| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Balık Avlamak,yemli,yemsiz,balık avlama,zıpkınla balık avlama teknigi, Amatör Balık Avı,Balık türleri,

balık avı, balık resimleri, balık çeşitleri ve türleri, balık malzemeleri,balığı kıyıdan avlamak,levrek balığı nasıl avlanır , balık, balık avı Seçenekleri, balık Avı Video izle,indir,kaydet,

17 "balıkçı" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"balıkçı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!

sualtı resimleri 1

y1.jpg

03039.JPG

Kıyıdan balık tutmak

Kıyıdan balık tutmak bir çok balıkçının olduğu gibi benimde ilk göz ağrım olmuştur. Tahmin de edilebileceği gibi artık kıyılarımızda eskisi kadar balık kalmamıştır. Fakat hala bir kaç çeşit yöntemle kıyıdan balık avlayabilirsiniz. »Bırakma: Benim fikrimce kıyıda kullanılabilecek en etkili yok bırakmadır. Hepinizin bildiği gibi bırakma küçük canlı bir balığın incitmeden oltaya takılıp yem olarak kullanılmasıdır. Bırakmada çok fazla balık tutamasanız bile tutacağınız balık iri olacağından sizi tatmin edecektir. Kolay gibi gözükmesine rağmen her işte olduğu gibi bırakmanın da püf noktaları vardır. İlk olarak tutacağınız balığın canlı olarak oltaya takmalısınız. Bunun için yanınızda bir kova olması gerekir. Tuttuğunuz balığı (tercihan iskele kıyılarında bulunan ufak karagözler) iğneye takmanın bir kaç usulü vardır. Bazıları kuyruktan ve sırttan taksalar bile ben balığın alt çenesinden takmayı tercih ederim. Çünkü avcı avına her zaman kafasından saldırır. Böylece ilk ısırıkta iğneyle karşılaşır. Fakat iğneyi balığın alt çenesine takarsanız atarken çok dikkatli olmalısınız zira balığın ağzı yırtılabilir. Dahası canlı balığı attığınız yerde çok önem taşır. Attığınız yer mutlaka kumluk olması gerekir. Zira yosunluk yere denk gelirse balık yosunların arasına girer büyük balıklardan saklanır. Tabi bu iş baya zor olabilir özellikle yosunluk bölgelerde. O zaman tek çare denize girip balığı elinizle kumluk yerin ortasına bırakmak olacaktır. Kullanılacak düzenden bahsetmek gerekirse; aşağıda görüldüğü üzere alttaki kurşun (200 g. )ve köstek klipsli fırdödü yardımıyla ana bedene bağlanır. Balığın dibe oturmasını engellemek için iğneye yakın, bir şarap mantarı koyulur. Mantarı parlak bir kağıtla kaplarsanız balığın ürkmesini engelleyebilirsiniz..



Avcılığın yapılacağı zamanda çok önemlidir. Bırakmayı akşam 5 gibi atıp gece yarısı gibi çekmelisiniz. Sakın ola sabaha kadar bekletmeyin. Aksi taktirde balık tutsanız bile yengeçler balığı paramparça edebilir. Son olarak oltanızın başında durmayı düşünmüyorsanız çok iyi saklayın. Çünkü oltayı gören insanlar merak edip çekebiliyorlar. »Kaşık atıp çekme: Bu yöntemi ilk defa Alanya'da Kargı deresininin denize döküldüğü yerde görmüştüm. Kamışlı oltayla bir kaç balıkçı yapma balıkları atıp atıp denize çekiyorlardı. Kovalarına baktığımda 5-6 tane iri levrek gördüğümde gözlerime inanamamıştım.
inanamamıştım. Bu yöntem çok zevkli olmasına rağmen bir o kadar da yorucudur. Saatlerce oltayı atıp çekmek zor iştir. Dikkat edilmesi gereken ise oltayı attığınız yerin kumluk olmasıdır. Eğer yosunluk veya kayalık yerde denemek istiyorsanız kesinlikle kurşun kullanmanızı önermem. Aksi taktirde kaşığınızı denizde bırakabilirsiniz. »Yemli olta: Kıyıda kullanacağınız yem açık denizdekinden farklı olmasada bir kaç farklılık göze çarpar. Bazı kıyı balıkları çupra gibi ekmeği çok sever. Diğerleri karides, sülinez, sardalya'ya bayılır. Kullanabileceğiniz olta düzeni aşağıdaki gibidir.

__________________
Sitede küçükte olsa maddi yarınız olmasını isterseniz google reklamına bi tık yeter.

Yeni icat kıyıdan balonla balık avı Levrerçiler,

Kıyıdan balık avcılığı yapan arakaşlar. Oltalarınızı denize sallayıp beklerken bu sistemen sizin için balıktutar.
Gerekli Malzemler;
Tutacağınız balığa ve yeme göre iğne 6 adet
100 lük misana beden için
60 misana kol için
60 lık misinaya oltalar bağlanır kol uzunluğu bir kulaç
sonra En ucata 5 kulaç boşluk verilip ,bedene sıralanır iğneler arası 3 kulaç .
Oltanız hazır Şimdi.
İğneleri yemleyin oltanın en ucuna irice bir balon şişirip bağlayın.
Bu sistemin çalışması için en can alıcı durumu RÜZGARIN KARADAN DENİZE DOĞRU ESMESİdir. Çünkü balonu bıraktığınızda rüzgar balonu açığa doğru sürükleyecek ve ineleri çekerek açığa götürecer böylece 6 yüzen iğneniz avcı balıkları bekleyecek. Hadi Rasgele.

DÜĞÜMLER

DÜĞÜMLER

 

Balık avında amaca uygun olarak çeişitli düğümler kullanılmaktadır. Burada deniz balıkçılığında temel olarak kullanılan düğümler belirtilmiştir, Unutulmamalıdır ki bir takım atılan düğüm kadar kuvvetlidir.
Fırdöndü düğümü:
Bu düğüm misinanın fırdöndü gözünden geçirildikten sonra, ana bölüm üzerine sarılması ve boş ucun sarımı takiben bir geri halka tur içersinden alınıp sıkılması ile yapılır.
Deniz tipi misinalar test edilirken bu dügümle test edilirler.
wpe1A.jpg (4080 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Standard iğne bağı:
İğne halkalı veya palalı olsun, bu iğne bağlama tarzı değişmez, en sağlam iğne bağlarından biridir. Sapa paralel tutulan misina boş uç yönünden tesine halka yapılıp, halka içersinden misina iğne sapına en az 3 kere sarılır ve boş uç çekilerek sıkılır.
wpe4F.jpg (6120 bytes)
wpe50.jpg (3673 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kocabaş iğne bağı:
Misina bağlanacak yerden, boş uç yaklaşık 5 cm üste gelecek gibi ikiye katlanır ve katlı kısım iğne gözünden gecirilir. İğne içte kalacak şekilde düğüm atılır ve çift kat düğüm ucunun içersinden iğne geçirilerek sıkılır.
Özellikle büyük balık ve taş balıkları yemlilerinde kullanılır.
wpe3A.jpg (8062 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kasa bağı:
En çok çapari başlarında kullanılan bu düğüm gerek beden gerekse iskandil kasaları yapımında kullanılır. İstenilen kasa boyundan biraz daha fazla misina kendi üzerine katlanır, dip tarafından en az 3 kere kendi etrafında çevrilerek düğüm atılır. Sıkarken, bir parmağı kasa içine takarken serbest uç ve ana misinadan eşit olarak sıkmak gerekir.
wpe3C.jpg (6670 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Köstekleme:
Bedenin herhangi bir yerine değişebilir köstek takmak için atılır. Misina halka yapıldıktan sonra kendi etrafında burulur ve burulmuş misinanın orta burumu arasından halkanın tepesi geçirilerek sıkılır,
Bedene yapılacak bu tür kasa, bir ucunda kasa bağı olan hazır kösteklerin kolayca değiştirilebilmesine olanak verir.
wpe5B.jpg (12757 bytes)
wpe5A.jpg (4228 bytes)
wpe3F.jpg (3697 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Örme:
Misinalar sert durmaları, şok emmeleri, yaylanabilmeleri ve ince bedenleri desteklemek için örerek de kullanılırlar. Çok komplike örmelerin yanısıra en çok 2li ve 3lü basit örgüler kullanılır.
2li Örgü:
Misina örülecek ebat kadar ikiye katlanır, kat yerinin başına düğüm atılır, bir elde sabitlenen misina sona kadar burulur ve sonda tekrar düğümlenir. Burma sırasında uçlar birbirinden uzağa çekilerek burmanın misinada yer yapması sağlanır en sonunda istenilen uzunluğa bir düğüm atılır ve fazlası kesilerek kullanılır.
3lü Örgü:
Aynı şekilde üç eşit parça misina hazırlanıp uçları bir araya getirilip düğümlenir, ortada işaret parmağı kalacak şekilde ele geçirilip burulur ve düğümlenerek sabitlenir.
wpe47.jpg (8092 bytes)
wpe48.jpg (4696 bytes)
wpe49.jpg (4655 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Halka bağı:
Halkadan çift veya tek sefer geçirilen misina tersine tur attırılarak, terse tur atmış parça ve ana misina etrafına en az 3 kere sarılır ve çekilerek sıkılır, fazlalıkları kesilerek kullanılır.
Bu düğüm kaşıkların, zokaların ve yapay yemlerin bağlanmasında kullanılır
.
wpe4A.jpg (11978 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çiftli fırdöndü bağı:
Sert balıkların, Palamut ve dip çaparisinin şok emici, iki fırdöndü arasına çekilen ana bedenin yardan biraz fazla kalınlıklarında (ana beden 1.40 mm olursa 2x80 olarak kullanılır) çift misinanın fırdöndüye sonlandırılması için atılır
.
wpe4C.jpg (9502 bytes)

Yemsiz Balık Avı çapari yapımı ve balık avlamak.


ÇAPARİ YAPIMI

Misina köstek yapılmak üzere belirli uzunluklarda kesilir. Kesilen parçaların her iki ucuna düğüm atılır. Uçları düğümlenmiş bu parçaların bir ucuna iğne, kırmızı veya bordo renkli ibrişimle 3 defa ilmek yapılarak bağlanır ve bu iğne ile bağlanmış kösteğe de bir parça veya tutam tüy parçası aynı ibrişimin devamı ile eklenerek, 5-6 defa ibrişim kendi üzerine ilmek yapılarak boş ucu çekilmek sureti ile düğümsüz bağlanarak ve artık kısımlar ufak bir makas ile temizlenerek köstek tamamlanmış olur.
Bedene donatılacak köstek sayısına bağlı olarak (köstek sayısı x köstek uzunluğu + kasa ve fırdöndü payı) bir miktar misina hazırlanır.
İlk önce bu misinanın bir ucuna iskandil takılmak üzere bir kasa yapılır. Kasa, beden ucunu 8-10 cm uzunluğunda çift kat yapılarak, düğümlemek ve en uç kısmını da bir arada tutmak üzere (iskandil gözünden kolay geçsin diye) tekrar düğümlenmesi ile yapılır. Kasa yapılan ucu sabit bir yere takılır ve bedene ardı sıra düğümler yapılarak köstekler bu düğümlerin arasına teker teker dizilir. Torik, Palamut, dip çaparisinde köstekler bedene, bedenin düğüm yapılması ile değil, kösteğin bedene kazık bağı ile bağlanması sonucu donatılır.
Bedene dizilen kösteklerin birbirlerinden açıklıkları yaklaşık bir köstek boyunda olur. Çaparinin donatılması bitince bedenin ucu düğümlenir ve istif edilir.
İstif etme, kösteklerin sol elin işaret ve orta parmağı arasında sıkıştırılıp bir araya getirilmesi ve köstekler arasındaki beden kısmının ufak bir kangal yapılması şeklinde olur.
Toplanan çapari bir defterin arasında saklanır. Çapari açıkta kaldığında iğneleri her yere takılacağından kolayca dolaşır.

wpe14.jpg (76608 bytes)
kullanmaya hazır bir Uskumru çaparisi
İstavrit çaparisi:

İstavrit çaparisinin tipi mevsime, balığın dipte, kanalda veya su seviyesine yakın bulunduğu zamanlarda, az veya çok olduğu hallerde; inceliği, kalınlığı , köstek boyları, iğne tipleri olarak değişiklikler gösterir.
Kışın kullanılacak çapari; İstavrit derin sularda veya kanalda olup bol bulunduğu zamanlarda kullanılacak çaparinin beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler ise 0.35mm misinadan olmalıdır. Köstekler tercihan kısa yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 12cm kadardır. Kış çaparisinde iğne beyaz, kalaylı, düz 4-5 numaradır. Kösteklerin birbirinden açıklığı iğne boyu dahil olduğu halde bir köstek boyu kadardır. İğneye beyaz ve tekir tüy karışık olarak kullanılır köstek adedi 10-25 arası değişebilir.
İstavrit su seviyesine yakın, bol ve/veya başka balıklarla karışık (Çinakop, kolyoz veya uskumru) bulunduğu zamanlarda da bu tip çapari kullanılabilir.
İstavrit az olduğu zamanlarda daha ince takım kullanmak gerekir. Böyle zamanlarda beden 0.10-0.20mm, köstek de en fazla 0.25mm olmalıdır. Köstekler biraz daha uzun tutularak iğne boyu hariç 15-17 cm olur. İğne siyah sinek iğnesi veya beyaz 4-5 numara iğnedir. Köstekler 15-25 adet olarak donatılır. Tüyler beyaz renkte olursa çapari daha avcı olur.
Yaz çaparisi ise, beden 0.25mm misinadan, köstekler de 0.20-0.25mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 12-13cm dir. İğne 6 numara siyah sinek veya beyaz kalaylı veya krom iğnedir. İğnelere daima beyaz tüy takılır. Köstek adedi 5-25 adet arası olabilir.

wpe16.jpg (91562 bytes)
Uskumru çaparisi:
Beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler de 0.25-0.30mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu iğne boyu hariç 13-15cm dir. 2-3 numara beyaz kalaylı iğne kullanılır. İğnelere daima pas rengi kırçıllı hindi tüyü takılır. Köstek adedi 5-25 adet arası olabilir,
wpe18.jpg (141638 bytes)
Kolyoz çaparisi:
Kolyoz uskumruya nazaran daha hırçın bir balık olduğundan (keçi, koyun farkı gibi) çaparisi de uskumru çaparisinden biraz daha kalın tutulur. Beden 0.35-0.40mm misinadan, köstekler ise 0.30-0.35mm misinadan yapılır. İğnesi beyaz kalaylı 3 numaradır. Tüy beyaz veya kırçıllı olmalıdır. Çapari donatılırken, bir kırçıllı, bir beyaz donatılırsa daha avcı olur.
wpe1B.jpg (39283 bytes)
Çinakop çaparisi:

Çinakop derin sularda veya kanalda olduğu zamanlarda kullanılacak çaparinin beden kalınlığı 0.30-0.35mm misinadan, köstekler ise 0.35mm misinadan olmalıdır. Köstekler tercihan kısa yapılır. Uzunluğu iğne boyu hariç 12cm kadardır. İğne numarası beyaz, kalaylı, düz 4-5 numaradır. Kösteklerin birbirinden açıklığı iğne boyu dahil olduğu halde bir köstek boyu kadardır. İğneye beyaz ve tekir tüy karışık olarak kullanılır köstek adedi 10-25 arası değişebilir.
Çinakop su seviyesine yakın bulunduğu zamanlarda da bu tip çapari kullanılabilir.
Çinakopun az olduğu zamanlarda daha ince ve uzun köstekli takım kullanmak gerekir. Böyle zamanlarda beden 0.25-0.30mm, köstek de en fazla 0.25mm olmalıdır. Köstekler biraz daha uzun tutularak iğne boyu hariç 20 cm olur. İğne beyaz 4-5 numara iğnedir. Köstekler 15-25 adet olarak donatılır. Tüyler sarımsı horoz boyun tüyleri olursa çapari daha avcı olur.

wpe19.jpg (140491 bytes)
Palamut çaparisi:

Palamutlar vonoz (yavru-çingene palamutu) halinde iken çaparinin bedeni 0.70-0.80mm misinadan yapılır. Köstekler 0.40-0.45mm misinadır. Köstekler iğne boyu hariç 25cm olmalıdır. Balık lava (çok bol) olduğu zamanlarda kolaylık için 15cm kısa köstek kullanılır. İğneler 9-10 numara beyaz kalaylı iğnedir. İğnelere beyaz martı tüyü veya kırmızı horoz boyun tüyleri bağlanır. Köstekler bedene kazık bağı ile bağlanır. Bedene dizilen kösteklerin açıklığı, bir köstek boyundan iğne boyu dahil 2-3cm daha uzundur. Köstekler en az 25 en çok 100 adet olarak donatılır.
Palamutlar normal hale gelince çapariyi daha sağlam bir hale getirmek lazımdır. Bunun için beden 0.80-.1.00mm misinadan yapılır. Köstekler 0.50mm misinadan yapılır, İğne beyaz kalaylı 8 numara iğnedir. Tüyleri martı, kaz, kırmızı-beyaz horoz boyun tüyüdür. Köstekler bedene iğne dahil bir köstek boyu aralıklarla donatılırlar. Köstekler en az 25 en çok 75 adet olarak donatılırlar.

Torik çaparisi:
Torik çaparisinin bedeni 1.00-1.20mm misinadan köstekleri de 0.80-0.90mm misinadan yapılır. Köstek boyları iğne hariç 25cm uzunluğunda ve uçları çift düğümlü olur. Torik çaparisinin iğneleri 5 -6 numara beyaz kalaylı iğnedir. Tüyler tecihan kızıl kaz veya kırmızı horoz tüyünden olmalıdır. Köstekler donatılırken birbirlerinden açıklıkları köstek boyundan (iğne dahil) 8-10cm daha fazla olmalıdır. Köstekler bedene çift kazık bağı ile tespit edilirler. Köstekler en az 25 en çok 50 adet olarak donatılır.
wpe1A.jpg (65878 bytes)
Sardalya çaparisi:
Beden kalınlığı 0.20-0.25mm misinadan, köstekler ise 0.15-0.20mm misinadan yapılır. Köstek uzunluğu, iğne boyu hariç 11-12cm dir. İğneler çapraz 8-9 numara beyaz kalaylı iğnedir. Köstek adedi 25-35 olup tüyler beyaz, hindi,tavuk veya martının kanat veya kuyruk tüyleridir.
wpe1C.jpg (25405 bytes)

ÇAPARİ İLE AVCILIK

Çapari ile istavrit avcılığı:

İstavrit, Karadeniz, Boğazlar ve Marmara denizinde hangi sahalarda bulunursa, o yörede çapari ile her vakit av verir. Avcılığı, özellikle balığın bol olduğu zamanlarda çok zevklidir. Yemeklik olarak avlamanın yanısıra, kıymetli bir yem balığı olmasından dolayı, yemlik olarak da avlanır. Çaparinin olta kısmı 0.50-0.60mm misinadan olmalıdır. Tekne ile balığın bulunduğu sahaya varıldığında, sulara (akıntıya) ve hava şartlarına bağlı olarak, balık sığ suda ise 250-300gr, derin suda dipli ise 350-400gr bir iskandil takılarak denize indirilir.
Avcı kolunu bir aşağı, bir yukarı indirip kaldırmak sureti ile çapari hareket ettirilir. Çaparinin bu şekilde sallanması balıklara, hareket halindeki balık yavruları izlenimi verir. İstavritler çapariye gelmeye başladıklarında hemen çekip yukarı alınmaz, belirli bir süre, fakat bu sefer daha evvelki hareketten daha yavaş ve uzun, birkaç defa bir iki kulaç çekip bırakmak sureti ile sallamaya devam edilir. Böyle yapıldığı takdirde boş kalan iğnelere de balıkların yakalanması sağlanır. Olta süratle çekilerek çaparideki balıklar süratle ayıklanır ve çapari denize sallanarak ava devam edilir.

Çapari ile Uskumru avcılığı:
Aynen istavrit avcılığı gibidir.
Çapari ile Kolyoz avcılığı:
Boğazlar, Marmara denizi ve Ege denizinde yapılır. Kolyoz avcılığı da İstavrit ve Uskumru avcılığı gibi ise de, çapari sallanırken kolyoz gelince Uskumru ve İstavritte olduğu gibi sallamaya devam etmeyip çapariyi yavaş yavaş yukarıya çekmek gerekir. Bu çekiş esnasında Kolyozlar çapariye yetişip iğnelere dolmaya başlarlar. Eğer sallamaya devam edilecek olursa Kolyozlar çapariyi dolaştırırlar.
Çapari ile Palamut - Torik avcılığı:
Palamutlar gerek vonoz ve gerekse normal boyda iken Karadeniz'de, Marmara denizinde, İstanbul Boğazı çevresinde ve içinde su seviyesine yakın seyrederken çapari ile av verirler. Avcılığı Ağustos ayı başından itibaren Kasım ortalarına kadar devam eder. Bu mahallerde içten veya dıştan takma deniz motorları veyahut büyükçe balıkçı tekneleri ile avlanırlar. Balığın av verdiği sahaya varılınca balığın ve suların durumuna göre 200-750gr arası bir iskandil 1.50mm olta ve çapari arasında bulunan büyük üçlü fırdöndünün alt gözüne, kısa bir bağla bağlanır. Kasnağa sarılı çaparinin iskandil kasasına da 100-250gr bir ufak iskandil takılarak kasnaktan denize salınır.
Çapari tamamen denize salınınca boşta kalan ucu fırdöndünün diğer gözüne bağlanır ve 25-35 kulaç denize salınarak tekne 3-4 mil/saat süratle seyrettirilerek çapari gezdirilir. Söz konusu seyir sırasında oynak (balıkların su seviyesinde yem peşinde ve/veya diğer balıklardan kaçmak amacı ile zıplaması) gözlendiğinde hemen o mahale süratle gidilmesi gerekir.
Palamutlar genelde sürüler halinde akış yaptıklarından, çapariye tesadüf edince hemen saldırırlar. 10-15 saniyelik bir zamanda 75 iğnelik bir çaparinin iğne iğneye dolduğu olur. Palamutlar çapariye takılmaya başlayınca teknenin hızını kesmeyip harekete devam edip çapariye daha fazla balığın takılmasını sağlamak gerekir. Bu hareket esnasında, balıkların çapariye yaptıkları ağırlık iyi tartılarak, çaparinin patlatılmaması gerekir. Çapari dolunca suların ve/veya rüzgarın etkisi ile teknenin akma durumuna göre tekne aykırılanarak çapari yavaş yavaş teknenin iki yanındaki tutamaklara tekne eni boyunca sarılarak toplanır ve balıklar ayıklanır. Çapari tekrar denize salınarak ava devam edilir.
Çapari ile Sardalya avcılığı:
Marmara Denizi ve Saros körfezinde genellikle su seviyesine yakın yaz aylarında avlanır. Av verdiği zamanlarda genelde durgun havalarda kıyıdan açıkta denizanalarının toplandığı kesimlerde veya yakınlarında oynak yaparak genellikle Tirsi ile birlikte av verirler. Avcılığı İstavrit avcılığı gibidir ancak narin ağızlı bir balık olduğundan gerek çapari sallanırken gerekse çekilirken sert hareketlerden kaçınıp dikkatli olmak gerekir.
çapari avcılık.

SAHTE BALIK: Üzeri simli3- 4-5 cm. boyunda renk renk olan plastik sahte balıkları, balıkçılardan temin ederiz. Bazılarında sim bazıları da tek renkte olabilir (beyaz, sarı, yeşil v.b) Sahte balıkların genelde benzediği balık sardalyedir. (ne bahtsız balık) Önce balık malzemeleri satan mağazalardan kaliteli bir rat alırız. Ratın niçin kaliteli olmasını bir balık kaçırdığınızda daha iyi anlarsınız. Büyük bir balık vurduğunda çekemeyen, takılan ve çok tez paslanan bir rat size pahalıya mal olabilir. Ben rata 45 ya da 50 lik misina kullanıyorum. Bu misinayı iskele üzerinde balık avlarken tercih ediyorum. Küçük balıkları 7 ya da 8 lik mat (kolay kolay paslanmaz) iğneye geçirip, sahte balığın kuyruk tarafı arka tarafta kalacak şekilde bağlıyoruz. Çapari iki ya da üç balıkla olabilir. Aralarına takriben yarımşar metre bırakarak ardı arda bağlıyoruz. Rattan gelen misinaya suya batmayan, çapariyi attığımız zaman uzağa götürebilecek bir şamandıra ekliyoruz. Şamandıranın uç tarafındaki fırdöndüye, çaparinin ucunu bağlıyoruz (fırdöndü olmaz ise balık vurduğunda misinanızı kıvırır. Kıvrılıp ısınan misina tez kopar) Suretle ileri atıp aheste aheste çekiyoruz. Bunu boşu boşuna çekmekten ziyade denizi bir gözlemleyip sürünün hangi tarafta olduğunu tespit ettikten sonra atsanız daha iyi olur. Birde iskele üzerinden ratı atarken dikkatli olmak gerekir. Balıkları siz görüyorsanız, onlarda mutlaka sizi görüyordur. İnanın bunu çok test ettim. Çapariyi ilk atmamda lüfer çapariye yapışıyor ve lüferi alıp çapariyi tekrar atıyordum. Bir iki üç derken dördüncüye balık kesinlikle vurmuyordu. Balığın beni gördüğünü ve oradan uzaklaştığını anladım. Bir de balık az önce vurduğu sahtenin arkasından süratle geliyor vurmadan bir pike atıp geri dönüyordu. Onun için ki kendinizi bir şekilde saklayın, gürültü yapmayın. Balık birkaç sefer vurduğunda telli sahteyi değiştirmeniz gerekir. Lüferin dişleri çok keskin olduğundan teli geveleyip, kıvrdığı için sahte balığı atıp çekerken düzgün gelmeyeceğinden, tekrar vurmayacaktır. Lüfer cezp etmek için çok ince düşünmelisiniz. Nihayetinde onlarında bir dünyası var.

TÜY ÇAPARİ: Bu çaparide yukarıda anlattığımız sahte balık çaparisinin bir değişik versiyonudur. Burada sahte balık yerine, renk ren parlak ipler kullanıyoruz. Yine 7 ya da 8 lik iğneye 5-6 cm. tel bağlıyoruz. Telin sonuna küçük bir düğüm atarak direk rattan gelen ana gövdeye bağlayacağımız gibi, küçük bir misinayı düğüm attığımız yere bağlayıp dal yapıyoruz. Yaptığımız bu dalları rattan gelen misinaya 30 ar santim arayla bağlıyoruz. İğnemizin koluna arkaya bir santim uzayacak şekilde, simle karışık renkli tüylerimiz ince bir misina yardımıyla bağlıyoruz. (burada amaç çapariyi çekerken lüferi kızdırmak ve saldırmasını sağlamaktır. Bu da zaman içerisinde kazanılan tecrübedir. Pek çok çapari çeşidi denediğim için burada en çok balık vuranını anlatıyorum. Balık avlamak sanat demiştim. Balığı avlamak için yaptığınız faaliyetler zamanla elde edebileceğiniz bilgiler toplamıdır. Kitap okuyarak balık avlama yöntemleri öğrenemezsiniz. Sadece hayal edersiniz. Balığı kaçırırsınız ancak tecrübe arttıkça balı niçin kaçırdığınız daha iyi anlayıp önlem geliştirirsiniz.) Neyse fazla uzattık, sizleri sıkmak istemiyorum. Tüylü çaparide de atıp çekerek avımızı yaparız. Ayrıca atıp gezme yöntemini de deneyiniz. Bu yöntem aşağıda anlatacağım rapala yönteminde daha verimli oluyor. Bu çaparilere, lüfer bazen levrek ve çatalkuyruk vurmaktadır. Bunun dışında imtiyazın vurduğunu da gördüm. Birde sinek oltasıyla kaz tüyü kullanılarak yapılan çapari vardır ki buna istavrit vurur. Amacı sadece istavrit avlamaktır. Tabi ki bazen lüfer, levrek ve çatalkuyrukta vurur. O zaman ne mi olur, çaparinizi alır götürür.

RAPALA: Lüfer balığını en çok avladığım av yöntemidir. Rapala balık ve balığa benzer kaşık ve bir çeşit balığı kandırmak için geliştirilmiş her türlü iri av malzemesidir. Boyları 8-10 santim civarında bazen da daha da uzun olabilen, kimi zamanda 4-5 cm. kadar da olabilen boyları vardır. Ratın ucundan gelen misinaya akıntının gücüne göre 10 ya da 20 gr.lik bir kurşun takarız. Artında bir fırdöndü takarız. Ardından rap alanın ağız tarafına bir(1) mt boyunca bağladığımız 50 lik misinayı fırdöndüye düğüm atarız. Ardından süratle açığa atıp yürümeye başlarız. Bu yürüme rap alanın iskele direklerine yaklaşmasına kadar devam eder. Ardından rap alayı çekip tekrar atarız. Bu avlanmanın avantajı balıklar sizi bu sefer görmezler. Çünkü rapala sizi 40-50 metre arkadan takip etmektedir. Rapalayı acele edip hemen çekmeyiniz. Lüfer, Levrek. Çatalkuyruk ya da barakuda rapalayı takip ediyor olabilir. Hiç ummadığınız bir anda rapalaya saldırır. O anda testereyle bir şey kesiyorlar gibi gelir rapala tarafından. Av rapalayı aldığında hiç acele etmeden rata boşluk bırakmadan hizanıza kadar çekiniz. Çapariye genelde bir kğ.ın altında vurur, rapalaya iste kofana (lüferin büyüğü) vurur. Buraya kadar herkes kendini balıkçı görebilir. Ancak vuran üç kiloluk bir kofanayı iskeleye çıkarabilirseniz, siz iyi bir balıkçı olmaya adaysınız demektir.

ÇARPMA: İskelede çok olmasa da avladığım yöntemlerden biriside çarpma (üçlü)dür. 3 lük iğnelerden oluşmuş üç iğneni birleşmesi ve üçgen halini almasına çarpma denir. İğnelerin saplarına kurşun dökülerek ağır olması sağlanır. Lüfer ve hırmıdarlar sizi görmeden deniz yüzeyinde sürü halde gezerlerken, gizlendiğiniz yerden çarpmayı denize indirirsiniz. Sizi görmeyen balıklar o bölgede dönerek oyalanmakta, tabiri caizse vakit geçirmektedirler. Sizin çarpmanın üzerinden geçen balıklar hiçbir şeyin farkında değildir. Bulunduğumuz yerden üçlüyü süratle yukarı doğru çarparız toplu gezen balıklardın birisine büyük ihtimalle çarpacaktır. Bu yöntem biraz zor olmasına rağmen balık çok olduğunda şansınız fazla olur. (nerede o eski balıklar)Bir de ratın ucuna çarpmayı bağlayıp uzaklara atarız. Çarpmayı süratle çektirip bırakarak bulunduğumuz yere kadar aynı yöntemle çekeriz. Bu yönteme de genelde levrek ve kefal vurmaktadır. Çarpmayı bir başka kullandığımız alan ise çapari ya da yem ile yakaladığımız büyük balıkları iskele üzerine çekmede kullanırız. Kalın misinayla bağladığımız çarpmayı deniz yüzeyinde yatan balığa iskeleden sarkıtarak her hangi bir yerinden çarptırırız ve iskeleye çekeriz.

DİP ÇAPARİSİ : Dip çaparisi yine iskelede sarkıtma yöntemiyle olur. Büyük balık avlayacaksak yukarıda bahsettiğimiz sahte balık çaparisinden on (10) adet hazırlarız. En alta 60 lık yuvarlak bir kurşun takarız. Üstüne 15-20 cm aralıkla sıraladığımız telli iğnelerimiz ratımızın marifetiyle denize sarkıtırız. Ardından yukarı aşağı kaldırıp indiririz. Balık vurduğu an dikkate edeceğimiz nokta çapariyi dolandırmamaktır.

Burada misina, iğne ve rat markası vermek istemiyorum. Balıkçılar zaman içerisinde kendilerine uygun malzemeleri temin edeceklerdir. Ancak çapari ve rapala resimlerini burada görebilirsiniz.

SAHİLDEN ÇAPARİ: Sahilden dip çaparisinin dışında diğer tüm çaparileri deneyebiliriz. Burada gezdirme yöntemini uygulama imkânı olmadığından at çek yaparız. Avlanırken sessiz olmayı, balıklara gözükmemeyi önemle dikkate almalıyız. Bulunduğunuz yerde sizin gibi pek çok çapari atan varsa ve gürültü çoksa oradan hemen uzaklaşınız. Boşa at çek yapıp kendinizi yorarsınız. Bazan büyük bir sürü gelir, gözü hiçbir şey görmez at çek yaparsınız o başka. Bazı zaman balık o kadar seri yapar ki üçlü çaparinize üç adet kiloluk lüfer takılır. Toplam üç kiloyu bulan çapari bunu taşıyamaz ve kopabilir. Lütfen üzülmeyin, o sizin için parayla bulamayacağınız bir tecrübedir. Hemen önlemini alırsınız.

Balık Tutkusu ,mırmır,balık,video,

kikla lapin,sarıgöz,sardalya,istavrit,zargana,mezgit,gibi,balık,türleri.








Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2 - 30 m. derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkı görülür. boyları 30 - 40 en çok 60 cm. ( dişilerde ) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs - Ağustos arasında da yumurta verir. Eti lezzetlidir. Ayrıca sportif avcılığı değerlidir.
 

#42




 
 
 
 
 
 
 


ÜZGÜN








Renklerinin güzelliğinden ötürü Mine Balığı adıylada tanınır. Boyları 25 cm. kadar olabilen bu balık Karides, Yengeç, Deniz Kestanesi, Deniz Yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300 - 350 m. derinlere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin azda olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik değeri yoktur.
 

#43




 
 
 
 
 
 
 


HORZBİNA







Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölgelerinde gizlenerek çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlısuda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlarına göre böcekler., kurtlar ve balıkyumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve Yaz süresince erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, Midye, İstiridye kabukları arasına dişileri 2 000 - 15000 yumurta döker. Erkekler 20 - 25 günlük kuluçka döneminde yumurtalara bekçilik yapar.
  Alıntı ile Cevapla

#44




 
 
 
 
 
 
 


MEZGİT







Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20 - 40 cm. olabilir. Gelincik ve Bakalyaro ile aynı türdendir. 30 - 40 m. nin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeye çıkarak Hamsi, Sardalya vs. gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre Şubat - Mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.
 

#45



 
 
 


 
 
 


İSTAVRİT









Denizlerimizde Sarıkanat İstavrit ( Akdeniz ) ve Karagöz İstavrit ( Karadeniz - Marmara ) olarak iki türü yaşar. Boyları Karagözde 15 - 25 cm. ençok 30 cm., Sarıkanatta ise 30 - 50 cm. olur. Küçüklerine Kıraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, Çaça, Çamuka gibi küçük balıkların yavrularıyla beslenir. Mayıs - Ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.

 

#46




 
 
 
 
 
 


GÜNEŞ BALIĞI






Bu balıkta Lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 cm. olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan - Haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600 - 20 000 taneye kadar yumurta döker.
 
#47





 
 
 
 
 

SARIGÖZ








Sparidae ailesinden bir balıktır. boyları 50 cm. olabilir. Anatomisi Karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz solucanları ve özellikle Karidestir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.
 
  #48





 
 
 
 

 
 

SARDALYA






Sürü halinde yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünün ateş aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diyede tanınır. Boyları ortalama 15 en çok 20 - 22 cm olur. Deniz içinde yumurtadan henüz çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri Nisandan Eylül ayına kadar geniş bir devrede ve çok kerede olur. Yaklaşık 20 000 yumurta verir.
  Alıntı ile Cevapla

#49

vbmenu_register("postmenu_6469", true);



 
 
 
 
 
 
 
 

ZARGANA



60 - 70 cm. bazen de 1 m. uzunluğa varan Zargana ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, Çaça, Çamuka ve Kıraça gibi küçük balıklarla beslenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç Balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan Sonbahara kadar üreme süresince 30 - 50000 yumurta verir.
  Alıntı ile Cevapla

#50
 
ÇİPURA







Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 Kg. ağırlıktadır. 60 cm. ve 6 kg. olanlarıda seyrek olarak görülebilir.Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. Derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100 – 150 000 yumurta döker.Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.

mercan balığı,Balık Ağırlığı ,Takım türü,

İğne*OltaBedenKöstekMercan, Kırma mercan, Mandagöz mercan, Mırmır, Bantlı mercan1 kiloya kadarHafif040- 045035-040025-0303-11-3 kilo Orta 050-060045- 050035-0401/0-3/03 kilo ve üzeriAğır 070-080050-060045-0502/0-4/0Fangri2 kiloya kadarHafif045-050040-045035-0401-2/02-4 kilo Orta 070-080060045- 0501/0-3/04 kilo ve üzeri Ağır 080-100060-070050-0604/0-5/0 Trança3 kiloya kadarOrta 070-080060045-0501/0-3/03-6 kilo Ağır 080-100060-070050-0604 /0-5/06 kilo ve üstüÇok ağır100-120070-080050-0605/0-8/0

* İğneler sert damaklı, kuvvetli çeneli balıklara kullanılan cinsten kısa saplı, kalın telli, tercihen çapraz, keskin ve çelik olmalıdır.

Yukarıdaki tabloda verilen takım kalınlıkları ve iğne boyları genel amaçlı kullanımlarda tavsiye edilmektedir, standart değildir. Balık avında, her zaman ve hep aynı yerde tıkır tıkır çalışan sistemler bakarsınız bir gün çalışmıyor, standarda uyup beklersek herşey uygun olsa bile boş dönmek kaçınılmazdır. Ustalık, olaylar standardın dışına çıktığında yeni durumu sezip ona göre tedbir almaktır, aslında ustalık sadece olaylar standardın dışına çıktığında gerekir. Unutmadan: Balık avında olaylar sık sık standardın dışına çıkar. Yukarıdaki tabloyu göz önüne alarak, değişen şartlarda avlanmaya hazır olacak takımları hazırlamak da sizin ustalığınıza kalmış.
Mercan avı sırasında sık sık iğnelerin kösteğe bağlandığı düğümler kontrol edilmelidir. İğne kısa saplı olduğundan yemi derince yutmuş balıkların dişleri arasına düşen düğümler ilk anda kesilmese bile gittikçe yıpranır ve iri bir balıkta kesilerek balığı kaçırır. Aşınmış düğümler yenilenmelidir.
Burada ve karagöz bahsinde anlatılan takımlar sadece bu balığın avında değil bu balıklarla aynı sularda bulunan çipura, sinarit, ispari, sarıgöz, kupes, melanur, hani gibi balıklar için de geçerlidir.
Mercan için kullanılan yemlere gelince. Karides, tercihen çalı karidesi sevdiği yemlerdendir, özellikle trança için iri çalı karidesi canlı veya ölü bütün oldukça geçerlidir. Bundan başka kalamar parçaları, sübye eti, sülünez, akyem (sardalya, istavrit, izmarit, sarıgöz, ispari), çağanoz, midyedir. Bazen deniz hıyarı parçaları da herşey yiyici mercan için yem olarak çalışır. Balığın beslendiği merada en çaok yediği en verimli yemi belirler yine de, karides, sübye, kalamar ve akyemler daha çok ilgi görür.
a. Köstekli sarkıtmalar

Mercan avında an çok kullanılan takımlardandır. Genelde klasik üç köstekli gibi hazırlansa da zaman zaman dört köstek de bağlanır. Takım kalınlakları ve iğneyi meradaki balık boyu belirleyecektir ama genelde bu takımlar daha çok hafif ve orta sınıftan hazırlanır. Zaman zaman tüm kösteklerin dolu olarak çekildiği düşünülürse her kösteğe asılmış 2-3 kiloluk balıkları bir anda almanın zorluğu hatta imkansızlığı daha iyi anlaşılır. Daha çok hedeflenen balıklar mercan, mırmır, mandagöz mercan, kırma mercan, ufak boyda fangri, trança ve diğer taş balıklarıdır. Köstek boyları 15-25 santim. İskandil derinliğe göre 150-200 gramı geçmez. İstenirse takıma kolçak da ilave edilebilir. Av yöntemi sandaldandır. Avlanılacak meraya gelince en iyisi ilk olarak demir atmadan sandalı alargaya bırakıp takımı indirmektir. Buradan anlıyoruz ki köstekli sarkıtmalar akıntısız sakin sularda kullanılır. Derinlik 40-200 metreye kadar olabilir. İndirilen takım dibe değdikten sonra, iskandili yerden kesmeden gergince apiko tutulur. Mercan, karagöz gibi önce yemi yoklar sonra yer, o nedenle ilk dokunuşta acele etmemeli yutması beklenmeli sonra hafifçe çalınmalıdır. Mercan avı derin sularda olduğundan ilk balık yakalandığında hemen çekmeyin diğer iğnelerin de dolmasını bekleyin. İlk yakalanan balık kolay kolay kurtulamaz ve takımı karıştıracak kadar hareket de etmez. Bu arada sandal demirli olmadığından hafif de olsa gezinecektir. Bu gezinme sırasında dikkat edip kerterizi takip etmek gerekir. Bu arada oldukça verimli bir yer bulunursa buraya dönüp demir atılabilir. Tonoz gerekmez ama demiri atarken de balığın ürkütmemek gerekeceğinden eğer demiri meradan uzağa atıp hafif de olsa akıntı ile demire kaloma verip mera üzerine gelme şansı yoksa, o takdirde tekneyi tonoza alıp tonoz ipleri üzerinde gezinerek mera üzerine düşmeye çalışılmalıdır. Yine de bu işlemler oldukça zaman alacağından ve 100-200 metre derinlere de demir atılamayacağından en iyisi sandal meradan uzaklaştıkça motor veya kürekle tekrar meraya dönerek ava devam etmektir.
Mercan avında kullanılan sarkıtmalarda zaman zaman köstekler bedenden açık duracak şekilde bağlanırlar. Olta çeşitleri ve uygulamaları bölümünde sarkıtmalar anlatılırken kösteği bedenden açmaya yarayan bazı uygulamalar anlatılmıştır, ancak özellikle yabancı amatör daha değişik yöntemler uygulamaktadır. Ben ilk olarak bu yöntemi mercan için yapılmış bir takımda gördüğüm ve takım bana mercan takımı olarak tanıtıldığından bu yöntemleri mercan bahsinde açıklıyorum; ama bu sadece alışkanlıktan ibaret bu yöntemler mercandan, minekopa, sinarite tüm sarkıtma uygulamalarında uygulanabilir.

Yukarıdaki uygulama daha çok yabancı amatörlerce kullanılan benim ilk gördüğüm mercan takımı diye anlattığım takımdır. Burada beden tel örme veya çelik ip şeklinde olabilir. Telden örülerek yapılmış köstekler bedene sıkıştırma bilezikleri ile tutturulmuştur. Tel kösteklerin ucunda ufak birer kasa bırakılmıştır. İğnenin bağlandığı misina kösteklerin ucuna da birer kasa yapılarak iki köstek, kasaların birbiri içinden geçirilmesi ile bağlanabilir. Bunu avantajı gerektiğinde iğneli misina kösteğin kolaylıkla değiştirilebilmesidir. Tel köstekler zamanla, özellikle iri balıklara denk gelindiğinde, eğilerek takımı kullanılmaz hale getirebilir. Bu açıdan pahalı bir takımdır denilebilir.

 

 

Yukarıdaki örnek daha basit ve ucuzdur. L şeklinde bükülmüş telin kısa ucunun başında ve sonunda bedenin içinden geçeceği halkalar yapılır. Beden halkaların içinden geçirildikten sonra alttan ve üstten birer küçük boncuk koyulur, olta tarafına boncuğun hemen üstüne bir stoper düğüm atılarak kösteğin yukarı kayması engellenir. Alt tarafa boncuktan sonra stoper düğümü yerine ufak bir fırdöndü bağlamak daha sağlam olur. Bu telin fotoğrafını görmek için yukarıdaki resmi tıklayın. Daha sağlam olsun diye bedeni halkalardan iki kere geçirmeyin, iri bir balık yüklendiğinde beden telin üzerinde sıkışarak kopabilir; tecrübe ile sabit. İğneli kösteğin bağlanması üstteki takımda olduğu gibidir. Bu tel köstek de zamanla eğilerek bozulsa bile 0,3-0,4 mm., çelik telden kendiniz de kıvırarak yapabileceğiniz için pahalı sayılmaz. En ucuz ve Türk amatörlerince en çok bilinen metodlardan biri de örme köstek kullanmaktır. Örülerek köstek yapılacak misina önceden bir ucu sabitlenip çekilerek düzeltilmelidir ki köstek düzgün dursun. Örme kösteğin resimlerini görmek ve yapılışını okumak için resmi tıklayın. Örülüp hazırlanan kösteğin kasasız tarafına beden ile kazık bağı ve peşinden bir kaç yarım kazık bağı atılar; bu şekilde beden üzerine tutturulmuş olan sarma kösteğin kasalı tarafına da iğneli köstek aynı diğer uygulamalarda olduğu gibi kasaların iç içe geçirilmesi ile tutturulur. İstenirse kösteği bedene bağlayan kazık bağları üzerine bir kaç damla süper yapıştırıcı sürülerek düğüm sağlamlaştırılır. Sarkıtmalar istenirse makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenir. Bu durumda kamış 2,5-2,7 metre boyunda 40-80 gıram testli, makina 040 veya 050 misinadan 200 metre alacak kapasitede olmalıdır. Yani aslında geniş sarma kapasiteli bir makina gerekir.

b. Derin su yeldirmeleri

Akıntılı sularda, demirlenmiş sandaldan 20-30 kulak derinliklerde uygulanan yöntemdir. Hedeflenen balık genelde iri balıktır. Özellikle geceleri bu takımlarla çok iri balıklar alınır. Yalnız gece mercan avında çok sessiz olunmalı, ışık yakılmamalı, sandal içinde gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır. Bunlara dikkat edilmez ise temkinli ve kurnaz bir balık olan mercan ses ve ışıktan ürkerek oltaya vurmaz. Yeldirmenin nasıl kullanılacağı karşılaşılacak zorluklar, problemler karagöz bahsinde genişce anlatıldığından burada aynı şeyleri tekrarlamıyoruz isteyen o sayfalardan bakıp görebilir. Buradaki tek fark mercanın daha derin sularda olması bu nedenle de yeldirmenin derin su yeldirmeleri sınıfından sayılmasıdır. Levrek konusunda bahsettiğim halde özellikle derin su yeldirmelerinin kullanımında yapılan büyük bir hatadan tekrar bahsetmek istiyorum. Bu hata sık sık yapıldığından ve balığın kaybından başka amatörün yaralanmasına dahi neden olacağından dikkat gerektirir.
Derin su yeldirmesina balık vurduğunda, ki bu genelde büyük bir balıktır, mesela diyelim ki trança veya fangri olta elde balık bekleyen amatörün elindeki oltayı sertçe aldı götürdü ve mücadele başladı. Bu mücadele bazen uzun sürebilir. Uzun sürenin sonunda oltayı toplayan amatör iskandil ele gelince onu da sandalın içine atıverir (mesela ben çok yaparım), İşte HATA. O kadar mücadele edilip yorulan sonunda çevrilip su üstüne çekilen balık, tüm dikkatini kendini o kadar uğraştıran balığı görmeğe yöneltmiş amatörün bedeni toplaması ile sandala yanaşır ve sandalı gördüğünde genelde ilk tepkisi aniden baş isteyip fişeklemek olur. Balık iri ise bu tepki çok serttir ve direnilip kaloma vermeden beden tutulacak olursa diyelimki eliniz kesilmez ama balık kopan takımladan kurtulur kaçar. Kaloma vermek gerek; büyük balık en az 4-5 kulaç kaloma aldıktan sonra direnilenerek yavaşça çevrilebilir. Burada bir sorun var kaloma verelim de iskandil nerede? Sandalın içinde belki de farş tahtalarının arasına sıkışmış yada fişekleyen balığın hızı ile fırlamış size çarpmak üzere. Bu darbeden yaralanmak mümkündür. İskandil bir yerlere sıkıştı ise bu defa takım gerilecek ve kopacaktır balığa veda, bu arada gerilen misina bir yerlerinizi de kesebilir. İşte bunlara meydan vermemek için derin su yeldirmesinin ağır iskandili ele geldiğinde gerektiğinde kendi kendine suya düşecek bir yere konmalı, bu yer de avdan önce hazırlanmalıdır. Bu yapılamadı ise iskandil gereğinde çabucak suya geri atılabilecek şekilde el altında bir yere bırakılmalıdır.

Mercan için düzenlenen derin su yeldirmelerinde yukarıdaki gibi mavrukalı takımlar da düzenlenebilir. Bu takımın da kullanımı karagöz sayfasında genişçe anlatıldığından burada tekrarlamıyoruz. İkinci iğne mavrukadan önce olabileceği gibi mavrukadan sonra diğer köstekten bir köstek boyu geride kalacak şekilde de monte edilebilir ve öyle olması daha verimli olabilir. Bu takıma bir de kolçak ilave etmekte yarar vardır.
Yeldirmeler el oltası olarak düzenlenmeli ve kullanılmalıdır makinalı kamışlı takım olarak kullanım ve kontrol zorluğu nedeni ile pek düzenlenmez.
c. Paraketeler**
Paraketeler de büyük balıklar, özellikle trança hedeflendiğinde kullanılır. Derin su paraketelerinin hazırlanması, serilmesi gibi bilgiler sinarit sayfalarında genişçe verilmektedir. Burada tekrarlamıyoruz, yalnız bu iki parakete arasında elbette farklar olacaktır. Birinci fark iğnelerdir, sinarit paraketesinde genelde canlı yem kullanıldığından iğneler nispeten daha ince ve uzun saplıdır. Mercan paraketesi için ise daha kısa saplı iğnelerle donatılır. Bunula birlikte sinarit için atılan paraketeler trança, trança için atılan paraketelere de sık sık sinarit çıkmaktadır. Zaten parakete tek bir balık hedeflenip hazırlanmaz ve tek bir tip balık için de yemlenip serilmez. Ne çıkarsa bahtınadır, yeter ki doğru zamanda doğru yere atılsın. Mercan paraketesinin yemleri iri karides, sübye veya kalamar eti parçaları, çağanoz veya akyemdir ki bunlar pek çak başka balığın da ilgisini çeker.
**Dikkat amatör balık avcılığı sirkülerine göre parakete amatör balık avcılığı takımı sayılmamaktadır. Buna burada yorum yapmıyoruz…
Ağ ile avcılığı pek olmaz nadiren kıyılara sokulan bazıları başka balıklara bırakılan fanyalı ağlara çıkar.

Mercan balıkları tüm dünyada bilinen balıklardandır. Lezzetli etleri ile de tüketici sofrasında taze, kurutulmuş, tuzlanmış ve konserve olarak yerlerinin alırlar. Ekonomik değerleri türlere göre değişmekle beraber genelde yüksektir.

MERCAN OLTASI NASIL OLMALI?
Mercan oltası 0.35 misinadan, üç köstek artı bir hırsız, dört köstekli olmalıdır, ben hırsız olta bağlamaya müsait iki tarafı delik 75 gr kurşun kullanmaktayım, mercan dip balığı olduğu için benim tercihim takımın 50 cm de sınırlandırılmasıdır, bir köstek kurşunun boyunu geçmeyecek kadar yaklaşık 7-8 cm alt delikte bir köstek yine kurşunun boyunu geçmeyecek kadar üst delikte, 15 cm kadar üste bir köstek uzunluğu 10 cm civarı, onunda 15 cm üzerine dördüncü köstek uzunluğu 10 cm civarı, onun 25 cm kadar üstüne de kopcali bir fırdöndü, fırdöndüden sonra 0.40 misina hava sert ise misinanın toplandığında karışmasının azalması veya karışıklıkların daha kolay çözülmesi için 0.45-0.50 misina, mercan dip balığı olduğu için bu benim tercihim,
Kopcali firdondu gerektiginde kalamar rapalasının takılmasi icin ben ce şart, yukarıya balığı çekerken birden bir ağırlık hissederseniz veya gelen balığın ensesinde diş izi var ise civarda mutlaka kalamar vardır ve hemen bu fırdöndüye bir kalamarrapalası takarak normal mercan avına devam edin. Diğer arkadaşlarım; hırsızdaki birinci kösteği 25cm civarı yapıyorlar ve kurşunda iki köstek değil bir köstek kullanıyorlar, ikinci köstek kurşunun bağlandığı yerde değil de onun 25-30 cm üstüne, uzunluğu 25 cm civarı, üçüncü köstek onun 25-30 cm üstüne uzunluğu 25 cm civarı ve dördüncü köstek için 25-30 cm mesafe ve 25 cm civarı uzunluk, altı kösteğe kadar çıkabilirsiniz. Ayrıca hatırlatmadan geçemeyeceğim, bu işin ustaları sadece bir veya iki köstek kullanıyorlar,
Kupes, izmarit, kırma mercan gibi ince balıkların çok olduğu zamanlarda ikili köstek daha kullanışlıdır, hırsız iğne genelde dipte yatar durduğundan dip balığı tabir ettiğimiz mercan, karagöz ve çipura türü balığı avlamaya yarar, takımınızın köstek ve iğnelerini her av günü yenilemelisiniz, bir iğne 15 balık tuttu ise o körelmeye başlamıştır bile, vuruş alırsınız ama iğne damağa zor geçer, köstekler dönerek gelen hanoz (Hani) ve izmarit gibi balıklar sayesinde gam yapar ve bedene dolanır bunların her av gününde yenilenmesi lazımdır, şimdilerde çıkan flarokarbon ve akıllı misinalar bu dolaşma ve gamı en aza indirmiştir.
Florakarbon misinaların beden için kullanılmasını pahalı, görünmezlik özelliği olduğu için kösteklerde kullanılmasını uygun, bulmaktayım.

NASIL AVLANMALI Oltaların ucu dışarıda kalacak şekilde yemler takılmalı ve takım dibe indirilmeli, takım kurşunun ağırlığı hissedilecek şekilde, kurşun dibe deydi deymedi durumunda kalmalı, mercan genelde küt diye vurur, bazen de yeme yavaş dokunuşlar verir, ben her vuruş hissettiğinde takımı hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç kadar yukarı çekerim, vuruşların hafif olduğu durumlarda ise hislerime göre ikinci veya üçüncü vuruşta yine hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç yukarı çekerim, amaç iri mercan daha doğrusu teknedeki en iri mercanı çekmektir, Mercan gelirken başı ile oltaya vurur küt, küt vuruşu hissedersiniz, ara ara yukarıya hamle eder ve tekrar kurtulmak için küt diye vuruşunu alırsınız Mercan fırtına öncesi ve sonrası karnını doyurmak için deli gibi oltaya saldırır desem yeridir, Fırtına öncesi ve sonrasını düşünmez isek 2-4 kuvvetindeki havalar ile puslu, kapalı, cisintili havalar balık avı için idealdir, ben her mevsim Poyraz (Kuzeyden) havayı Lodos (Güneyden) havaya tercih ederim. Poyraz fırtınası (öncesi) alımı ve Lodos fırtınası (sonrası) kalımlarında daha iyi balık avı olur. Balık olmadığında, başka avlakları deneriz ama bir yerde olmuyor ise öbür yerde de olmuyor, diğer arkadaşlar ile haberleşiriz, balık var mı? Vuruyor mu? Onlardan da genelde aynı cevap gelir yok, aslında sormaya da pek gerek yoktur, bakarsınız denizin üzerinde hep tekneler hareket halindedir, yer değiştiriyorlardır, bu balığın keyifsiz olduğuna ve oltaya atlamadığına işarettir. Bir gün önce veya gün içinde Ege denizinde deprem olmuşsa balık etkileniyor, Bazen dipte bulunan harami tabir edeceğim, mıngırı, müren ile büyük balıklar ve bazen de iri kalamarlar balıkların kısa süreli dağılmalarına sebebiyet vermektedir, bu sırada çevredeki teknelerin avlanmaya devam ettiklerini fark edersiniz.

yelderma,ege ve akdenizde bulunan,bir,balık türüdür.

yelderma
arkadaşlar balığımızın ismi yeldırma veya yelderme olarak bilinir akdeniz
ve ege balığıdır akyayla herhangibi bir bağlantısı yoktur ama akyaya çok benzer
çok yırtıcı ve akya gibi çevik bir balıktır ama boyutu akyaya nazaran küçüktür
ve kısa sürüler halinde dibi kumlu koylarda plajlarda bulunur genelde sürü
ile gezdiğinden ve trolcular bu balığın soyunu tükettiğinden nadir olarak
gözükür kıyıdan avcılığın ekmeklen parmak kadar yavru yakalarsınız en iyi
avı küçük balıkların koylarda özellikle ilarya ve ispendek sürülerini havalandığı
koylarda akdenizdeysiniz ya levrek yada yelderme ilk şıktır görüntü
vermeye asla gelmez hemen 50 no misineye 25 gıramlık vargelli kıstırma
ve 2 no fırdöndü beyaz olacak bir kulaç 30 no misina ve ucuna piyasada satılan serçe parmağından küçük yapay renkli mini suni yemler idealdir
ve misneyle kıstırma bağlanmaz kıstırma nın içine kibrit çöpü ile skıştırılır
bunun faydası at çek yaparken su tutmaz ama misineyi kıstırmaya bağlarsanız
su tutma ve iri balık takıma atlarsa basınç duğumde duğumde kurşunda
olduğundan kopma ihtimali yuksektir yukarı sıçrayan yavru surunun
etrafına atılır ve ve bi çekilir bi bırakılır bu avcıyı yaralı ve savsak bir balık görünümü verir kışkırtır ve takıma atlar atlayınca kuvvetli bir tasma atılır ve balık kalama verilr alınır yurulduktan sonra kepçe veya kakıç la sudan çıkarılır



TEKNEYLE AVI : Biz bu balığa nadirde olsa rasladığımızda anlattığım takımın
çaparisi yada tek süni yemli olanını kullanırız ama çaparisi daha iyi sunuç veriyor ilk yakalanan balığı sudan almayız tekne veya bot 1 mil hizda gider
sürüdeki diğer balıklar o balığı takip eder ve bol ve bereketli bir av yapılır aslın da yazın koy larda plaja inerken kışın plajik bir ba lık olduğun dan açık sulara çıkar ama türü bitmek üzere olan bir balıktır

Antalaya'da ,Kıyı Balıkçılığı,avlak.

Öncelikle Antalya'da amotör balık avı sevdanız varsa sizi oldukça kaprisli bir sevgili bekliyor hazırlıklı olun. Sevigiliniz Antalya sahilleri.

Diğer arkadaşlarımızın balık avı maceralarını okuyup hemen heyecana kapılmayın çünkü burada balık avlamak okadar kolay değil. Çünkü Antalya koyu Ege, Marmara-boğazlar ve Karadeniz çıkşı gibi balıkların göç yolları üzerinde olmamakla beraber sahilin her köşesindeki insan yoğunluğu ve özellikle geceleri başlayan gürültü kirliği de, oltanıztanızdaki yeme karşı yolunu şaşıtrıp buralara gelen misafirlerimizin iştahını da kapatmaktadır.

*SAHİLDE İNSANLARIN BOL OLDUĞU YERLERDE BALIKTA OLUYOR, ÇÜNKÜ İNSANLAR KIMU KARIŞTIRIP BALIKLARIN MARAKINI KÖRÜKLÜYOR.

Bir arkadaşımızın yazısından alıntıdır ve aynen katılıyorum, İnsan yoğunluğundan gün doğumunda ve gün battıktan sonra olta atabilacek yer bulabiliyorsunuz. Fakat yem dibe oturmadan küçük balıklar tarafından tırtıklanarak bitirilir ve siz boş oltaya balık vurnmasını bekler durursunuz.
Şansınız varsa ve oltanız kuma rast geldiyse bol bol 2-5 santim arasında Sokar veya ahtapot tutarsınız. Yani şansınız varsa başınıza dert alırsınız.

Levrek ???
Fazla kilolarınız yoksa hiç denemenizi tavsiye etmem zaten sıcak at-çek-boş, ama iyi kas yapıyosunuz.

PEKİ NERESİ DİYORSANIZ... Kısaca özet geçmeye çalışayım

Sahilden vaz geçtik gelelim falezlere. Oralarda bol balık olduğundan eminin çünkü seyri-alem için daldığım zamanlarda bolca karşılaştığımız olmuştur her çeşitiyle. Ama abir sorun var Falezler 20-40 mt arası yükseklikte ve denize inebildiğiniz yer çok kısıtlı ve bir sorun daha Antalya Sahil Falez bandı boyunca yer alan parklar malesef kap-kaç ve tinercilerin meskeni olmuş durumda yalnız gitmemenizi tavsiye ederim.

Verim alabileceğiniz yerler:

Yerel tabirle Sıçan Adası karşısı, Topçamdan girebilirsiniz, ağırlık gene mırmır ve sokar ve kefal olacaktır ama ara sıra sıkılıp at çek yaptığınızda levrekte alıyorsunuz.

Boğa Çayı, denize atıyorsanız oltanızı kefalle uğraşın başkasını beklemeyin 5 kg Levrek alanıda gördüm ama siz balıkçılığa devam edecekseniz hiç uğraşmayın zira bekleme bıkınlığınız bir gün olta takımını başkasına verip dönmekle sonuçlana bilir.

Yok Çaya atacaksanız oltanızı 200-600 gr kefaller alabilirsiniz. Ama dikkat Çay küçük ve balık denizden giriyor yakın zamanda yağmur yağmış dere taşmış ve denizden balık girebilmişse şansınızı deneyin. (Haa bide gitmişken orada mehmet ve akif abiye selam söyleyin benden kendileri oranın yerlisi oldular 3-5 seneye kalmaz zilliye davasınıda kazanıp orada tapu alabilirler.) Zaten balık kısıtlı onlarda günde min.5'er tane çekseler kaç balık var? bana kaçtane kalmıştır? hesabınıda mutlaka yapın
Falez Hotel altında falez bitişi-sahil başlangıcı

Sülekler Çarşısı karşısı- Kadın Yarının hemen yanı kayalıklar,( En azından 10-15 cm büyük sokar yakalama şansınız var )

Yat Limanı veya Balıkçılılar Limanını hiç boşa denemeyin tecrube edinmiş olursunuz yalnızca. Ama bir torpilini bulup Setur-Marina veya Sahil Koruma tarafına geçebiliyorsanız buralarda 2-6kg Levrek, Akya, Kefal alabilme şansınız çok yüksek.(Eskiden bir ast-subay dostum vardı burada görevli ve balığa meraklı, gecede 15 kg balıkla dönüp kolu-komşu bütün evlerden balık kokusu geldiği günleri bilirim)

Lara tarafına gidelim,
Dedeman iskelesi, giriş torpilite dolu ve anca kışın iyi havalarda ,
Fener-Şelale arası inişler çok riskli ve çıkış boş dönüyorsanız çok sıkıcı 2. gitmet istemiyorsunuz. Ama özellikle şelalenin altına imiş çoook kötü ve çıkış çok sarp ama 1 ad. dip ve 1 ad. yüzey(kefal) oltanızı atmışken mutlaka at-çek yapın turna diyoruz burda (baraküda), levrek alma şansınız var mutlaka deneyin.

Lara Plajı; 2 yıl önce muhteşemdi eğer oltanın takılmadığı yerleri biliyorsanız ama şimdi kalabalıklaştı aksu deresini döküldüğü yer topkapı otel arkası ve balık restorantlarının olduğu mevki 5-10 holta takarsınız uygun yeri bulmak için ama konyaaltı plajından taa buralara kadar gelmişken takılalım biraz. Ama mutlaka kefale de olta atın asıl verimi ondan alacaksınız.

Haa alamadınız Antalya bitti ilçelere açılmadan, bide denizi bırakıp tatlı suya bakalım hemen arkanızda bir tarafta Acısu Deresi( köprününaltı) birtarafınızda Aksu deresi...

Acısu; Yayın, Kefal ve Sazan bol miktarda var ve başka hiçbir yerde görmediğim Mavi Sırtlı Yengeç tutabilirsiniz. Ama amcınız sporsa yapın bunu zira derenin debisi düşük ve altındaki mil çok pis olduğundan balık fena kokuyor tuttuğunuz balıkların içini ve özellikle karnındaki siyah katmanı hemen orada temizleyin ki kosusu azalsın. Bu acı biberin içi temizleyip yemek gibi bişii.

Aksu Deresi Boğaz; Olta atmak imkansız cuma akşamından gidip yer kapacaksınız, pazar akşamı dönersiniz anca....çünkü çoluk çocuk kamp yapanlar var orada yer bulmak imkansız. Unutmadan 25 olta atmış birisine sakın olaki 'oltanın birisini çekte bende atayım demeyin' zira 2 gün boyunca alacağınız 200-600 kg arası toplam 10-20 kefal için gerginliğe gerek yok. Ayrıca yanınıza mutlaka şemsiye min 5 kg lık buz dolu termos tüp. vb. Yani piknik sepeti almayı unutmayın zira ağaç gölgesi bile yok ve sıcaklık malum Birde dip not Ne hikmettir bilemem ama Kefal yemlenme saatleri 123000 ve 16:00 bu saatler dışında denemeyin 20 tecrubeyle kanıtlanmıştır.

Daha zevkli bir av için yukarı çıkın derenin üst taraflarına köyün içinden yer bulun kendinize. dere kenarında müsait bir ağaç altını yanınızda getirdiğiniz orak veya tırpanla kamış ve yosunlardan temizleyip olta ve piknik alanı için yer açın ve verim alırsanız her cumartesi akşamı oraya gidin ki yeriniz kapılmasın hemde kadın çorabına küspe doldurup suya atın bir ucunada iple ağaaa bağlayıp bu şekilde yemleme yapın. Burada Akşam Yayın ve Sazan alacaksınız Yayın için derdeki küçük kurbağaları yakalayıp dudaklarından canlı olarak iğneye takın ve yakına atın. Sazan içinse isterseniz oltayı boş atın geldimi geliyor canı istemedin mi ne denerseniz nafile.ama genede hamur yapamıyorsanız mısır ekmeğinin içini iyice hafif suyla yuğutup takabilirsiniz. Mısır ekmeği Meltemde halkpazarı( balık restorantları) 'nın arkasında yalnızca pazar günleri yapılmaktadır. gündüz 12:00-16.00 arası kefal ama dip sarması ve 2Ad. 7 numara gezer kurşun kullanın ortada akıntı çok yüksek

Şans meleklerinizle aranızda yakın zamanda bir töre cinayeti geçmediyse burada alacağınız verim; Akşam 1-2 ad. 1-4 kg Yayın, gene 0-2 ad. 0,4-4 kg Sazan ve gündüz 10-30ad. 0,2-1 Kg kefal alırsınız, Akşam üstü de at-çek yapın mutlaka çünkü ağlara denizden giren 3-4 kg Levrekler takılıyor.

Bu arada Antalya ve çevresinde Turna aramayın bulamazsınız. Bulsanız bile
şeytanın bile aklına gelmeyeceği bir derenin ücra bir köşesinde, mutlaka benim yerim olur. Huzursuzluk yaratmayın aramızda.

Antalyada kıyı balıkçılığı yapacaksanız bu zahmete gireceksiniz tekneyle şansınızın artacağını düşünmeyin sakın onuda bir dahaki sefer KISA bir özet geçerim.
balık avı oyunu, tatlı su balık avı, zıpkınla balık avı , balık avı malzemeleri, sazan avı, yayın avı, balık malzemeleri, yayın balığı , Balık, balık avı, avı, amatör balıkçılık, amatör, balıkçılık, malzemeler, rapala, sırtı, sıyırtma olta, misina, iğne, kurşun, köstek, beden, olta, kamış , Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları, organizasyonlar, ve , zıpkınla balık avcılığı , av teknikleri, deniz ve tatlısu olta balıkçılığı, balık türleri, zıpkınla balık avcılığı, balık yemi , balıkçılık nedir ,balıkçılık resimleri,ülkemizde balıkçılık mesleği, balık türleri, balık , tatlı su balıkçılığı, balık yetiştiriciliği , balıkçılık, fishing, rod, fishing rods, balık oltası, olta , Balıklar, balık resimleri, deniz hayvanları, çok güzel resimler , Balık resimleri, manzara resimleri, doğa resimleri, duvar resimleri, güzel resimler, masaüstü resimleri, ,Amatör olta balıkçılığı, balık türleri, balıkçılık forumları, Kefal, Çipura, Lidaki, Kuzuluk, Ağ , kefal, levrek ve çipura , balık türleri levrek, yılanbalığı, yayın,çipura, levrek, kefal, yılan balığı ,kılıç, kırlangıç, balık avı, amatör, balıkçılık ,balık avı malzemesi satan yerler Olta Malzemeleri, Balıkçı, OLTALAR,DÜĞÜMLER, Deniz Balıkları,