| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Balık Avlamak,yemli,yemsiz,balık avlama,zıpkınla balık avlama teknigi, Amatör Balık Avı,Balık türleri,

balık avı, balık resimleri, balık çeşitleri ve türleri, balık malzemeleri,balığı kıyıdan avlamak,levrek balığı nasıl avlanır , balık, balık avı Seçenekleri, balık Avı Video izle,indir,kaydet,

22 "balıkçılık forumları" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"balıkçılık forumları" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

MSN Nickleri! Sitene Chat Sohbet Ekle!

Kıyıdan balık tutmak

Kıyıdan balık tutmak bir çok balıkçının olduğu gibi benimde ilk göz ağrım olmuştur. Tahmin de edilebileceği gibi artık kıyılarımızda eskisi kadar balık kalmamıştır. Fakat hala bir kaç çeşit yöntemle kıyıdan balık avlayabilirsiniz. »Bırakma: Benim fikrimce kıyıda kullanılabilecek en etkili yok bırakmadır. Hepinizin bildiği gibi bırakma küçük canlı bir balığın incitmeden oltaya takılıp yem olarak kullanılmasıdır. Bırakmada çok fazla balık tutamasanız bile tutacağınız balık iri olacağından sizi tatmin edecektir. Kolay gibi gözükmesine rağmen her işte olduğu gibi bırakmanın da püf noktaları vardır. İlk olarak tutacağınız balığın canlı olarak oltaya takmalısınız. Bunun için yanınızda bir kova olması gerekir. Tuttuğunuz balığı (tercihan iskele kıyılarında bulunan ufak karagözler) iğneye takmanın bir kaç usulü vardır. Bazıları kuyruktan ve sırttan taksalar bile ben balığın alt çenesinden takmayı tercih ederim. Çünkü avcı avına her zaman kafasından saldırır. Böylece ilk ısırıkta iğneyle karşılaşır. Fakat iğneyi balığın alt çenesine takarsanız atarken çok dikkatli olmalısınız zira balığın ağzı yırtılabilir. Dahası canlı balığı attığınız yerde çok önem taşır. Attığınız yer mutlaka kumluk olması gerekir. Zira yosunluk yere denk gelirse balık yosunların arasına girer büyük balıklardan saklanır. Tabi bu iş baya zor olabilir özellikle yosunluk bölgelerde. O zaman tek çare denize girip balığı elinizle kumluk yerin ortasına bırakmak olacaktır. Kullanılacak düzenden bahsetmek gerekirse; aşağıda görüldüğü üzere alttaki kurşun (200 g. )ve köstek klipsli fırdödü yardımıyla ana bedene bağlanır. Balığın dibe oturmasını engellemek için iğneye yakın, bir şarap mantarı koyulur. Mantarı parlak bir kağıtla kaplarsanız balığın ürkmesini engelleyebilirsiniz..



Avcılığın yapılacağı zamanda çok önemlidir. Bırakmayı akşam 5 gibi atıp gece yarısı gibi çekmelisiniz. Sakın ola sabaha kadar bekletmeyin. Aksi taktirde balık tutsanız bile yengeçler balığı paramparça edebilir. Son olarak oltanızın başında durmayı düşünmüyorsanız çok iyi saklayın. Çünkü oltayı gören insanlar merak edip çekebiliyorlar. »Kaşık atıp çekme: Bu yöntemi ilk defa Alanya'da Kargı deresininin denize döküldüğü yerde görmüştüm. Kamışlı oltayla bir kaç balıkçı yapma balıkları atıp atıp denize çekiyorlardı. Kovalarına baktığımda 5-6 tane iri levrek gördüğümde gözlerime inanamamıştım.
inanamamıştım. Bu yöntem çok zevkli olmasına rağmen bir o kadar da yorucudur. Saatlerce oltayı atıp çekmek zor iştir. Dikkat edilmesi gereken ise oltayı attığınız yerin kumluk olmasıdır. Eğer yosunluk veya kayalık yerde denemek istiyorsanız kesinlikle kurşun kullanmanızı önermem. Aksi taktirde kaşığınızı denizde bırakabilirsiniz. »Yemli olta: Kıyıda kullanacağınız yem açık denizdekinden farklı olmasada bir kaç farklılık göze çarpar. Bazı kıyı balıkları çupra gibi ekmeği çok sever. Diğerleri karides, sülinez, sardalya'ya bayılır. Kullanabileceğiniz olta düzeni aşağıdaki gibidir.

__________________
Sitede küçükte olsa maddi yarınız olmasını isterseniz google reklamına bi tık yeter.

DÜĞÜMLER

DÜĞÜMLER

 

Balık avında amaca uygun olarak çeişitli düğümler kullanılmaktadır. Burada deniz balıkçılığında temel olarak kullanılan düğümler belirtilmiştir, Unutulmamalıdır ki bir takım atılan düğüm kadar kuvvetlidir.
Fırdöndü düğümü:
Bu düğüm misinanın fırdöndü gözünden geçirildikten sonra, ana bölüm üzerine sarılması ve boş ucun sarımı takiben bir geri halka tur içersinden alınıp sıkılması ile yapılır.
Deniz tipi misinalar test edilirken bu dügümle test edilirler.
wpe1A.jpg (4080 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Standard iğne bağı:
İğne halkalı veya palalı olsun, bu iğne bağlama tarzı değişmez, en sağlam iğne bağlarından biridir. Sapa paralel tutulan misina boş uç yönünden tesine halka yapılıp, halka içersinden misina iğne sapına en az 3 kere sarılır ve boş uç çekilerek sıkılır.
wpe4F.jpg (6120 bytes)
wpe50.jpg (3673 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kocabaş iğne bağı:
Misina bağlanacak yerden, boş uç yaklaşık 5 cm üste gelecek gibi ikiye katlanır ve katlı kısım iğne gözünden gecirilir. İğne içte kalacak şekilde düğüm atılır ve çift kat düğüm ucunun içersinden iğne geçirilerek sıkılır.
Özellikle büyük balık ve taş balıkları yemlilerinde kullanılır.
wpe3A.jpg (8062 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kasa bağı:
En çok çapari başlarında kullanılan bu düğüm gerek beden gerekse iskandil kasaları yapımında kullanılır. İstenilen kasa boyundan biraz daha fazla misina kendi üzerine katlanır, dip tarafından en az 3 kere kendi etrafında çevrilerek düğüm atılır. Sıkarken, bir parmağı kasa içine takarken serbest uç ve ana misinadan eşit olarak sıkmak gerekir.
wpe3C.jpg (6670 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Köstekleme:
Bedenin herhangi bir yerine değişebilir köstek takmak için atılır. Misina halka yapıldıktan sonra kendi etrafında burulur ve burulmuş misinanın orta burumu arasından halkanın tepesi geçirilerek sıkılır,
Bedene yapılacak bu tür kasa, bir ucunda kasa bağı olan hazır kösteklerin kolayca değiştirilebilmesine olanak verir.
wpe5B.jpg (12757 bytes)
wpe5A.jpg (4228 bytes)
wpe3F.jpg (3697 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Örme:
Misinalar sert durmaları, şok emmeleri, yaylanabilmeleri ve ince bedenleri desteklemek için örerek de kullanılırlar. Çok komplike örmelerin yanısıra en çok 2li ve 3lü basit örgüler kullanılır.
2li Örgü:
Misina örülecek ebat kadar ikiye katlanır, kat yerinin başına düğüm atılır, bir elde sabitlenen misina sona kadar burulur ve sonda tekrar düğümlenir. Burma sırasında uçlar birbirinden uzağa çekilerek burmanın misinada yer yapması sağlanır en sonunda istenilen uzunluğa bir düğüm atılır ve fazlası kesilerek kullanılır.
3lü Örgü:
Aynı şekilde üç eşit parça misina hazırlanıp uçları bir araya getirilip düğümlenir, ortada işaret parmağı kalacak şekilde ele geçirilip burulur ve düğümlenerek sabitlenir.
wpe47.jpg (8092 bytes)
wpe48.jpg (4696 bytes)
wpe49.jpg (4655 bytes)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Halka bağı:
Halkadan çift veya tek sefer geçirilen misina tersine tur attırılarak, terse tur atmış parça ve ana misina etrafına en az 3 kere sarılır ve çekilerek sıkılır, fazlalıkları kesilerek kullanılır.
Bu düğüm kaşıkların, zokaların ve yapay yemlerin bağlanmasında kullanılır
.
wpe4A.jpg (11978 bytes)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Çiftli fırdöndü bağı:
Sert balıkların, Palamut ve dip çaparisinin şok emici, iki fırdöndü arasına çekilen ana bedenin yardan biraz fazla kalınlıklarında (ana beden 1.40 mm olursa 2x80 olarak kullanılır) çift misinanın fırdöndüye sonlandırılması için atılır
.
wpe4C.jpg (9502 bytes)

Önerilen Yemler

Önerilen Yemler

Canlı Yemler
Her türden sürü balığı
Sübye, kalamar

Ölü Yemler
Tüm olarak kullanılacak her türlü yemliik balık

Tüm sübye ve kalamar


Yapay Yemler
Sübye, kalamar görünümlü, uskumru ve kolyoz taklidi 11 cm üstü sahte yemler

Balık Tutkusu ,mırmır,balık,video,

mercan balığı,Balık Ağırlığı ,Takım türü,

İğne*OltaBedenKöstekMercan, Kırma mercan, Mandagöz mercan, Mırmır, Bantlı mercan1 kiloya kadarHafif040- 045035-040025-0303-11-3 kilo Orta 050-060045- 050035-0401/0-3/03 kilo ve üzeriAğır 070-080050-060045-0502/0-4/0Fangri2 kiloya kadarHafif045-050040-045035-0401-2/02-4 kilo Orta 070-080060045- 0501/0-3/04 kilo ve üzeri Ağır 080-100060-070050-0604/0-5/0 Trança3 kiloya kadarOrta 070-080060045-0501/0-3/03-6 kilo Ağır 080-100060-070050-0604 /0-5/06 kilo ve üstüÇok ağır100-120070-080050-0605/0-8/0

* İğneler sert damaklı, kuvvetli çeneli balıklara kullanılan cinsten kısa saplı, kalın telli, tercihen çapraz, keskin ve çelik olmalıdır.

Yukarıdaki tabloda verilen takım kalınlıkları ve iğne boyları genel amaçlı kullanımlarda tavsiye edilmektedir, standart değildir. Balık avında, her zaman ve hep aynı yerde tıkır tıkır çalışan sistemler bakarsınız bir gün çalışmıyor, standarda uyup beklersek herşey uygun olsa bile boş dönmek kaçınılmazdır. Ustalık, olaylar standardın dışına çıktığında yeni durumu sezip ona göre tedbir almaktır, aslında ustalık sadece olaylar standardın dışına çıktığında gerekir. Unutmadan: Balık avında olaylar sık sık standardın dışına çıkar. Yukarıdaki tabloyu göz önüne alarak, değişen şartlarda avlanmaya hazır olacak takımları hazırlamak da sizin ustalığınıza kalmış.
Mercan avı sırasında sık sık iğnelerin kösteğe bağlandığı düğümler kontrol edilmelidir. İğne kısa saplı olduğundan yemi derince yutmuş balıkların dişleri arasına düşen düğümler ilk anda kesilmese bile gittikçe yıpranır ve iri bir balıkta kesilerek balığı kaçırır. Aşınmış düğümler yenilenmelidir.
Burada ve karagöz bahsinde anlatılan takımlar sadece bu balığın avında değil bu balıklarla aynı sularda bulunan çipura, sinarit, ispari, sarıgöz, kupes, melanur, hani gibi balıklar için de geçerlidir.
Mercan için kullanılan yemlere gelince. Karides, tercihen çalı karidesi sevdiği yemlerdendir, özellikle trança için iri çalı karidesi canlı veya ölü bütün oldukça geçerlidir. Bundan başka kalamar parçaları, sübye eti, sülünez, akyem (sardalya, istavrit, izmarit, sarıgöz, ispari), çağanoz, midyedir. Bazen deniz hıyarı parçaları da herşey yiyici mercan için yem olarak çalışır. Balığın beslendiği merada en çaok yediği en verimli yemi belirler yine de, karides, sübye, kalamar ve akyemler daha çok ilgi görür.
a. Köstekli sarkıtmalar

Mercan avında an çok kullanılan takımlardandır. Genelde klasik üç köstekli gibi hazırlansa da zaman zaman dört köstek de bağlanır. Takım kalınlakları ve iğneyi meradaki balık boyu belirleyecektir ama genelde bu takımlar daha çok hafif ve orta sınıftan hazırlanır. Zaman zaman tüm kösteklerin dolu olarak çekildiği düşünülürse her kösteğe asılmış 2-3 kiloluk balıkları bir anda almanın zorluğu hatta imkansızlığı daha iyi anlaşılır. Daha çok hedeflenen balıklar mercan, mırmır, mandagöz mercan, kırma mercan, ufak boyda fangri, trança ve diğer taş balıklarıdır. Köstek boyları 15-25 santim. İskandil derinliğe göre 150-200 gramı geçmez. İstenirse takıma kolçak da ilave edilebilir. Av yöntemi sandaldandır. Avlanılacak meraya gelince en iyisi ilk olarak demir atmadan sandalı alargaya bırakıp takımı indirmektir. Buradan anlıyoruz ki köstekli sarkıtmalar akıntısız sakin sularda kullanılır. Derinlik 40-200 metreye kadar olabilir. İndirilen takım dibe değdikten sonra, iskandili yerden kesmeden gergince apiko tutulur. Mercan, karagöz gibi önce yemi yoklar sonra yer, o nedenle ilk dokunuşta acele etmemeli yutması beklenmeli sonra hafifçe çalınmalıdır. Mercan avı derin sularda olduğundan ilk balık yakalandığında hemen çekmeyin diğer iğnelerin de dolmasını bekleyin. İlk yakalanan balık kolay kolay kurtulamaz ve takımı karıştıracak kadar hareket de etmez. Bu arada sandal demirli olmadığından hafif de olsa gezinecektir. Bu gezinme sırasında dikkat edip kerterizi takip etmek gerekir. Bu arada oldukça verimli bir yer bulunursa buraya dönüp demir atılabilir. Tonoz gerekmez ama demiri atarken de balığın ürkütmemek gerekeceğinden eğer demiri meradan uzağa atıp hafif de olsa akıntı ile demire kaloma verip mera üzerine gelme şansı yoksa, o takdirde tekneyi tonoza alıp tonoz ipleri üzerinde gezinerek mera üzerine düşmeye çalışılmalıdır. Yine de bu işlemler oldukça zaman alacağından ve 100-200 metre derinlere de demir atılamayacağından en iyisi sandal meradan uzaklaştıkça motor veya kürekle tekrar meraya dönerek ava devam etmektir.
Mercan avında kullanılan sarkıtmalarda zaman zaman köstekler bedenden açık duracak şekilde bağlanırlar. Olta çeşitleri ve uygulamaları bölümünde sarkıtmalar anlatılırken kösteği bedenden açmaya yarayan bazı uygulamalar anlatılmıştır, ancak özellikle yabancı amatör daha değişik yöntemler uygulamaktadır. Ben ilk olarak bu yöntemi mercan için yapılmış bir takımda gördüğüm ve takım bana mercan takımı olarak tanıtıldığından bu yöntemleri mercan bahsinde açıklıyorum; ama bu sadece alışkanlıktan ibaret bu yöntemler mercandan, minekopa, sinarite tüm sarkıtma uygulamalarında uygulanabilir.

Yukarıdaki uygulama daha çok yabancı amatörlerce kullanılan benim ilk gördüğüm mercan takımı diye anlattığım takımdır. Burada beden tel örme veya çelik ip şeklinde olabilir. Telden örülerek yapılmış köstekler bedene sıkıştırma bilezikleri ile tutturulmuştur. Tel kösteklerin ucunda ufak birer kasa bırakılmıştır. İğnenin bağlandığı misina kösteklerin ucuna da birer kasa yapılarak iki köstek, kasaların birbiri içinden geçirilmesi ile bağlanabilir. Bunu avantajı gerektiğinde iğneli misina kösteğin kolaylıkla değiştirilebilmesidir. Tel köstekler zamanla, özellikle iri balıklara denk gelindiğinde, eğilerek takımı kullanılmaz hale getirebilir. Bu açıdan pahalı bir takımdır denilebilir.

 

 

Yukarıdaki örnek daha basit ve ucuzdur. L şeklinde bükülmüş telin kısa ucunun başında ve sonunda bedenin içinden geçeceği halkalar yapılır. Beden halkaların içinden geçirildikten sonra alttan ve üstten birer küçük boncuk koyulur, olta tarafına boncuğun hemen üstüne bir stoper düğüm atılarak kösteğin yukarı kayması engellenir. Alt tarafa boncuktan sonra stoper düğümü yerine ufak bir fırdöndü bağlamak daha sağlam olur. Bu telin fotoğrafını görmek için yukarıdaki resmi tıklayın. Daha sağlam olsun diye bedeni halkalardan iki kere geçirmeyin, iri bir balık yüklendiğinde beden telin üzerinde sıkışarak kopabilir; tecrübe ile sabit. İğneli kösteğin bağlanması üstteki takımda olduğu gibidir. Bu tel köstek de zamanla eğilerek bozulsa bile 0,3-0,4 mm., çelik telden kendiniz de kıvırarak yapabileceğiniz için pahalı sayılmaz. En ucuz ve Türk amatörlerince en çok bilinen metodlardan biri de örme köstek kullanmaktır. Örülerek köstek yapılacak misina önceden bir ucu sabitlenip çekilerek düzeltilmelidir ki köstek düzgün dursun. Örme kösteğin resimlerini görmek ve yapılışını okumak için resmi tıklayın. Örülüp hazırlanan kösteğin kasasız tarafına beden ile kazık bağı ve peşinden bir kaç yarım kazık bağı atılar; bu şekilde beden üzerine tutturulmuş olan sarma kösteğin kasalı tarafına da iğneli köstek aynı diğer uygulamalarda olduğu gibi kasaların iç içe geçirilmesi ile tutturulur. İstenirse kösteği bedene bağlayan kazık bağları üzerine bir kaç damla süper yapıştırıcı sürülerek düğüm sağlamlaştırılır. Sarkıtmalar istenirse makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenir. Bu durumda kamış 2,5-2,7 metre boyunda 40-80 gıram testli, makina 040 veya 050 misinadan 200 metre alacak kapasitede olmalıdır. Yani aslında geniş sarma kapasiteli bir makina gerekir.

b. Derin su yeldirmeleri

Akıntılı sularda, demirlenmiş sandaldan 20-30 kulak derinliklerde uygulanan yöntemdir. Hedeflenen balık genelde iri balıktır. Özellikle geceleri bu takımlarla çok iri balıklar alınır. Yalnız gece mercan avında çok sessiz olunmalı, ışık yakılmamalı, sandal içinde gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır. Bunlara dikkat edilmez ise temkinli ve kurnaz bir balık olan mercan ses ve ışıktan ürkerek oltaya vurmaz. Yeldirmenin nasıl kullanılacağı karşılaşılacak zorluklar, problemler karagöz bahsinde genişce anlatıldığından burada aynı şeyleri tekrarlamıyoruz isteyen o sayfalardan bakıp görebilir. Buradaki tek fark mercanın daha derin sularda olması bu nedenle de yeldirmenin derin su yeldirmeleri sınıfından sayılmasıdır. Levrek konusunda bahsettiğim halde özellikle derin su yeldirmelerinin kullanımında yapılan büyük bir hatadan tekrar bahsetmek istiyorum. Bu hata sık sık yapıldığından ve balığın kaybından başka amatörün yaralanmasına dahi neden olacağından dikkat gerektirir.
Derin su yeldirmesina balık vurduğunda, ki bu genelde büyük bir balıktır, mesela diyelim ki trança veya fangri olta elde balık bekleyen amatörün elindeki oltayı sertçe aldı götürdü ve mücadele başladı. Bu mücadele bazen uzun sürebilir. Uzun sürenin sonunda oltayı toplayan amatör iskandil ele gelince onu da sandalın içine atıverir (mesela ben çok yaparım), İşte HATA. O kadar mücadele edilip yorulan sonunda çevrilip su üstüne çekilen balık, tüm dikkatini kendini o kadar uğraştıran balığı görmeğe yöneltmiş amatörün bedeni toplaması ile sandala yanaşır ve sandalı gördüğünde genelde ilk tepkisi aniden baş isteyip fişeklemek olur. Balık iri ise bu tepki çok serttir ve direnilip kaloma vermeden beden tutulacak olursa diyelimki eliniz kesilmez ama balık kopan takımladan kurtulur kaçar. Kaloma vermek gerek; büyük balık en az 4-5 kulaç kaloma aldıktan sonra direnilenerek yavaşça çevrilebilir. Burada bir sorun var kaloma verelim de iskandil nerede? Sandalın içinde belki de farş tahtalarının arasına sıkışmış yada fişekleyen balığın hızı ile fırlamış size çarpmak üzere. Bu darbeden yaralanmak mümkündür. İskandil bir yerlere sıkıştı ise bu defa takım gerilecek ve kopacaktır balığa veda, bu arada gerilen misina bir yerlerinizi de kesebilir. İşte bunlara meydan vermemek için derin su yeldirmesinin ağır iskandili ele geldiğinde gerektiğinde kendi kendine suya düşecek bir yere konmalı, bu yer de avdan önce hazırlanmalıdır. Bu yapılamadı ise iskandil gereğinde çabucak suya geri atılabilecek şekilde el altında bir yere bırakılmalıdır.

Mercan için düzenlenen derin su yeldirmelerinde yukarıdaki gibi mavrukalı takımlar da düzenlenebilir. Bu takımın da kullanımı karagöz sayfasında genişçe anlatıldığından burada tekrarlamıyoruz. İkinci iğne mavrukadan önce olabileceği gibi mavrukadan sonra diğer köstekten bir köstek boyu geride kalacak şekilde de monte edilebilir ve öyle olması daha verimli olabilir. Bu takıma bir de kolçak ilave etmekte yarar vardır.
Yeldirmeler el oltası olarak düzenlenmeli ve kullanılmalıdır makinalı kamışlı takım olarak kullanım ve kontrol zorluğu nedeni ile pek düzenlenmez.
c. Paraketeler**
Paraketeler de büyük balıklar, özellikle trança hedeflendiğinde kullanılır. Derin su paraketelerinin hazırlanması, serilmesi gibi bilgiler sinarit sayfalarında genişçe verilmektedir. Burada tekrarlamıyoruz, yalnız bu iki parakete arasında elbette farklar olacaktır. Birinci fark iğnelerdir, sinarit paraketesinde genelde canlı yem kullanıldığından iğneler nispeten daha ince ve uzun saplıdır. Mercan paraketesi için ise daha kısa saplı iğnelerle donatılır. Bunula birlikte sinarit için atılan paraketeler trança, trança için atılan paraketelere de sık sık sinarit çıkmaktadır. Zaten parakete tek bir balık hedeflenip hazırlanmaz ve tek bir tip balık için de yemlenip serilmez. Ne çıkarsa bahtınadır, yeter ki doğru zamanda doğru yere atılsın. Mercan paraketesinin yemleri iri karides, sübye veya kalamar eti parçaları, çağanoz veya akyemdir ki bunlar pek çak başka balığın da ilgisini çeker.
**Dikkat amatör balık avcılığı sirkülerine göre parakete amatör balık avcılığı takımı sayılmamaktadır. Buna burada yorum yapmıyoruz…
Ağ ile avcılığı pek olmaz nadiren kıyılara sokulan bazıları başka balıklara bırakılan fanyalı ağlara çıkar.

Mercan balıkları tüm dünyada bilinen balıklardandır. Lezzetli etleri ile de tüketici sofrasında taze, kurutulmuş, tuzlanmış ve konserve olarak yerlerinin alırlar. Ekonomik değerleri türlere göre değişmekle beraber genelde yüksektir.

MERCAN OLTASI NASIL OLMALI?
Mercan oltası 0.35 misinadan, üç köstek artı bir hırsız, dört köstekli olmalıdır, ben hırsız olta bağlamaya müsait iki tarafı delik 75 gr kurşun kullanmaktayım, mercan dip balığı olduğu için benim tercihim takımın 50 cm de sınırlandırılmasıdır, bir köstek kurşunun boyunu geçmeyecek kadar yaklaşık 7-8 cm alt delikte bir köstek yine kurşunun boyunu geçmeyecek kadar üst delikte, 15 cm kadar üste bir köstek uzunluğu 10 cm civarı, onunda 15 cm üzerine dördüncü köstek uzunluğu 10 cm civarı, onun 25 cm kadar üstüne de kopcali bir fırdöndü, fırdöndüden sonra 0.40 misina hava sert ise misinanın toplandığında karışmasının azalması veya karışıklıkların daha kolay çözülmesi için 0.45-0.50 misina, mercan dip balığı olduğu için bu benim tercihim,
Kopcali firdondu gerektiginde kalamar rapalasının takılmasi icin ben ce şart, yukarıya balığı çekerken birden bir ağırlık hissederseniz veya gelen balığın ensesinde diş izi var ise civarda mutlaka kalamar vardır ve hemen bu fırdöndüye bir kalamarrapalası takarak normal mercan avına devam edin. Diğer arkadaşlarım; hırsızdaki birinci kösteği 25cm civarı yapıyorlar ve kurşunda iki köstek değil bir köstek kullanıyorlar, ikinci köstek kurşunun bağlandığı yerde değil de onun 25-30 cm üstüne, uzunluğu 25 cm civarı, üçüncü köstek onun 25-30 cm üstüne uzunluğu 25 cm civarı ve dördüncü köstek için 25-30 cm mesafe ve 25 cm civarı uzunluk, altı kösteğe kadar çıkabilirsiniz. Ayrıca hatırlatmadan geçemeyeceğim, bu işin ustaları sadece bir veya iki köstek kullanıyorlar,
Kupes, izmarit, kırma mercan gibi ince balıkların çok olduğu zamanlarda ikili köstek daha kullanışlıdır, hırsız iğne genelde dipte yatar durduğundan dip balığı tabir ettiğimiz mercan, karagöz ve çipura türü balığı avlamaya yarar, takımınızın köstek ve iğnelerini her av günü yenilemelisiniz, bir iğne 15 balık tuttu ise o körelmeye başlamıştır bile, vuruş alırsınız ama iğne damağa zor geçer, köstekler dönerek gelen hanoz (Hani) ve izmarit gibi balıklar sayesinde gam yapar ve bedene dolanır bunların her av gününde yenilenmesi lazımdır, şimdilerde çıkan flarokarbon ve akıllı misinalar bu dolaşma ve gamı en aza indirmiştir.
Florakarbon misinaların beden için kullanılmasını pahalı, görünmezlik özelliği olduğu için kösteklerde kullanılmasını uygun, bulmaktayım.

NASIL AVLANMALI Oltaların ucu dışarıda kalacak şekilde yemler takılmalı ve takım dibe indirilmeli, takım kurşunun ağırlığı hissedilecek şekilde, kurşun dibe deydi deymedi durumunda kalmalı, mercan genelde küt diye vurur, bazen de yeme yavaş dokunuşlar verir, ben her vuruş hissettiğinde takımı hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç kadar yukarı çekerim, vuruşların hafif olduğu durumlarda ise hislerime göre ikinci veya üçüncü vuruşta yine hızlı bir şekilde iki yada üç kulaç yukarı çekerim, amaç iri mercan daha doğrusu teknedeki en iri mercanı çekmektir, Mercan gelirken başı ile oltaya vurur küt, küt vuruşu hissedersiniz, ara ara yukarıya hamle eder ve tekrar kurtulmak için küt diye vuruşunu alırsınız Mercan fırtına öncesi ve sonrası karnını doyurmak için deli gibi oltaya saldırır desem yeridir, Fırtına öncesi ve sonrasını düşünmez isek 2-4 kuvvetindeki havalar ile puslu, kapalı, cisintili havalar balık avı için idealdir, ben her mevsim Poyraz (Kuzeyden) havayı Lodos (Güneyden) havaya tercih ederim. Poyraz fırtınası (öncesi) alımı ve Lodos fırtınası (sonrası) kalımlarında daha iyi balık avı olur. Balık olmadığında, başka avlakları deneriz ama bir yerde olmuyor ise öbür yerde de olmuyor, diğer arkadaşlar ile haberleşiriz, balık var mı? Vuruyor mu? Onlardan da genelde aynı cevap gelir yok, aslında sormaya da pek gerek yoktur, bakarsınız denizin üzerinde hep tekneler hareket halindedir, yer değiştiriyorlardır, bu balığın keyifsiz olduğuna ve oltaya atlamadığına işarettir. Bir gün önce veya gün içinde Ege denizinde deprem olmuşsa balık etkileniyor, Bazen dipte bulunan harami tabir edeceğim, mıngırı, müren ile büyük balıklar ve bazen de iri kalamarlar balıkların kısa süreli dağılmalarına sebebiyet vermektedir, bu sırada çevredeki teknelerin avlanmaya devam ettiklerini fark edersiniz.

mercan balığı nasıl avlanır,


Kırmızı-pembemsi rengi, zor avcılığı ve buna değecek lezzetli eti ile mercan amatör balıkçıların aradığı, peşinde olduğu balıklardandır. Sıcak ve ılıman iklim balığı olan mercanın yurdumuz sularında 6 ayrı türü daha bulunur. Çoğu zaman da türler birbiri ile karıştırılıp balıklar yanlış isimlerle tanınmakta ve tanıtılmaktadır. Biz burada ilk olarak tüm aileye adını veren en çok bilinen yanda resmi olan asıl mercan balığını (Pagellus erythrinus) tanıtıp altta da diğer türlerini tanımaya çalışacağız.
Türkçe’de küçüklerine litrin veya litrinoz; 100 gramdan ufaklara da mangır denir. Mercan balığı yabancı yayınlarda comman pandora, king of the breams (İng.), pagel (Fra.), breca (İsp.), pandora (ABD), litrini (Yun.), krasny pagel (Rus.) isimleri ile bulunabilir. Vücudu yanlardan basık elipse yakın şekildedir, yüksek sırt profili elips şekli biraz bozar ama balığa mükemmel bir manevra yeteneği kazandırır. Kafası iridir, gözleri vücuduna oranla iricedir, burnu oldukça uzundur. Ağzı büyük sayılmaz ama çeneleri karagözde olduğu gibi çok güçlüdür. Tüm mercanların dişleri önde kesici, arkada azılar olmak üzere güçlü ve sağlamdır. Midyeleri, küçük kabukluları kolayca kırarak yer. Sırt yüzgeci tektir; enseden kuyruğa kadar uzanır, ön tarafında sert dikenler vardır, arka kısmı yumuşaktır. Kuyruk ve yanal yüzgeçleri de vücuduna göre oldukça gelişmiştir. Karın ve anal yüzgeçleri diğer yüzgeçleri kadar güçlü değildir. Rengi sırtta parlak kırmızı-pembe yanlarda giderek açılır karnı beyazdır. Balık sudan çıkartıldıktan sonra bu güzel renkler ne yazık ki solar. Vucudunda bantlar veya çizgiler yoktur. Pulları iridir vücuduna iyice bağlıdır yine de kazınması gerekir. Yüzme kesesi vardır. Herşey yiyicidir bununla birlikte küçük balıklar, yumuşakçalar, eklembacaklılar başlıca gıdasını oluşturur. Yerel balıklardandır göç yapmaz. Üremeleri Nisan ayından itibaren yaz boyunca nispeten sığ ve sert tabanlı bölgelerde sürer, bazen Eylül ayında da yumurta döktüğü olur. Mercan balıklarının ortalama ömürleri 15 yıl kadar tahmin edilmektedir. Hemen hemen tüm mercan balıkları hermafrodit özellik gösterirler, yani hem dişi hem de erkeklik özellikleri bulunur. Bazı dişiler üç yaşından sonra (17-20 santim boya gelince) cinsiyet değiştirerek erkek olurlar. Mercan balığı 60 santim boy ve 3,5 kilo ağırlığa kadar büyüyebilir; altta tanıtılan akrabaları daha da büyük olabilirler. Sıcak ılıman iklimi severler ve bu tür iklime sahip denizlerde yaşarlar, Yurdumuz denizlerinden başka Atlantik okyanusunun her iki yakasındaki ılıman iklimli bölgelerde bulunur.
Şimdi altta mercan balığının yurdumuz sularındaki yakın akrabalarına göz atalım.

Fangri (Pagrus pagrus)

 

İri bir mercan türüdür. Türkçe mercan, fangri isimleri ile tanınır bazen yanlışlıkla kırma mercan da denir ama kırma mercan başka balıktır. Yabancı kaynaklar couch’s seabream (İng.), pagre, pargo (İsp.), pagro (İtl.), red porgy (ABD), phangri mertzani (Yun.) isimleri ile tanıtır. Yurdumuzda da iyi bilinir ve tanınır. Özellikle Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de çok azdır. Vücudu mercanı andırsa da sırt profili daha yüksektir, kafa iri, burun uzundur ağzı mercanınki gibi küçük fakat çeneleri güçlüdür. Gözler büyükçedir. Vücudu iri pullarla kaplıdır. Tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci siyah-gri uçları beyazdır. Rengi mercanı andırır sırt tarafındaki pullarda sarımsı lekeler bulunur, bu lekeler sanki sırtından aşağı uzananan sarı bantlar varmış izlenimi verir. Başlıca gıdaları yumuşakçalar, eklembacaklılar, kafadanbacaklılar, küçük balıklar ve bitkiler oluşturur. Kayalık, kırmalık, kumlu diplerde, mağaralık yerlerde 250 metreye kadar derinliklerde bulunur bununla birlikte 150-60 metre derinliklerde de sık rastlanır ve avlanır. Genç fangrilere yosunlu diplerde daha sığlıklarda da rastlanır. 90 santim boya 7,5 kiloya kadar büyürler. Genel hayat hikayesi mercan ile aynıdır. Sayıca az ve avcılığı nadir olduğundan ekonomik değeri yöreselden ileri gidemez. Son yıllarda sayısı oldukça azalmıştır.

Kırma Mercan (Pagellus acerna)

Daha ufakça bir mercan türüdür. Türkiye’de kırma mercan veya yabani mercan olarak anılır. Yabancı dillerde axillary seabream (İng., ABD), pageot blanc (Fra.), mousmouli (Yun.), besuc blanc (İsp.) adları ile anılır. Diğer mercan türlerinden farklı olarak vücudu uzuncadır. Pullarla kaplı vücuduna hakim renk soluk pembedir, yüzgeçleri de pembedir. Kafa vücuduna göre normal gözleri büyüktür. Ağzı diğer akrabalarındaki gibi küçük çeneleri kuvvetlidir. Sırt yüzgeci tektir enseden kuyruğa uzanır baş tarafında sert dikenleri vardır. Diğer tüm yüzgeçleri de gayet iyi gelişmiş kuvvetlidir. Çatal kuyruğunun ucu şerit şeklinde siyahtır. Yan yüzgeçlerinin vücuduna bağlandığı noktalarda birer siyah leke bulunur. Vücudunda bant veya şeritler bulunmaz. Herşey yiyicidir yine de başlıca gıdası kurtlar, yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru balıklardır. Kumluk, kayalık, kırmalık, yosunluk zeminlerin üzerinde 40-100 metre derinlerde gezinir. 500 metrelere kadar indiği de olur. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de azdır. Küçük sürüler halinde de rastlanır. 36 santim boya, 2 kilo ağırlığa erişirler. Genel hayat hikayeleri asıl mercana benzer. Ekonomik değeri olan balıklardandır.

Mandagöz mercan (Pagellus bogaraveo)

Kırma mercan kadar olmasa da vucudu uzamıştır. Kırma mercanı andırır. Mandagöz mercan veya lekeli mercan olarak da tanınır. Blackspot seabream (İng.), gunner (ABD), kefalas (Yun.) goraz (İsp.) yabancı kaynaklardaki isimleridir. Yüzgeç yapısı diğer akrabalarındaki gibi oldukça gelişmiştir. Tüm vücudunda ve yüzgeçlerinde pembe renk hakimdir, karnı beyazdır. Kafası normal, gözleri adından da anlaşılacağı gibi büyüktür. Yan yüzgecinin hemen üzerinde siyah bir leke bulunur, bu balığı tanıtıcı bir özelliktir. Genelde diğer mercan balıklarının tüm özelliklerini taşer hayat hikayesi de asıl mercana benzer. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de sayıca azdır. Derin su balığıdır dibi taşlık, kayalık, kumluk, çamurlu ve yosun kaplı yerlerde, yar başlarında 700 metre kadar derinlerde bulunur. Herşey yiyici olmakla beraber en çok kurtlar, yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru balıklarla beslenir. Hermafrodittir 20-30 santim boydan sonra dişilik özellikleri gösterir. 70 santim boya 4 kilo ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler. Ekonomik değeri vardır.

Mırmır (Lithognathus mormyrus)

Mercan balıklarının en çok bilinen türlerinden biridir. Mercan veya çizgili mercan olarak da bilinirse de yaygın ismi mırmır’dır. Yabancı kaynaklarda striped seabream (İng.), marbri (Fra.), murmura (Yun.) gibi isimlerle geçer. Vücudu iri pullarla kaplı, uzunca yanlardan basıktır, kafa büyük gözler iridir. Ağzı tüm türlerde olduğu gibi küçük fakat kuvvetlidir. Sırtı esmerce, yanları daha açık renkli, karnı beyazdır. Sırtından karnına doğru 10-12 adet çizgi iner bu çizgiler karna ulaşmadan biterler. Sırt yüzgeci tek parçadır, tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Genelde gruplar halinde gezinir ve yemlenir, bazen küçük sürüler de oluştururlar. Herşey yiyicidir, daha çok kurtlar, yumuşakçalar ve eklembacaklılarla beslenir. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de bulunur. Farklı dip özelliği gösteren yerlerde mesela kayalık, kumlu, çamurlu, yosun kaplı diplerde bulunabilir. Nispeten daha sığ sularda rastlanabilir, 150 metre derinliklere kadar da inerler. Üremeleri Haziran’dan Ağustos sonuna kadar sürer, hermafrodit’tir. Yurdumuzda 40 santim kadar boya erişebilirken Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik’te 60 santim boya ulabilmektedir. 4 kilo ağırlıkta olabilirler. Eti çok lezzetlidir. Ekonomik değeri olan balıklardandır.

(Bantlı) Çizgili Mercan (Pagrus auriga)

Ülkemizde pek fazla bilinmeyen daha çok Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik kıyılarına özgü türlerden olsa da Akdeniz sahillerimizde rastlamak mümkündür. Mercan, antenli mercan, bantlı mercan isimleri ile bilinir. Redbanded seabram (İng.), murudai (ABD), zapata (İsp.), zonofagri (Yun.) yabancı dillerdeki isimleridir. Vücudunu yukarıdan aşağı saran 5-7 kırmızı bant tanıtıcı özelliklerden biridir. Bant dışında kalan bölgeler beyazdır. Vücudu pullarla kaplı ve yanlardan basıktır. Sırt yüzgecinin üçüncü, dördüncü vebeşinci ışını diğerlerinden oldukça uzundur ki bu da tanıtıcı bir özelliktir. Genelde sert diplerde bulunur, kayalık veya iri kırmalık yerleri sever. Küçükleri kıyılara sokulurken yetişkinler 170-200 metre derinlere inerler. Herşey yiyicidir; yumuşakçaları daha çok sever. Hayat hikayesi diğer mercanlara benzer. 80 santim boya 4 kilo ağırlığa erişebilir. Türkiye de olmasa da dünya pazarında ekonomik değeri vardır.

Trança (Pagrus caeruleostictus)

Mercan ailesinin sularımızdaki en büyük örneğidir. Ege ve Akdeniz’e özgü türdür Marmara ve Karadenizde bulunmaz dense yeridir. Trança, antenli mercan, altınkaş yerel isimleri ile bilinir. Sık sık sinarit bahsinde anlatılan Dentex gibbosus da trança olarak anılır ve bu balık yalancı trança diye tanıtılır. Ben daha fazla bu balığı trança olarak duyduğumdan bu şekilde anlatıyorum. Yabancıların da iyi bildikleri bu balığa bluespotted seabream (İng.), bluepointed porgy, goldenhead porgy (ABD), stiktofagri (Yun.) isimlerini vermişlerdir. Rengi sırt ve yanlarda pembe, karında beyazdır. Vücudunda genelde karnın üst tarafında kalmak kaydı ile sırttan kuyruğa doğru mavi benekler bulunur. Kafası büyük gözleri iridir. Ağzı küçük, çeneleri çok kuvvetlidir. Erkeklerin başında bir tümsek bulunur. Yüzgeçleri çok gelişmiştir ve vücudu ile aynı renktedir. Sırt yüzgecinin 3,4 ve 5nci ışınları uzamış balığa antenli mercan denmesine neden olmuştur. Yan yüzgeci büyük ve oyukludur. Göçmen balıktır yaşadığı tüm sularda göçler yapar. Yazları havanın ısınması ile Ege sahillerinde görülürken kışın hava serinleyince güneye Kuzey Afrika kıyılarına sokulur. Üremeleri hariç genelde derin sularda bulunurlar yetişkinlere 200 metre derinlikler de sık rastlanırken gençleri daha sığlıklarda bulunur. Genelde kayalık, taşlık gibi sert zeminli diplerde bulunur. Herşey yiyicidir, eklembacaklıları severek yer bu arada küçük balıklarda menüsünde bulunur. İki yaşında cinsel olgunluğa erişirler, hermafrodittirler. İri balıktır 1 metre ve daha fazla büyür 10 kiloluklarına sık rastlanır. Türkiye sularında 20-25 kiloluklarından da bahsedilmektedir ama ben görmedim, şimdilerde de bu kadar büyük balıkların bulunacağını da sanmıyorum. Eti çok lezzetlidir. Trança şiş Ege’nin meşhur yemeklerindendir, gözü bile lezzetlidir ve emerek yenilmektedir. Sayıca az olduğundan ekonomik değeri ülkemizde daha çok yöreseldir.

NERELERDE BULUNUR

Yukarıdaki tanıtımlardan da görüldüğü gibi mercan balıkları genelde derin su balıklarıdır. Kıyılarda pek rastlanmaz, balıklardan görüntü alarak yer tespit etmek de mümkün değildir. Seneler önce Antalya Kaş’ta 200 metre derinden el kadar mercanları peş peşe çekip livarı pembe pembe doldurduğum günlerin tadı hala damağımda. Bulundukları yerlerin dip karakterleri de çok farklı olabilir. Yosunlu, kumluk, çamurlu diplerden kırmalık, kayalık, dip yamaçları, batıklar gibi pek çok değişik yerlerde mercana rastlanır. Genel olarak kayalık, mağaralık yerler batık çevreleri ve aniden derinleşen dip yamaçlarının üzerinde ve eteklerinde aranmalıdırlar. Göçmen karakterli olan trança (göç etmediği zamanlarda) dahil genelde yaşadıkları bölgeyi terk etmezler bu nedenle mercan yatağı bulundumu kerterizi alınarak tespit edilmelidir; aynı bölgeden devamlı mercan almak mümkündür. Kayalık mağaralık yerlerde mercana rastgelinirse bu bölgelerde gece iri balık alma şansı var demektir, iri balıklar genelde geceleri oltaya gelirler. Bir de eskilerden bir tavsiye “hani balıklarının olduğu yerde mercan olur” derlermiş. Doğrudur. Ancak şunu da hatırlatalım ki ne zaman mercan yakalasam yanında hani de çıkardı az veya çok; ama tersi her zaman doğru olmadı yani her hani yakaladığımda mercan da çıkmadı. Yine de derin sularda hani ile karşılaşırsanız mercana da bakın derim.

AVLAYALIM

Mercan avı yemli takımlarla yapılır. Yemli takımlar aşağıdaki bilinen takımlardır.
a. Köstekli sarkıtmalar
b. Yeldirmeler
c. Paraketeler
Her ne kadar zaman zaman zoka ile mercan avından bahsedilse de zokalı takımlarla avcılık trança hariç diğer türler için pek geçerli değildir. Nedenine gelince; mercanın derin su balığı olduğunu biliyoruz, genelde de 25 metreden az derinliklerde mercana pek rastlanmaz, akıntılı sularda zoka ile bu derinliğe inip karagöz bahsinde anlatılan şekilde yeldirme uygulaması yapmak zokanın inip çıkarken harcayacağı zaman göz önüne alındığında oldukça sıkıcı ve verimsiz bir av ortamı yaratacaktır. Zokayı büyütmek iğneyi de büyütmek olacağından bu defa boş vuruşlarla yem yedirilecek, balık iğneyi almayacaktır. Oysa iri trança için 8/0-9/0 a kadar iğne kullanılabileceğinden zokalı takım kullanılabilir, zaman zaman iri fangriler de zokalı takımla yakalanırlar. Bu yöntemde de zoka genelde sarkıtma türünden kullanılır sadece trança veya iri fangri değil civarda olabilecek orfoz, lahoz gibi balıklarda oltaya gelebilir, bence de zokalı takımla asıl amaçlanan bu balıklar olmalıdır. O nedenle zokalı takımla avcılığı orfoz, lahoz gibi balıklara bırakıyoruz. Ama siz “ben sıkılmam ve vaktim var zoka denemek istiyorum” derseniz karagöz bahsinde anlatılan zokalı takım ve uygulamasını derin sularda deneyebilirsiniz; bu durumda size tavsiyem kıstırmayı biraz ağırlaştırmanız olabilir ama o zamanda oltanın inerken karışmamasına çok dikkat etmek gerekir. Takım kalınlıkları ve için aşağıdaki tablodan yararlanılabilir. Akıntılı derin sukarda mercan avı için en iyi yöntem derin su yeldirmeleridir ki bu konu altta incelenmektedir.
Mercan balıklarının tümünü bir arada tanıdık ve gördük ki boy ve ağırlık yönünden oldukça geniş bir yelpaze ortaya çıkıyor. Mercan avında takımlardan bahsederken her seferinde hangi türe ne kalınlıkta takım, kullanacağımıza bakacağımıza alttaki tabloda bu ayırımları görüp daha sonra da takımları ana hatları ile tanıyabiliriz. Dikkat edilmesi gereken konu karagöz avında olduğu gibi mercan avında da takım kopartmamaktır. Sarkıtma takımlarda bir yere kadar tolerans olsa da yeldirmelerde takım koparsa ve bu geceleyin veya balık daha dipteyken olursa av kesilir. Ne zaman başlar? Mercanlar bile bilemez.

Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları,

Amatör balıkçılığın temeli oltayla avlanmaya dayanır. Ama zıpkınla ve elle de balık avlanabilir. Bugün en yaygın olta tipi, kamışlı oltalardır. Bu oltalarla yemi daha uzağa fırlatmak ve kıyadan daha uzak sularda balık yakalamak mümkündür. Kamışlı oltalar değişik malzemelerden yapılır. En çok bambu, ince çelik borular ya da cam elyaf kullanılır. Kamışın ucu ince, sap bölümü daha kalın yapılır. Misina, kamışın ucundan sapına kadar aralıklı olarak tutturulmuş halkaların içinden geçirilir ve sap bölümündeki bir makaraya sarılır.

Tatlı Su Balıkçılığı. Makaralı oltalar bulunmadan önce, misina bir mantar ya da tahta parçasına elle sarılırdı. Balık oltaya takıldığında balıkçı seri hareketlerle balığı kıyıya çekerdi. Ama bu tür avlanma kolay değildi, misinanın dolaşması, düğüm olması gibi sorunlar yaşanırdı.

Oysa makaralı oltayla avlanmak çok kolaydır. Makara misinanın sarılmasını ve gerekirse gevşetilmesini kolaylaştırmıştır. Örneğin oltaya yakalanan balık sert hareketlerle direnirse makaradaki misina boşaltılarak balığa yol verilir. Balığın yorulup hareketlerinde yavaşlama görülünce, misina yeniden makaraya sarılarak balık çekilir. Ama makaralı oltayla balık avlarken, misinayı ne zaman boşaltıp ne zaman makaraya saracağını bilmek gerekir. Ayrıca misinanın da bir dayanma gücü vardır. Hızlı bir akıntıda balığın çekiş gücü karşısında bunu da hesaba katmak gerekir. Büyük bir balık yakalandığında, onun direnme gücünü kırmak için arada bir misinayı gevşetmek ve balığa yol vermek gerekir. Bunun sonucunda yorulan balık daha kolay çekilebilir.

Avlanmanın önemli noktalarından biri, uygun olta iğnesi seçmektir. Avlanacak balığa göre, değişik büyüklük ve biçimlerde iğneler vardır. Ama bütün olta iğnelerinin ucunda, balığın ağzına saplandıktan sonra çıkmasını engelleyen bir damak (çengel) vardır. İğnelerin sapında da genellikle bir halka bulunur. Hayvan bağırsağından, naylon ya da çelik telden yapılmış "köstek" bu halkadan geçirilerek iğneye bağlanır.

Balıklar çeşitli yemlerle avlanır. Canlı ya da cansız yemler, iğnenin ucundaki damağa geçirilir. Balığın doğal besini olan böcekler, solucanlar, küçük kurbağalar ya da avlanacak balığa göre çok küçük balıklar, en çok kullanılan canlı yemlerdir. Cansız yem olarak ise hamur, ekmek içi, haşlanmış buğday, peynir gibi yiyecekler ya da tüy parçası, yapay sinek gibi yapay yemler kullanılır.

Oltayla balık avlamak ustalık ister. Avlanacak balığın bulunabileceği yeri, suyun yüzeyinde ya da dibinde mi olduğunu bilmek gerekir. Öte yandan oltayı balığın yem aradığı yere atabilmek ya da indirebilmek gerekir. Örneğin sombalığı ve alabalık dışındaki bütün tatlı su balıklarını avlamak için olta dibe bırakılır. Sombalığı, alabalık, gölgebalığı, tatlı su kefali ve kızılkanat avlamada yaygın olarak sinek oltası kullanılır. Yapay sineği uzağa atabilmek için kamışın çok esnek olması, ucunda da kalınca bir misina bulunması gerekir. Oltanın ucuna bağırsak ya da naylondan yapılmış 2-3 metre uzunluğunda bir beden, bedenin ucundaki iğneye de tüy parçaları, kürk, ipek ve parlak tellerden yapılmış yapay sinek bağlanır.

Amatör Deniz Balıkçılığı. Amatör deniz balıkçılığında da tatlı su balıkçılığında kullanılan olta takımlarının hemen aynısı kullanılır. Ama kamış ve misinaların daha sağlam olması gekekir. Oltanın iyice derine inebilmesi için daha ağır kurşunlar (iskandil) ve iri balıkları da yakalayabilmek için daha büyük iğneler kullanılmalıdır. Dipte ya da dibe yakın derinliklerde yaşayan mezgit, morina ve yassıbalıkları avlamak için yem olarak karides, midye ve solucan tercih edilir. Uskumru ve lüfer ise, hareket halindeki tekneden kaşıkla ya da doğal yemle tutulur.

Deniz balıkçılığında köstekli olta da çok kullanılan olta tiplerinden biridir. Bu oltanın ucundaki iskandilli bedenine, belirli aralıklarla pirinç telden yapılmış köstekler bağlanır. Bu oltanın adı da bu kösteklerden gelir. Kösteklere kısa misinalar, misinaların ucuna da iğneler takılır. Köstekli oltayla balık avlamada canlı yemler kullanılır. Avlanma sırasında olta gergin tutulur ve balık yeme atladığı anda olta hafifçe silkelenerek balığın iğneyi yutması sağlanır. Sonra balığın iğneden kurtulmasına fırsat vermeden hızla çekilir.

Denizlerde balık avlamada çok yaygın olarak kullanılan çapari de bir tür köstekli oltadır. Ama çaparide canlı yem kullanılmaz, onun yerine genellikle hindi, kaz ve tavuk tüyü gibi yapay yemlerden yararlanılır. Çapari, bir olta (makaraya ya da mantara sarılmış misina), misinanın dolaşmasını engelleyen bir fırdöndü, fırdöndüden iskandile kadar uzanan ve gene misinadan yapılan bir beden ile en uçtaki iskandilden oluşur. Bedenin üzerine, belirli aralıklarla, uçlarına iğne takılmış kısa misina parçalarından köstekler bağlanır. İstavrit gibi küçük balıkları avlamada 10 köstekli (10 iğneli) bir çapari yeterlidir. Ama çaparideki köstek sayısı palamut avında 35'e, torik ve kofana denen iri palamut ve lüfer avında 55'e kadar çıkar.

Kılıçbalığı, orkinos ve tarpon gibi, bazılarının ağırlığı yarım tonu bulan büyük deniz balıkları da hareketli bir tekneden oltayla avlanabilir. Bunun için çok kalın ve sağlam bir kamış ve uzunluğu en az 360 metre olan misina gerekir. Bu tür avlanmada balıkçı kamışın ucunu, beline taktığı özel bir kemere oturtur. Oltaya yakalanan bu kadar ağır balıkları çekmek ve onların direnme gücüne karşı koyabilmek kolay değildir. Onun için yakalanan balık yoruluncaya kadar tekneyle izlenir. Uzun bir süre yol alındıktan sonra balıkçı misinayı makaraya sararak balığı tekneye yaklaştırır. Yakalanan balık ya tekneye alınır ya da teknenin yedeğinde limana kadar çekilir.

Amatör Balıkçılık Yapılması Hakkında Bilgiler.

Amatör balıkçılık yapacak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler, bu sirküler ile getirilen yasak, sınırlama ve sorumluluklara uymak şartıyla amatör balıkçılık yapabilirler.
Bu kişilere müracaatları halinde, veriliş tarihinden itibaren iki yıl geçerli olmak üzere, il ve ilçe müdürlüklerince Amatör Balıkçı Belgesi verilir.
Gönüllü amatör balıkçılık kuruluşları üyelerinin belge alma işlemini topluca yaptırabilirler.
Bu belge Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde amatör avcılığa izin verilen her yerde geçerlidir.
Belgenin kaybı halinde beyan üzerine yenisi verilir.
Amatör Balıkçı Belgesi aşağıdaki forma uygun olarak düzenlenir.



Türkiye’de Yabancı Uyruklu Kişilerin Amatör Balıkçılık Yapmaları
Madde 4.-

4.1.- Devamlı İkamet Eden Yabancılar
Ülkemizde devamlı olarak ikamet eden, resmi misafir veya geçici olarak görevli bulunan yabancı uyruklular Misafir Amatör Balıkçı Belgesi” ile avlanabilirler.
Bu kişilere durumlarını belgelemek kaydıyla 150 Milyon TL bedel ile Ankara, İstanbul, İzmir il müdürlükleri ve Bakanlıkça yetki verilen il müdürlüklerince iki yıl süre ile geçerli olmak üzere Misafir Amatör Balıkçı Belgesi verilir.
Misafir Amatör Balıkçı Belgesi aşağıdaki forma uygun olarak düzenlenir.

Şekil-2 Misafir Amatör Balıkçı Belgesi


4.2.- Yabancı Turist Amatör Balıkçılar

a- Avlanma Pulu almak suretiyle bedelli olarak,
Amatör Balıkçılık Turizm İzni’ne sahip olanlar vasıtasıyla, iç sularımızda ve tekne ile denizlerimizde,
b- Bedelsiz olarak ve izin veya belge almaksızın,
-Amatör balık avcılığı derneklerinin sportif balık avcılığı yarışmaları kapsamında,
-Denizlerimizde sadece karadan olmak ve sirkülerde geçen kurallara uymak kaydı ile avlanabilirler.

Amatör Balıkçılık Turizmi İzni
Madde 5.-

Bu izin, Amatör Balıkçılık Turizmi faaliyetinde bulunacak olan seyahat acenteleri, tüzel kişilikler ve Balık Avı Rehberleri’ne, alındığı tarihten itibaren 2 yıl geçerli olmak üzere il müdürlüklerince verilir.
Amatör Balıkçılık Turizmi İzni, 1 Eylül 2006 tarihinden itibaren, sadece kadrosunda amatör balık avcısı rehberi bulunduran seyahat acenteleri, tüzel kişilikler ile amatör balık avcısı rehberliği belgesi olan gerçek kişilere verilecektir.
Amatör Balıkçılık Turizm İzni aşağıda belirtilen forma uygun olarak düzenlenir:

Şekil-3 Amatör Balıkçılık Turizmi İzni


Amatör Balık Avı Rehberi Belgesi
Madde 6.-

Bakanlık ile Bakanlıkça yetkin kılınan Gönüllü Amatör Balıkçılık Kuruluşları tarafından eğitilen ve bu eğitimin sonunda Bakanlığın yapacağı sınavı başarıyla geçen her gerçek kişi Amatör Balık Avcılığı Rehberi belgesini almaya hak kazanır.
Her belge sahibi avına rehberlik ettiği avcının bu sirkülerde belirtilen kurallara uygun olarak avlanmasından sorumludur. Sirküler ile belirlenen kurallara aykırı olarak balık avlatan, avlanmasına engel olacak tedbirleri almayan av rehberlerinin, "Amatör Balık Avı Rehberliği Belgesi"ne el konularak iptal edilir. 2 (iki) yıl süre ile yeni belge verilmez.
Amatör Balıkçı Avı Rehberi Belgesi aşağıdaki forma uygun olarak düzenlenir:

Şekil-4 Amatör Balık Avı Rehberi Belgesi



Avlanma Pulu
Madde 7.-

Amatör Balıkçılık Turizm İzni'ne sahip olanlar her balık avı partisine katılacak her bir yabancı amatör balık avcısı için 15 Milyon TL. karşılığında il veya ilçe müdürlüklerinden avlanma pulu almak zorundadır.
Her avlanma pulu verildiği günden itibaren 3 gün için geçerlidir.
Orman içi sularda ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığı'nın belirlediği esaslar dahilinde bu Bakanlığın mahalli teşkilatlarından izin alınır.

Amatör Balıkçılık İçin İpuçları,avlanma,teknikleri.


Amatör balıkçılık, büyük küçük meraklısının tutkusu haline gelmiştir. Hobiden ziyade bir yaşam biçimi olmuştur. Hazırlıklar önceden başlar. Meraklısı, balık mevsiminin gelişini iple çeker. Hangi balıkların tutulacağı bile önceden saptanmıştır. Bu bir hayal olsa da, balıkçı o hayali yaşamaya çoktan başlamıştır. Hayalin gerçeğe döndüğü vakitte, balıkçı hayatındaki en mutlu ve keyifli dakikaları yaşar.
Siz de bu hayale kendinizi kaptırabilir, bu zevki birebir yaşayabilirsiniz. Ama bazı gözden kaçırılmaması gereken unsurlar var. Amatör balıkçılığın üç tane evresi olduğunu görüyoruz. Bunlar tutmak, temizlemek, pişirmek. Sonunda afiyetle yerken de sohbeti ve dostlarla keyfi de bu işin bonusu.
Bu evreleri beraber gözden geçirelim ve aşamaları birer birer anlayalım ki, işimiz kolaylaştığı gibi, bir de kazara doğabilecek sorunlara maruz kalmayalım. Kısaca ipuçlarını özetlemek gerekirse;

Balık Tutarken…

Amatör olta balıkçılığında iki tip avlanma biçiminden söz edebiliriz;

Sahilden, Kamış ile Olta Balıkçılığı

• Öncelikle bir kamış, bir de misinanın sarılı olduğu makara edinin. Makara için tavsiye edilen marka Banax. Albastar’ın kamışları ve makaraları daha hesaplı olup, pekala işinizi görür. Ustalaştıkça ve konuyla ilgili bilginiz arttıkça üst modelleri daha iyi tanır ve ister olacaksınız.

• Bu tip avcılıkta dikkat edilmesi gerekenler hangi tip oltanın, hangi akıntıda çalışacağının saptanmasıdır. Bu kural tekneden avcılık için de geçerli. Akıntısına göre klepsin (misinanın olta kısmına bağlantısını sağlayan küçük kıskaçlı düzenek) ucuna takacağınız oltayı saptamanız, balık tutabilmeniz açısından çok önemlidir. İğne boylarına da dikkat etmelisiniz. Yine akıntının şiddetine ve oltanızın cinsine göre, olta ucundaki kurşunu (ağırlık) gözden geçirin. Suların akıntısı ve oltayı atacağınız mesafe uzaklığı arttıkça gramını arttırıp, durgun sularda azaltmalısınız.

• Yem konusu da, gideceğiniz merada av veren balığın, o ay hangi yemi yediği ile bağlantılıdır. Bunu da önceden tespit edip tutacağınız balığa göre yem seçin. Örnek: Eşkina; canlı teke tercih ederken, izmarit; midye ile av verir.

• Kovanızı, yem açmak için çakınızı, akşam kalacaksanız bir el fenerini, yedek takımınızı (her an oltanız iri bir balık tarafından koparılabilir veyahut dibe takılıp kopabilir) ve üzerinize mevsime göre kıyafetinizi ihmal etmeyin. Bir kere balık av vermeye başladı mı, bir daha geri dönüp bunları halletme şansınız olmayacaktır. Aksi takdirde balığın av saatini kaçıracaksınız.

• Akşam karanlıkta kamışın ucunu görebilmek için, ucuna takılan fosfor tüpleri balığın vurup vurmadığı konusunda size yardımcı olabilir. Ama bu işlemi, bir çikolatanın yaldızlı kağıdını, kamışın ucuna sarıp daha basit ve masrafsız bir şekilde de sağlayabilirsiniz.

Denizden, Tekne ile Olta Balıkçılığı

• Amatör balıkçılık için; fiber veyahut ahşap bir tekne edinme imkanı varsa; 4 buçuk beş metrelik balıkçı tipi bir kayık işinizi görecektir.

• Tercihen kürekle veyahut uygun bir motorla denize açılabilirsiniz. Motor olarak; 4 - 6 metrelik bir tekneye, 9 - 15 beygir arası son derece uygundur.

• Balığa çıkmadan Iskarmozların (küreğin takıldığı yerler) sağlamlığını test edin. Teknede yedek ıskarmoz bulundurun. Açılmadan teknenin su alıp almadığını kontrol edin. Ahşap tekneleri suya indirmeden, miçozu (teknenin tıpası) kapatıp, tekneye iki üç kova su vurursanız ahşap şişecek, sızıntı yapabilecek yerler kısmen kapanacaktır.

• Teknenizin ve motorunuzun bakımını en az yılda bir kere yaptırın.

• Havaya ne olursa olsun aldanmayıp yanınıza kalın bir kıyafet alın. Yazın bir muşamba rüzgarlık işinizi görecektir. Kışın ise muşamba tulumun içine kalın pantolon, bir yün kazak, yün bere ve en altına da lastik çizmelerinizi giyerseniz en soğuk günlerde bile rahat edersiniz.

• Yanınıza içecek su ve bir miktar yolluk alın.

• Yazın başınıza güneş geçmemesi için kepinizi unutmayın. Çünkü güneş ışınları denizde daha kuvvetlidir. Unuttuğunuz takdirde; deniz suyu ile başınızı ıslatmanız, sizi geçici bir süre koruyacaktır.

• Motorunuz olsa bile, muhakkak kürekler hep teknede bulundurulmalıdır. Belirli bir yere demirlemek için bir de çapa yaptırın. İpini, balığa çıkmadan önce dolaşmayacak şekilde hazırlayın. Çapayı atarken, ipe basmamaya özen gösterin. Aksi takdirde, hızla dibe giden çapanın ağırlığı, ayağınıza dolaşacak ip ile sizi denizin dibine sürükleyebilir. Bu da sizin açınızdan büyük bir tehlike oluşturur.

• Deniz dalgalıysa, teknenin baş kısmı dalgaya gelecek istikamette seyir etmeniz daha güvenli olacaktır.

• Eğer teknenin livarı (balık koyulabilecek içi su dolu bölme) yoksa, büyükçe bir kova işinizi görecektir. Kovanın büyük olması kısmetinizi de arttırabilir. Ayrıca metal bir kova alırsanız balık çırpındıkça çıkan gürültülü sesten, etraftaki balıkçılara havanızı atabilirsiniz. Tabi ki bu sizde, belli bir süre sonra baş ağrısına neden olacaktır.

• Gece, geç vakitte dönülecekse, iyi bir fener almakta fayda var. Alacakaranlıkta seyir ederken; etraftaki çakarlar, varsa mehtap, veyahut limandaki ışıklar sizin kılavuzunuz olacaktır.

• Balık takımlarınızı hazır olarak saklayacağınız gerekli büyüklükte bir kutu alın. Balıkçı tipi bir kutu alırsanız, muhtemelen içinde bölmeler bulunur. Bölmelere, yedek kurşununuzu, fırdöndünüzü (oltanın dolanmasını önleyen küçük mekanizma) ve iğnelerinizi yerleştirebilirsiniz. Bu sayede, oltanızı iri bir balığın koparması halinde hemen müdahale edip, belki de kaçan balığı tekrardan yakalayabilirsiniz.

• İri balık gelmesi ihtimaline karşı, teknede kepçe bulundurun. Ayrıca bir çakı ve el bezi bulundurmakta her zaman fayda var.

• Teknede denge açısından ayağa fazla kalkmayın. Bir de cankurtaran simidi bulundurun. Can yeleğini de ihmal etmeyin. Kötü bir havada veya denizde ters bir durumla karşılaştığınızda sizin hayatınızı kurtaracaktır.

• Takımlarınızı suyun akıntısına göre ve balığına göre, uzun veyahut kısa köstekli hazırlayabilirsiniz. İğneler av veren hayvanın ağzına ne çok küçük, ne de büyük gelmelidir. Misina kalınlıkları tutulacak balığın boyutuna göre değişir. Kurşunun ağırlığını da akıntının şiddetine göre ayarlamalısınız.

• Bir yem tahtası edinin. Midye gibi yemleri tahtanın üzerinde güneşe bırakarak kurutursanız, balığa yemi yedirmeden tutma şansınız artar. Kuruyan yemleri balık, oltanızdan hemen alamaz. Ve uğraştığı süre arttıkça, yakalanma şansı da artacaktır. Balığına ve bölgesine göre midye, sulina, kurt, yengeç bacağı, teke, karides ve yaprak şeklinde kesilmiş küçük balıklar tavsiye edilir. Daha büyük balıklar için, uzun oltayla canlı yem kullanmalısınız.

• Çinekop, sarı kanat, lüfer grubu balıkları oyalamadan sürratle çekin, çünkü balık yüzeye yüzüp, ağzından iğneyi atmak isteyecektir. Diğer balıkları hafifse oyalamadan, ağırsa biraz oyalayıp yorarak alabilirsiniz.

• Sahil Güvenliğin numarasinin 158 olduğunu unutmayın.

• İskorpit, trakonya, lipsos ve varsam gibi balıkların neye benzedikleri hakkında fikir sahibi olun. Bu balıkların dikenleri zehirli olup, battığında şiddetli ağrılara sebebiyet verirler. Oltaya gelirlerse de, zehirli dikenlerine temas etmeyecek şekilde iğneyi çıkarmak gerekir.

• Balık çekerken parmak boğumunda meydana gelen misina kesikleri, balıkçılar arasında bir gurur kaynağıdır. Siz yine de tedbiri elden bırakmayın. İri balık çekerken kullanacağınız, ezcanelerde satılan tıbbi lastik parmaklıklar, oltanın parmağınızı kesmesini önleyecektir.

• Balığı tekneye alırken küpeşteye (teknenin yan kısmı) vurdurmamaya özen gosterin. Yoksa balık gerisingeriye denize düşebilir. O kadar uğraş ve emek de boşa gider.

• Oltayı toplarken, misinayı firdöndüye kadar yere toplayın. Fakat iğne kısmını oturak kısmına bırakın. Hem iğneniz oltaya karışmayacak, hem de daha seri oltayı yemleme imkanı yakalayıp, balık tavını kaçırmayacaksınız.

• Tuttuğunuz ufak balıklara yaşama şansı verip denize bırakmanız, amatör balıkçılığa ve doğaya olan saygınızın göstergesidir.

• Ava gelen herkese, hatta teknede bulunup balık tutamamış arkadaşlarınıza bile balığı eşit pay edin. Böylece kimse gücenmeyecek ve herkes keyfi paylaşabilecektir.

• Av sonrası kısmına gelince, isteğe göre fotografını çekip tuttuğunuz balıkları belgeleyebilirsiniz. Fotoğraf, balığı tuttuğunuzun kanıtıdır. Fotoğrafını göstermeden, tuttuğunuzu iddia ettiğiniz balıkların tutulduğuna, kolay kolay kimse inanmaz. Balıkçı ballandırır ve abartır diye bir kanı vardır. Böylece bu kanıdan da kolayca sıyrılmış olacaksınız.

• Balıklarınızı her zaman kendiniz temizleyin ve pişirin ki, binbir emekle tuttuğunuz balıkların iyi pişmemesi durumunda, kimsede suç bulmayın. Ayrıca giderek ustalaşan ahçılığınızla, eşinizin, misafirlerinizin hatta çocuklarınızın da takdirini kazanacaksınız.

• Unutmayın ki; en iyi çalışma gününüzden, balık avında geçireceğiniz en kötü günün keyfi bile kat kat fazladır.



Balık Temizlerken...



Balıkları balıkçınızdan isteğinize göre kesilmiş halde alabilirsiniz. Ancak balıkçılar küçük balıkları genelde temizlemek istemezler. Pulsuz ve küçük boydaki balıkları temizlerken bıçağa gerek yoktur. Balığı sol avucunuzun içine alıp, sağ elinizin işaret ve baş parmağı vasıtasıyla, balığın kafasını kopararak ve sonra baş parmağınızı karnına sokup yararak temizleyebilirsiniz. Ardından bol suyla iyice yıkamanız gerekir.
Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz gibi, pişireceğiniz yemeğe veya kendi arzunuza bağlı olarak fileto da çıkarabilirsiniz. Bu işlem için karnını yardığınız parmağınızı hiç çıkarmadan kuyruğa kadar yürütmek ve sonra kılçığı ileri geri hafifçe oynatıp yumuşak hareketlerle yerinden çıkarmak gerekir. Bu balıklar küçük olduğu için filetoları genelde birbirinden ayırmaya gerek yoktur. Filetoları açık veya kapanmış olarak kullanabilirsiniz.

Uskumru, kolyos, istavrit, çinekop gibi orta büyüklükte ve pulsuz balıklar bıçak yardımıyla temizlenmelidir. Anüs üzerine bıçakla küçük bir kesik attiktan sonra balığın karnı yarılarak iç organları dışarı çıkarılıp karnı temizlenir. Bu arada solungaçların da koparılarak çıkarılması gerekmektedir. Temizlenmiş balığın içi ve başı bol su ile iyice yıkanmalı ve karın çevresindeki siyah zarlar ile kan pıhtıları bıçak ucuyla iyice temizlenmelidir.

Palamut, torik gibi balıkların karnını tamamen yarmak gerekmez. Anüsün üzerine atacağınız derince bir bıçak kesiği ile bağırsakların vücuttan ayrılması sağlanır. Karın az yarılarak bıçak ucuyla iç organların tamami dışarı atılır. Palamut ve torik gibi balıkları dilimlemek veya fileto çıkarmak sureti ile iki şekilde doğrayabilirsiniz. Eğer tava veya yahni yapacaksanız balığı bir parmak (2, 2.5 cm) kalınlığında dilimler halinde kesebilirsiniz. Fırında balık için fileto çıkarılması daha iyi olur. Fileto çıkarmak için balığın kuyruk kısmından başlayıp kılçık paralelinde balığı ikiye ayırmak gerekir. Palamut ve toriğin baş kısmında fazla birşey olmadığından, kuyruğu ile birlikte kesip atabilirsiniz. Eğer bu balıklardan lakerda yapacaksanız dilimlerin kalınlığı iki misli yani asgari 4 cm. olmalıdır. Lakerda için balık temizlenmesi özel itina ve işlem gerektirir. İri balıkları kesmek ve filetosunu çıkarmak için ince uzun ve çok keskin bir bıçak kullanmak lazımdır.

Çingene palamutu, uskumru ve kolyoz gibi balıklar yeterince büyük olmadıklarından dilimleme veya fileto yapılmaz. Ancak çingene palamutları karnı tamamen yarılarak, sırt derisi kesilmeksizin açılabilir. İç organlarının temizlenmesi aynı palamut da olduğu gibidir. Balık büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre bütün bırakılır veya fileto çıkarılır. Pilaki yapılması düşünülüyorsa kalın dilimlere bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne göre, kofana ise tercihan fileto yapılmalıdır. Sarı kanat ise, lüferin kücüğü olduğundan, iki tarafı boyunca bıçakla çizilerek bütün bırakılır. Çinekopu ise çizmeye dahi gerek yoktur.



Balık Pişirirken...



Asla Yapmayın!

 Balığı buzdolabında bile uzun süre saklamayın.

 Balık pişirirken yemeğin içine limon ilave etmeyin.

 Buğlama yaparken tepsinin kapağını sürekli açmayın.

 Lipsos, iskorpit ve trakonya gibi zehirli dikenleri olan balıkları, daha önce hiç temizlemediyseniz, denemeyin. Balıkçınız temizlesin.

 Satıcıdan alınan çirozları kafalarını koparıp yıkamadan yemeyin.

 Dubalara ve demir iskele ayaklarına yapışmış midyeleri yemeyin.

 Ve asla ve asla, mutfağı harp meydanına dönmüş bir halde bırakmayın!

Mutlaka Yapın!

 Balığı mevsiminde yiyin.

 Balığı temizlerken tezgahın üzerine 1-2 gazete yayın.

 Balığın pullarını bıçak yerine kaşıkla temizleyin. Böylece pulların ortalığa yayılmasını önlersiniz.

 Balığı pişirmeden bol suyla yıkayın ve tuzlayıp 10-15 dakika kevgirde süzülmeye bırakın.

 Balığı tavaya atmadan önce tuzlayıp dinlendirin. Unlayıp tavaya atmadan önce de üstüne biraz rakı serpiştirin.

 Balığı kızgın yağda tava yapın. Yağın kızdığını tavaya ekmek parçası atıp yanında kabarcıklar belirmeye başladığında anlarsınız. Ayrıca ekmek parçası yağdaki suyu alacak ve yağın üzerinize sıçramasını önleyecektir.

 Tava yaparken balıkları birbirine değmeden, aralıklı olarak yerleştirin.

 Balık kokusunu gidermek için ellerinizi limonlu suyla yıkayın.


Artık balığa çıkmaya hazırsınız. Bundan sonrası sizin parmağınızın hassaslığına, becerinize ve en önemlisi sabrınıza kalmış. Unutmayın balık işi, sabır işidir. İlk seferde vurmaz veyahut tutamazsanız sakın moralinizi bozmayın. Sabredin, muhakkak vuracak ve sizin oltanıza yakalanacaktır. Balık gelmese bile denizle baş başa olmak, sizi günün stresinden arındıracak ve zihninizi tamamen boşaltacaktır. Yeniden doğmuş gibi hissedecek ve bir kere işin keyfini aldıktan sonra bir daha bırakamayacaksınız. Haydi Rastgele!!!

balıkçı ve avcılar için önemli telefonlar.



balık avı oyunu, tatlı su balık avı, zıpkınla balık avı , balık avı malzemeleri, sazan avı, yayın avı, balık malzemeleri, yayın balığı , Balık, balık avı, avı, amatör balıkçılık, amatör, balıkçılık, malzemeler, rapala, sırtı, sıyırtma olta, misina, iğne, kurşun, köstek, beden, olta, kamış , Amatör olta balıkçılığı, avlanma teknikleri, balık türleri, balıkçılık forumları, organizasyonlar, ve , zıpkınla balık avcılığı , av teknikleri, deniz ve tatlısu olta balıkçılığı, balık türleri, zıpkınla balık avcılığı, balık yemi , balıkçılık nedir ,balıkçılık resimleri,ülkemizde balıkçılık mesleği, balık türleri, balık , tatlı su balıkçılığı, balık yetiştiriciliği , balıkçılık, fishing, rod, fishing rods, balık oltası, olta , Balıklar, balık resimleri, deniz hayvanları, çok güzel resimler , Balık resimleri, manzara resimleri, doğa resimleri, duvar resimleri, güzel resimler, masaüstü resimleri, ,Amatör olta balıkçılığı, balık türleri, balıkçılık forumları, Kefal, Çipura, Lidaki, Kuzuluk, Ağ , kefal, levrek ve çipura , balık türleri levrek, yılanbalığı, yayın,çipura, levrek, kefal, yılan balığı ,kılıç, kırlangıç, balık avı, amatör, balıkçılık ,balık avı malzemesi satan yerler Olta Malzemeleri, Balıkçı, OLTALAR,DÜĞÜMLER, Deniz Balıkları,