.) isimleri ile tanıtır. Yurdumuzda da iyi bilinir ve tanınır. Özellikle Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de çok azdır. Vücudu mercanı andırsa da sırt profili daha yüksektir, kafa iri, burun uzundur ağzı mercanınki gibi küçük fakat çeneleri güçlüdür. Gözler büyükçedir. Vücudu iri pullarla kaplıdır. Tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci siyah-gri uçları beyazdır. Rengi mercanı andırır sırt tarafındaki pullarda sarımsı lekeler bulunur, bu lekeler sanki sırtından aşağı uzananan sarı bantlar varmış izlenimi verir. Başlıca gıdaları yumuşakçalar, eklembacaklılar, kafadanbacaklılar, küçük balıklar ve bitkiler oluşturur. Kayalık, kırmalık, kumlu diplerde, mağaralık yerlerde 250 metreye kadar derinliklerde bulunur bununla birlikte 150-60 metre derinliklerde de sık rastlanır ve avlanır. Genç fangrilere yosunlu diplerde daha sığlıklarda da rastlanır. 90 santim boya 7,5 kiloya kadar büyürler. Genel hayat hikayesi mercan ile aynıdır. Sayıca az ve avcılığı nadir olduğundan ekonomik değeri yöreselden ileri gidemez. Son yıllarda sayısı oldukça azalmıştır.

Kırma Mercan (Pagellus acerna)

Daha ufakça bir mercan türüdür. Türkiye’de kırma mercan veya yabani mercan olarak anılır. Yabancı dillerde axillary seabream (İng., ABD), pageot blanc (Fra.), mousmouli (Yun.), besuc blanc (İsp.) adları ile anılır. Diğer mercan türlerinden farklı olarak vücudu uzuncadır. Pullarla kaplı vücuduna hakim renk soluk pembedir, yüzgeçleri de pembedir. Kafa vücuduna göre normal gözleri büyüktür. Ağzı diğer akrabalarındaki gibi küçük çeneleri kuvvetlidir. Sırt yüzgeci tektir enseden kuyruğa uzanır baş tarafında sert dikenleri vardır. Diğer tüm yüzgeçleri de gayet iyi gelişmiş kuvvetlidir. Çatal kuyruğunun ucu şerit şeklinde siyahtır. Yan yüzgeçlerinin vücuduna bağlandığı noktalarda birer siyah leke bulunur. Vücudunda bant veya şeritler bulunmaz. Herşey yiyicidir yine de başlıca gıdası kurtlar, yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru balıklardır. Kumluk, kayalık, kırmalık, yosunluk zeminlerin üzerinde 40-100 metre derinlerde gezinir. 500 metrelere kadar indiği de olur. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de azdır. Küçük sürüler halinde de rastlanır. 36 santim boya, 2 kilo ağırlığa erişirler. Genel hayat hikayeleri asıl mercana benzer. Ekonomik değeri olan balıklardandır.

Mandagöz mercan (Pagellus bogaraveo)

Kırma mercan kadar olmasa da vucudu uzamıştır. Kırma mercanı andırır. Mandagöz mercan veya lekeli mercan olarak da tanınır. Blackspot seabream (İng.), gunner (ABD), kefalas (Yun.) goraz (İsp.) yabancı kaynaklardaki isimleridir. Yüzgeç yapısı diğer akrabalarındaki gibi oldukça gelişmiştir. Tüm vücudunda ve yüzgeçlerinde pembe renk hakimdir, karnı beyazdır. Kafası normal, gözleri adından da anlaşılacağı gibi büyüktür. Yan yüzgecinin hemen üzerinde siyah bir leke bulunur, bu balığı tanıtıcı bir özelliktir. Genelde diğer mercan balıklarının tüm özelliklerini taşer hayat hikayesi de asıl mercana benzer. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de sayıca azdır. Derin su balığıdır dibi taşlık, kayalık, kumluk, çamurlu ve yosun kaplı yerlerde, yar başlarında 700 metre kadar derinlerde bulunur. Herşey yiyici olmakla beraber en çok kurtlar, yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru balıklarla beslenir. Hermafrodittir 20-30 santim boydan sonra dişilik özellikleri gösterir. 70 santim boya 4 kilo ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler. Ekonomik değeri vardır.

Mırmır (Lithognathus mormyrus)

Mercan balıklarının en çok bilinen türlerinden biridir. Mercan veya çizgili mercan olarak da bilinirse de yaygın ismi mırmır’dır. Yabancı kaynaklarda striped seabream (İng.), marbri (Fra.), murmura (Yun.) gibi isimlerle geçer. Vücudu iri pullarla kaplı, uzunca yanlardan basıktır, kafa büyük gözler iridir. Ağzı tüm türlerde olduğu gibi küçük fakat kuvvetlidir. Sırtı esmerce, yanları daha açık renkli, karnı beyazdır. Sırtından karnına doğru 10-12 adet çizgi iner bu çizgiler karna ulaşmadan biterler. Sırt yüzgeci tek parçadır, tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Genelde gruplar halinde gezinir ve yemlenir, bazen küçük sürüler de oluştururlar. Herşey yiyicidir, daha çok kurtlar, yumuşakçalar ve eklembacaklılarla beslenir. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de bulunur. Farklı dip özelliği gösteren yerlerde mesela kayalık, kumlu, çamurlu, yosun kaplı diplerde bulunabilir. Nispeten daha sığ sularda rastlanabilir, 150 metre derinliklere kadar da inerler. Üremeleri Haziran’dan Ağustos sonuna kadar sürer, hermafrodit’tir. Yurdumuzda 40 santim kadar boya erişebilirken Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik’te 60 santim boya ulabilmektedir. 4 kilo ağırlıkta olabilirler. Eti çok lezzetlidir. Ekonomik değeri olan balıklardandır.

(Bantlı) Çizgili Mercan (Pagrus auriga)

Ülkemizde pek fazla bilinmeyen daha çok Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik kıyılarına özgü türlerden olsa da Akdeniz sahillerimizde rastlamak mümkündür. Mercan, antenli mercan, bantlı mercan isimleri ile bilinir. Redbanded seabram (İng.), murudai (ABD), zapata (İsp.), zonofagri (Yun.) yabancı dillerdeki isimleridir. Vücudunu yukarıdan aşağı saran 5-7 kırmızı bant tanıtıcı özelliklerden biridir. Bant dışında kalan bölgeler beyazdır. Vücudu pullarla kaplı ve yanlardan basıktır. Sırt yüzgecinin üçüncü, dördüncü vebeşinci ışını diğerlerinden oldukça uzundur ki bu da tanıtıcı bir özelliktir. Genelde sert diplerde bulunur, kayalık veya iri kırmalık yerleri sever. Küçükleri kıyılara sokulurken yetişkinler 170-200 metre derinlere inerler. Herşey yiyicidir; yumuşakçaları daha çok sever. Hayat hikayesi diğer mercanlara benzer. 80 santim boya 4 kilo ağırlığa erişebilir. Türkiye de olmasa da dünya pazarında ekonomik değeri vardır.

Trança (Pagrus caeruleostictus)

Mercan ailesinin sularımızdaki en büyük örneğidir. Ege ve Akdeniz’e özgü türdür Marmara ve Karadenizde bulunmaz dense yeridir. Trança, antenli mercan, altınkaş yerel isimleri ile bilinir. Sık sık sinarit bahsinde anlatılan Dentex gibbosus da trança olarak anılır ve bu balık yalancı trança diye tanıtılır. Ben daha fazla bu balığı trança olarak duyduğumdan bu şekilde anlatıyorum. Yabancıların da iyi bildikleri bu balığa bluespotted seabream (İng.), bluepointed porgy, goldenhead porgy (ABD), stiktofagri (Yun.) isimlerini vermişlerdir. Rengi sırt ve yanlarda pembe, karında beyazdır. Vücudunda genelde karnın üst tarafında kalmak kaydı ile sırttan kuyruğa doğru mavi benekler bulunur. Kafası büyük gözleri iridir. Ağzı küçük, çeneleri çok kuvvetlidir. Erkeklerin başında bir tümsek bulunur. Yüzgeçleri çok gelişmiştir ve vücudu ile aynı renktedir. Sırt yüzgecinin 3,4 ve 5nci ışınları uzamış balığa antenli mercan denmesine neden olmuştur. Yan yüzgeci büyük ve oyukludur. Göçmen balıktır yaşadığı tüm sularda göçler yapar. Yazları havanın ısınması ile Ege sahillerinde görülürken kışın hava serinleyince güneye Kuzey Afrika kıyılarına sokulur. Üremeleri hariç genelde derin sularda bulunurlar yetişkinlere 200 metre derinlikler de sık rastlanırken gençleri daha sığlıklarda bulunur. Genelde kayalık, taşlık gibi sert zeminli diplerde bulunur. Herşey yiyicidir, eklembacaklıları severek yer bu arada küçük balıklarda menüsünde bulunur. İki yaşında cinsel olgunluğa erişirler, hermafrodittirler. İri balıktır 1 metre ve daha fazla büyür 10 kiloluklarına sık rastlanır. Türkiye sularında 20-25 kiloluklarından da bahsedilmektedir ama ben görmedim, şimdilerde de bu kadar büyük balıkların bulunacağını da sanmıyorum. Eti çok lezzetlidir. Trança şiş Ege’nin meşhur yemeklerindendir, gözü bile lezzetlidir ve emerek yenilmektedir. Sayıca az olduğundan ekonomik değeri ülkemizde daha çok yöreseldir.

NERELERDE BULUNUR

Yukarıdaki tanıtımlardan da görüldüğü gibi mercan balıkları genelde derin su balıklarıdır. Kıyılarda pek rastlanmaz, balıklardan görüntü alarak yer tespit etmek de mümkün değildir. Seneler önce Antalya Kaş’ta 200 metre derinden el kadar mercanları peş peşe çekip livarı pembe pembe doldurduğum günlerin tadı hala damağımda. Bulundukları yerlerin dip karakterleri de çok farklı olabilir. Yosunlu, kumluk, çamurlu diplerden kırmalık, kayalık, dip yamaçları, batıklar gibi pek çok değişik yerlerde mercana rastlanır. Genel olarak kayalık, mağaralık yerler batık çevreleri ve aniden derinleşen dip yamaçlarının üzerinde ve eteklerinde aranmalıdırlar. Göçmen karakterli olan trança (göç etmediği zamanlarda) dahil genelde yaşadıkları bölgeyi terk etmezler bu nedenle mercan yatağı bulundumu kerterizi alınarak tespit edilmelidir; aynı bölgeden devamlı mercan almak mümkündür. Kayalık mağaralık yerlerde mercana rastgelinirse bu bölgelerde gece iri balık alma şansı var demektir, iri balıklar genelde geceleri oltaya gelirler. Bir de eskilerden bir tavsiye “hani balıklarının olduğu yerde mercan olur” derlermiş. Doğrudur. Ancak şunu da hatırlatalım ki ne zaman mercan yakalasam yanında hani de çıkardı az veya çok; ama tersi her zaman doğru olmadı yani her hani yakaladığımda mercan da çıkmadı. Yine de derin sularda hani ile karşılaşırsanız mercana da bakın derim.

AVLAYALIM

Mercan avı yemli takımlarla yapılır. Yemli takımlar aşağıdaki bilinen takımlardır.
a. Köstekli sarkıtmalar
b. Yeldirmeler
c. Paraketeler
Her ne kadar zaman zaman zoka ile mercan avından bahsedilse de zokalı takımlarla avcılık trança hariç diğer türler için pek geçerli değildir. Nedenine gelince; mercanın derin su balığı olduğunu biliyoruz, genelde de 25 metreden az derinliklerde mercana pek rastlanmaz, akıntılı sularda zoka ile bu derinliğe inip karagöz bahsinde anlatılan şekilde yeldirme uygulaması yapmak zokanın inip çıkarken harcayacağı zaman göz önüne alındığında oldukça sıkıcı ve verimsiz bir av ortamı yaratacaktır. Zokayı büyütmek iğneyi de büyütmek olacağından bu defa boş vuruşlarla yem yedirilecek, balık iğneyi almayacaktır. Oysa iri trança için 8/0-9/0 a kadar iğne kullanılabileceğinden zokalı takım kullanılabilir, zaman zaman iri fangriler de zokalı takımla yakalanırlar. Bu yöntemde de zoka genelde sarkıtma türünden kullanılır sadece trança veya iri fangri değil civarda olabilecek orfoz, lahoz gibi balıklarda oltaya gelebilir, bence de zokalı takımla asıl amaçlanan bu balıklar olmalıdır. O nedenle zokalı takımla avcılığı orfoz, lahoz gibi balıklara bırakıyoruz. Ama siz “ben sıkılmam ve vaktim var zoka denemek istiyorum” derseniz karagöz bahsinde anlatılan zokalı takım ve uygulamasını derin sularda deneyebilirsiniz; bu durumda size tavsiyem kıstırmayı biraz ağırlaştırmanız olabilir ama o zamanda oltanın inerken karışmamasına çok dikkat etmek gerekir. Takım kalınlıkları ve için aşağıdaki tablodan yararlanılabilir. Akıntılı derin sukarda mercan avı için en iyi yöntem derin su yeldirmeleridir ki bu konu altta incelenmektedir.
Mercan balıklarının tümünü bir arada tanıdık ve gördük ki boy ve ağırlık yönünden oldukça geniş bir yelpaze ortaya çıkıyor. Mercan avında takımlardan bahsederken her seferinde hangi türe ne kalınlıkta takım, kullanacağımıza bakacağımıza alttaki tabloda bu ayırımları görüp daha sonra da takımları ana hatları ile tanıyabiliriz. Dikkat edilmesi gereken konu karagöz avında olduğu gibi mercan avında da takım kopartmamaktır. Sarkıtma takımlarda bir yere kadar tolerans olsa da yeldirmelerde takım koparsa ve bu geceleyin veya balık daha dipteyken olursa av kesilir. Ne zaman başlar? Mercanlar bile bilemez.

Türkiyede Balık Tutmak İçin En İyi 10 Nokta

Amatör balıkçılık, hobi olmaktan çok bir yaşam biçimi. Kıyıdan oltayla balık avlamanın tadını bir kez alan bir daha zor bırakıyor. İşte bu yüzden yağmur veya soğuk dinlemeden denize olta sallayan insanlar görüyoruz sahil kentlerinde. İstanbul’daki Galata Köprüsü’nün üzeri, amatör balıkçılığın nasıl bir şey olduğunu en iyi anlatan yerdir.

Sabahın ilk ışıklarından akşamın geç saatlerine kadar onlarca amatör balıkçı olur üzerinde. Yaz-kış, sıcak-soğuk, yağmur çamur dinlemezler. Biz de bu hafta konularında uzman jüri üyelerimize, kıyıdan oltayla balık avlamak isteyenlerin, bu işe yeni başlayacakların gidebilecekleri en iyi yerleri sorduk. Tatllı suda ve kıyıdan açıkta tekneden avlanmayı seçim dışı bıraktık. Bunun için ileride belki ayrıca bir seçim yaparız. Bu hafta sadece ilk 10’a girenleri değil, jürinin adını andığı tüm yerlerin listesini de veriyoruz.

EN İYİ 10

1. Galata Köprüsü - İSTANBUL

2. Sarayburnu - İSTANBUL

3. Karaburun Kanlıkaya - İZMİR

4. Faroz Mahallesi - TRABZON

5. Mordoğan İskelesi - İZMİR

6. Gümrük İskelesi - ÇANAKKALE

7. Foça Küçükdeniz - İZMİR

8. Karataş sahili - ADANA

9. Bebek Akıntıburnu - İSTANBUL

10. Kuleli Askeri Lisesi önü - İSTANBUL

GALATA KÖPRÜSÜ

Marmara tarafı daha bereketli

İstanbul’da oltayı eline ilk kez alanlara bile sorsanız, size Galata Köprüsü’nü işaret eder. Öyle ki, yer bulmak bile çok zordur. Özellikle de hafta sonlarında. Sabahın ilk ışıklarında gitmek, rahat ve güzel bir yer kapmak için şarttır. Özellikle Marmara’ya bakan tarafının daha verimli olduğu söylenir. Temmuz - ağustos ayları dışında çinekop, kefal ve istavrit bolca bulunur. Balıkçıların tecrübesine göre 10’lu veya 12’li çapari kullanımı en çok tercih edilen tekniktir. Sarkıtma, şamandıralı, mantarlı olta da kullanılabilir. Köprü üzerinde sandviç ve çay satan seyyar satıcılara rastlamak mümkün.

SARAYBURNU

Fırlatma olta tavsiye edilir

İstanbul’da arkanızı Topkapı Sarayı’na vererek Kız Kulesi’ne karşı balık tutmanın keyfi başka. Sarayburnu sahilinde özellikle akın balıklarına bolca rastlanıyor. Taşlık ve kırmalık balıklar da tutabilirsiniz. İstavrit, çinekop, lüfer, uskumru ve palamut bolca görülüyor. Sahil kayalık olduğundan fırlatma olta kullanmanız en verimli sonucu verecektir.

KARABURUN KANLIKAYA

Yanınıza kumanya alın

Olta balıkçılığı için kış ayları en uygun mevsim. Olta ile Kanlıkaya sahilinden sargoz, çipura, koppez, sarpa en fazla yakalanan balıklar. Kıyıdan kayık ve tekneyle biraz açılabilenler ise fangri, mercan, uskumru ve istavrit yakalama şansına sahip oluyor. Bahar aylarında zokayla kalamar avcılığı da yapılıyor. Yaz aylarında en gözde balık kefal. Kanlıkaya çevresinde tesis olmadığından amatör balıkçıların ihtiyaçlarını yanında götürmesi öneriliyor.

FAROZ MAHALLESİ

Mavruşkil buradan çıkar

Trabzon’un balıkçısı ve futbolcusuyla ünlü Faroz Mahallesi sahilinde istavrit, barbunya, çok az çıkmakla birlikte izmarit, ispariza, geceleri de yörede mavruşkil olarak bilinen ve yurdun başka yerlerinde eşkina olarak adlandırılan balık avlanıyor. İstavrit türü balıklar için kamışlarla atılan birkaç oltalı çapari, kumda gezinen barbunya için ise kurşun altına takılan oltalar kullanılabilir. Sadece gece av veren ve ağırlıkları birkaç kiloyu geçen mavruşkil için daha kalın misina ve büyük olta kullanmak gerekir. Faroz Balıkçı Barınağı’nda bulunan balıkçı kahvesi, kapalı ve açık bölümü ile hizmet veriyor.

MORDOĞAN İSKELESİ

Çorbacı 5.00’te açılıyor

Ege’de, Eski Foça’nın tam karşısındaki Mordoğan’da aralık-şubat arası bolca olmak üzere yaz-kış levrek avlayabilirsiniz. Mayıs-haziranda mırmır ve surpa, yılın her zamanı kefal çıkıyor. Mordoğan’ın merkezinde bulunan iskelenin üstünü ve sahil güvenliğin etrafını arabayla geldiğinizde otopark olarak kullanabilirsiniz. İskele üstündeki lokanta ve kafeteryalardan yiyecek ve içecek temin edebilirsiniz. Sabah 5.00’te açılan, iskeleye çok yakın bir çorbacı da var.

GÜMRÜK İSKELESİ

Balıkların geçiş yolu üzerinde

Marmara Denizi’nin ortalarında bulunan değerli balıkların, Çanakkale kıyılarına gelmesi bu noktada tür açısında zenginlik oluşturuyor. Gümrük İskelesi (Donanma önü) yıl boyu amatör balıkçılara ev sahipliği yapıyor. Tüm yıl boyunca istavrit, izmarit, kocagöz yakalanabilir. Ekim-ocak arasında lüfer ve uskumru çıkıyor. Çanakkale, Karadeniz’den gelen balıkların Ege’ye giderken geçiş yolu. Dolayısıyla eylül-ekim ayları arasında levrek, mart-kasım arasında palamut yakalanabilir. Bu noktaya arabayla rahatlıkla gidebilirsiniz. İskelenin etrafında park yeri bulma sorunu yok. Üzerindeki lokanta ve kafeteryalar sayesinde yiyecek ve içecek temin etmeniz çok kolay.

FOÇA KÜÇÜKDENİZ

Yıl boyu balık var

Ege’nin ünlü tatil beldesi Foça adaları, yarımadaları, korunaklı Büyükdeniz ve Küçükdeniz’i ile her mevsim, her türlü hava koşulunda amatör balıkçıları eli boş bırakmıyor. Küçükdeniz sahili, amatör oltacıların rağbet ettiği bir yer. Sahildeki kafeteryalar keyifli saatler geçirmek isteyenler için sabahın erken saatlerinden geceyarısına kadar hizmet veriyor. Foça’da levrek ve kefal en fazla tutulan balıklar. Ayrıca sardalye ile çipura, karagöz tutmak da mümkün. Küçükdeniz’den kiralayacağınız kayıklarla biraz açığa çıkıp, mercan, çipura, izmarit, kolyoz, istavrit tutabilirsiniz.

KARATAŞ SAHİLİ

Giden boş dönmüyor

Olta balıkçıları, Adana’ya 47 kilometre uzaklıktaki Karataş’ın sahillerine ekimden itibaren akın ediyor. Cemre suya düşünceye kadar süren av sezonunda iskele, barınak, adalar, Harbiş Sitesi kayalıkları ve Atapark bölgesinde olta sallanabilir. En çok levrek, çipura, karagöz, mırmır, kayabalığı, karakulak, kefal, istavrit çıkıyor. Levrek ve lüfer avlamak için oltayı 30-40 metre ileriye fırlatmak gerekiyor. Mercan için dip oltası uygun olur. Sahil kıyısındaki lokantalarda yeme içme imkanı bulunsa da olta balıkçıları, termoslarda sıcak çay ve kahvaltılık getiriyor.

BEBEK AKINTIBURNU

Kışın kroça, yazın zargana

Akıntıburnu İstanbul Boğazı’nın tam dönüş noktası. Boğaz’dan geçen akın balıklarına burada olta sallayanlar kolaylıkla rastlayabilirler. Kroça, tüm yıl boyunca istavrit, eylül-kasım arası lüfer ve çinekop, yaz aylarında ise zargana çıkıyor. Oldukça geniş bir alan olduğu için rahat rahat balık tutmanın keyfine varabiliyorsunuz. Arabayla gelirseniz hemen Akıntıburnu’nun önündeki parka veya Arnavutköy’ün sokaklarına park edebilirsiniz. Sahildeki minibüslerde dürüm yiyip çay içebilirsiniz.

KULELİ ASKERİ LİSESİ ÖNÜ

25 beden olta ideal

İstanbul Boğazı’nın en güzel yerlerinden biri. Anadolu yakasındaki balıkçılar bu noktayı fazlaca tercih ederler. 12 ay boyunca istavrit, iskorpit, ekim-nisan arasında çinekop rahatça avlanabilir. Burası için standart seçim 25 beden 50’lik olta ideal. Bir tarafında Kuleli Askeri Lisesi, balık tutulan yerde ise park alanı var. Etrafta çay, su ve köfte satan seyyar satıcılar var, fakat balıkçılar genelde kendi çaylarını ve yiyeceklerini getiriyorlar.

Jürinin önerdiği diğer avlanma noktaları

Mersin Taşucu, Mordoğan Kumburnu, Trabzon Yat Limanı Mendireği, Trabzon Akçakale Beldesi, Trabzon Yaroz Mevkii, İstanbul Paşabahçe kıyıları, İstanbul Kızkulesi önü, Dalyan İztuzu plajı, İstanbul Aşiyan önü, Eskihisar feribot iskelesinin sağı ve solu, Bodrum Turgutreis belediye limanı iskelesi, İstanbul Şile limanının üst tarafı, İstanbul Yeniköy çakarı, İstanbul Kanlıca koyu, Bozcaada Babakale, İstanbul Tarabya polis lojmanları önü, Mordoğan balıkçı barınağının iç kısmı, Mordoğan körfez mevkii, Karaburun Sarpıncık, Karaburun Badembükü, Kuşadası Milli Parkı önü, Didim Akbük koyu, İzmir Dikili merkez ile Çandarlı arası, Foça Çakmak Koyu, İzmir Narlıdere Sahilevleri önü.
balık avı oyunu, tatlı su balık avı, zıpkınla balık avı , balık avı malzemeleri, sazan avı, yayın avı, balık malzemeleri, yayın balığı , Balık, balık avı, avı, amatör balıkçılık, amatör, balıkçılık, malzemeler, rapala, sırtı, sıyırtma olta, misina, iğne, kurşun, köstek, beden, olta, kamış , Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları, organizasyonlar, ve , zıpkınla balık avcılığı , av teknikleri, deniz ve tatlısu olta balıkçılığı, balık türleri, zıpkınla balık avcılığı, balık yemi , balıkçılık nedir ,balıkçılık resimleri,ülkemizde balıkçılık mesleği, balık türleri, balık , tatlı su balıkçılığı, balık yetiştiriciliği , balıkçılık, fishing, rod, fishing rods, balık oltası, olta , Balıklar, balık resimleri, deniz hayvanları, çok güzel resimler , Balık resimleri, manzara resimleri, doğa resimleri, duvar resimleri, güzel resimler, masaüstü resimleri, ,Amatör olta balıkçılığı, balık türleri, balıkçılık forumları, Kefal, Çipura, Lidaki, Kuzuluk, Ağ , kefal, levrek ve çipura , balık türleri levrek, yılanbalığı, yayın,çipura, levrek, kefal, yılan balığı ,kılıç, kırlangıç, balık avı, amatör, balıkçılık ,balık avı malzemesi satan yerler Olta Malzemeleri, Balıkçı, OLTALAR,DÜĞÜMLER, Deniz Balıkları,