İğne*OltaBedenKöstekMercan,
Kırma mercan, Mandagöz mercan, Mırmır, Bantlı mercan1 kiloya
kadarHafif040- 045035-040025-0303-11-3 kilo Orta 050-060045-
050035-0401/0-3/03 kilo ve üzeriAğır
070-080050-060045-0502/0-4/0Fangri2 kiloya
kadarHafif045-050040-045035-0401-2/02-4 kilo Orta 070-080060045-
0501/0-3/04 kilo ve üzeri Ağır 080-100060-070050-0604/0-5/0 Trança3
kiloya kadarOrta 070-080060045-0501/0-3/03-6 kilo Ağır
080-100060-070050-0604 /0-5/06 kilo ve üstüÇok
ağır100-120070-080050-0605/0-8/0
*
İğneler sert damaklı, kuvvetli çeneli balıklara kullanılan cinsten kısa
saplı, kalın telli, tercihen çapraz, keskin ve çelik olmalıdır.

Yukarıdaki tabloda
verilen takım kalınlıkları ve iğne boyları genel amaçlı kullanımlarda
tavsiye edilmektedir, standart değildir. Balık avında, her zaman ve hep
aynı yerde tıkır tıkır çalışan sistemler bakarsınız bir gün çalışmıyor,
standarda uyup beklersek herşey uygun olsa bile boş dönmek
kaçınılmazdır. Ustalık, olaylar standardın dışına çıktığında yeni
durumu sezip ona göre tedbir almaktır, aslında ustalık sadece olaylar
standardın dışına çıktığında gerekir. Unutmadan: Balık avında olaylar sık sık standardın dışına çıkar.
Yukarıdaki tabloyu göz önüne alarak, değişen şartlarda avlanmaya hazır
olacak takımları hazırlamak da sizin ustalığınıza kalmış.
Mercan avı sırasında sık sık
iğnelerin kösteğe bağlandığı düğümler kontrol edilmelidir. İğne kısa
saplı olduğundan yemi derince yutmuş balıkların dişleri arasına düşen
düğümler ilk anda kesilmese bile gittikçe yıpranır ve iri bir balıkta
kesilerek balığı kaçırır. Aşınmış düğümler yenilenmelidir.
Burada ve karagöz bahsinde
anlatılan takımlar sadece bu balığın avında değil bu balıklarla aynı
sularda bulunan çipura, sinarit, ispari, sarıgöz, kupes, melanur, hani
gibi balıklar için de geçerlidir.
Mercan için kullanılan yemlere
gelince. Karides, tercihen çalı karidesi sevdiği yemlerdendir,
özellikle trança için iri çalı karidesi canlı veya ölü bütün oldukça
geçerlidir. Bundan başka kalamar parçaları, sübye eti, sülünez, akyem
(sardalya, istavrit, izmarit, sarıgöz, ispari), çağanoz, midyedir.
Bazen deniz hıyarı parçaları da herşey yiyici mercan için yem olarak
çalışır. Balığın beslendiği merada en çaok yediği en verimli yemi
belirler yine de, karides, sübye, kalamar ve akyemler daha çok ilgi
görür.
a. Köstekli sarkıtmalar
Mercan avında an
çok kullanılan takımlardandır. Genelde klasik üç köstekli gibi
hazırlansa da zaman zaman dört köstek de bağlanır. Takım kalınlakları
ve iğneyi meradaki balık boyu belirleyecektir ama genelde bu takımlar
daha çok hafif ve orta sınıftan hazırlanır. Zaman zaman tüm kösteklerin
dolu olarak çekildiği düşünülürse her kösteğe asılmış 2-3 kiloluk
balıkları bir anda almanın zorluğu hatta imkansızlığı daha iyi
anlaşılır. Daha çok hedeflenen balıklar mercan, mırmır, mandagöz
mercan, kırma mercan, ufak boyda fangri, trança ve diğer taş
balıklarıdır. Köstek boyları 15-25 santim. İskandil derinliğe göre
150-200 gramı geçmez. İstenirse takıma kolçak da ilave edilebilir. Av
yöntemi sandaldandır. Avlanılacak meraya gelince en iyisi ilk olarak
demir atmadan sandalı alargaya bırakıp takımı indirmektir. Buradan
anlıyoruz ki köstekli sarkıtmalar akıntısız sakin sularda kullanılır.
Derinlik 40-200 metreye kadar olabilir. İndirilen takım dibe değdikten
sonra, iskandili yerden kesmeden gergince apiko tutulur. Mercan,
karagöz gibi önce yemi yoklar sonra yer, o nedenle ilk dokunuşta acele
etmemeli yutması beklenmeli sonra hafifçe çalınmalıdır. Mercan avı
derin sularda olduğundan ilk balık yakalandığında hemen çekmeyin diğer
iğnelerin de dolmasını bekleyin. İlk yakalanan balık kolay kolay
kurtulamaz ve takımı karıştıracak kadar hareket de etmez. Bu arada
sandal demirli olmadığından hafif de olsa gezinecektir. Bu gezinme
sırasında dikkat edip kerterizi takip etmek gerekir. Bu arada oldukça
verimli bir yer bulunursa buraya dönüp demir atılabilir. Tonoz gerekmez
ama demiri atarken de balığın ürkütmemek gerekeceğinden eğer demiri
meradan uzağa atıp hafif de olsa akıntı ile demire kaloma verip mera
üzerine gelme şansı yoksa, o takdirde tekneyi tonoza alıp tonoz ipleri
üzerinde gezinerek mera üzerine düşmeye çalışılmalıdır. Yine de bu
işlemler oldukça zaman alacağından ve 100-200 metre derinlere de demir
atılamayacağından en iyisi sandal meradan uzaklaştıkça motor veya
kürekle tekrar meraya dönerek ava devam etmektir.
Mercan avında kullanılan
sarkıtmalarda zaman zaman köstekler bedenden açık duracak şekilde
bağlanırlar. Olta çeşitleri ve uygulamaları
bölümünde sarkıtmalar anlatılırken kösteği bedenden açmaya yarayan bazı
uygulamalar anlatılmıştır, ancak özellikle yabancı amatör daha değişik
yöntemler uygulamaktadır. Ben ilk olarak bu yöntemi mercan için
yapılmış bir takımda gördüğüm ve takım bana mercan takımı olarak
tanıtıldığından bu yöntemleri mercan bahsinde açıklıyorum; ama bu
sadece alışkanlıktan ibaret bu yöntemler mercandan, minekopa, sinarite
tüm sarkıtma uygulamalarında uygulanabilir.
Yukarıdaki uygulama
daha çok yabancı amatörlerce kullanılan benim ilk gördüğüm mercan
takımı diye anlattığım takımdır. Burada beden tel örme veya çelik ip
şeklinde olabilir. Telden örülerek yapılmış köstekler bedene sıkıştırma
bilezikleri ile tutturulmuştur. Tel kösteklerin ucunda ufak birer kasa
bırakılmıştır. İğnenin bağlandığı misina kösteklerin ucuna da birer
kasa yapılarak iki köstek, kasaların birbiri içinden geçirilmesi ile
bağlanabilir. Bunu avantajı gerektiğinde iğneli misina kösteğin
kolaylıkla değiştirilebilmesidir. Tel köstekler zamanla, özellikle iri
balıklara denk gelindiğinde, eğilerek takımı kullanılmaz hale
getirebilir. Bu açıdan pahalı bir takımdır denilebilir.
Yukarıdaki örnek
daha basit ve ucuzdur. L şeklinde bükülmüş telin kısa ucunun başında ve
sonunda bedenin içinden geçeceği halkalar yapılır. Beden halkaların
içinden geçirildikten sonra alttan ve üstten birer küçük boncuk
koyulur, olta tarafına boncuğun hemen üstüne bir stoper düğüm atılarak
kösteğin yukarı kayması engellenir. Alt tarafa boncuktan sonra stoper
düğümü yerine ufak bir fırdöndü bağlamak daha sağlam olur. Bu telin
fotoğrafını görmek için yukarıdaki resmi tıklayın. Daha sağlam olsun
diye bedeni halkalardan iki kere geçirmeyin, iri bir balık
yüklendiğinde beden telin üzerinde sıkışarak kopabilir; tecrübe ile
sabit. İğneli kösteğin bağlanması üstteki takımda olduğu gibidir. Bu
tel köstek de zamanla eğilerek bozulsa bile 0,3-0,4 mm., çelik telden
kendiniz de kıvırarak yapabileceğiniz için pahalı sayılmaz. En ucuz ve
Türk amatörlerince en çok bilinen metodlardan biri de örme köstek
kullanmaktır. Örülerek köstek yapılacak misina önceden bir ucu
sabitlenip çekilerek düzeltilmelidir ki köstek düzgün dursun. Örme
kösteğin resimlerini görmek ve yapılışını okumak için resmi tıklayın.
Örülüp hazırlanan kösteğin kasasız tarafına beden ile kazık bağı ve
peşinden bir kaç yarım kazık bağı atılar; bu şekilde beden üzerine
tutturulmuş olan sarma kösteğin kasalı tarafına da iğneli köstek aynı
diğer uygulamalarda olduğu gibi kasaların iç içe geçirilmesi ile
tutturulur. İstenirse kösteği bedene bağlayan kazık bağları üzerine bir
kaç damla süper yapıştırıcı sürülerek düğüm sağlamlaştırılır. Sarkıtmalar
istenirse makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenir. Bu durumda kamış
2,5-2,7 metre boyunda 40-80 gıram testli, makina 040 veya 050 misinadan
200 metre alacak kapasitede olmalıdır. Yani aslında geniş sarma
kapasiteli bir makina gerekir.
b. Derin su yeldirmeleri
Akıntılı sularda,
demirlenmiş sandaldan 20-30 kulak derinliklerde uygulanan yöntemdir.
Hedeflenen balık genelde iri balıktır. Özellikle geceleri bu takımlarla
çok iri balıklar alınır. Yalnız gece mercan avında çok sessiz olunmalı,
ışık yakılmamalı, sandal içinde gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır.
Bunlara dikkat edilmez ise temkinli ve kurnaz bir balık olan mercan ses
ve ışıktan ürkerek oltaya vurmaz. Yeldirmenin nasıl kullanılacağı
karşılaşılacak zorluklar, problemler karagöz
bahsinde genişce anlatıldığından burada aynı şeyleri tekrarlamıyoruz
isteyen o sayfalardan bakıp görebilir. Buradaki tek fark mercanın daha
derin sularda olması bu nedenle de yeldirmenin derin su yeldirmeleri
sınıfından sayılmasıdır. Levrek konusunda bahsettiğim halde özellikle
derin su yeldirmelerinin kullanımında yapılan büyük bir hatadan tekrar
bahsetmek istiyorum. Bu hata sık sık yapıldığından ve balığın kaybından
başka amatörün yaralanmasına dahi neden olacağından dikkat gerektirir.
Derin su yeldirmesina balık
vurduğunda, ki bu genelde büyük bir balıktır, mesela diyelim ki trança
veya fangri olta elde balık bekleyen amatörün elindeki oltayı sertçe
aldı götürdü ve mücadele başladı. Bu mücadele bazen uzun sürebilir.
Uzun sürenin sonunda oltayı toplayan amatör iskandil ele gelince onu da
sandalın içine atıverir (mesela ben çok yaparım), İşte HATA. O kadar
mücadele edilip yorulan sonunda çevrilip su üstüne çekilen balık, tüm
dikkatini kendini o kadar uğraştıran balığı görmeğe yöneltmiş amatörün
bedeni toplaması ile sandala yanaşır ve sandalı gördüğünde genelde ilk
tepkisi aniden baş isteyip fişeklemek olur. Balık iri ise bu tepki çok
serttir ve direnilip kaloma vermeden beden tutulacak olursa diyelimki
eliniz kesilmez ama balık kopan takımladan kurtulur kaçar. Kaloma
vermek gerek; büyük balık en az 4-5 kulaç kaloma aldıktan sonra
direnilenerek yavaşça çevrilebilir. Burada bir sorun var kaloma verelim
de iskandil nerede? Sandalın içinde belki de farş tahtalarının arasına
sıkışmış yada fişekleyen balığın hızı ile fırlamış size çarpmak üzere.
Bu darbeden yaralanmak mümkündür. İskandil bir yerlere sıkıştı ise bu
defa takım gerilecek ve kopacaktır balığa veda, bu arada gerilen misina
bir yerlerinizi de kesebilir. İşte bunlara meydan vermemek için derin
su yeldirmesinin ağır iskandili ele geldiğinde gerektiğinde kendi
kendine suya düşecek bir yere konmalı, bu yer de avdan önce
hazırlanmalıdır. Bu yapılamadı ise iskandil gereğinde çabucak suya geri
atılabilecek şekilde el altında bir yere bırakılmalıdır.
Mercan için
düzenlenen derin su yeldirmelerinde yukarıdaki gibi mavrukalı takımlar
da düzenlenebilir. Bu takımın da kullanımı karagöz
sayfasında genişçe anlatıldığından burada tekrarlamıyoruz. İkinci iğne
mavrukadan önce olabileceği gibi mavrukadan sonra diğer köstekten bir
köstek boyu geride kalacak şekilde de monte edilebilir ve öyle olması
daha verimli olabilir. Bu takıma bir de kolçak ilave etmekte yarar
vardır.
Yeldirmeler el oltası olarak
düzenlenmeli ve kullanılmalıdır makinalı kamışlı takım olarak kullanım
ve kontrol zorluğu nedeni ile pek düzenlenmez.
c. Paraketeler**
Paraketeler de büyük balıklar,
özellikle trança hedeflendiğinde kullanılır. Derin su paraketelerinin
hazırlanması, serilmesi gibi bilgiler sinarit
sayfalarında genişçe verilmektedir. Burada tekrarlamıyoruz, yalnız bu
iki parakete arasında elbette farklar olacaktır. Birinci fark
iğnelerdir, sinarit paraketesinde genelde canlı yem kullanıldığından
iğneler nispeten daha ince ve uzun saplıdır. Mercan paraketesi için ise
daha kısa saplı iğnelerle donatılır. Bunula birlikte sinarit için
atılan paraketeler trança, trança için atılan paraketelere de sık sık
sinarit çıkmaktadır. Zaten parakete tek bir balık hedeflenip
hazırlanmaz ve tek bir tip balık için de yemlenip serilmez. Ne çıkarsa
bahtınadır, yeter ki doğru zamanda doğru yere atılsın. Mercan
paraketesinin yemleri iri karides, sübye veya kalamar eti parçaları,
çağanoz veya akyemdir ki bunlar pek çak başka balığın da ilgisini çeker.
**Dikkat amatör balık avcılığı
sirkülerine göre parakete amatör balık avcılığı takımı sayılmamaktadır.
Buna burada yorum yapmıyoruz…
Ağ ile avcılığı pek olmaz nadiren
kıyılara sokulan bazıları başka balıklara bırakılan fanyalı ağlara
çıkar.
Mercan balıkları
tüm dünyada bilinen balıklardandır. Lezzetli etleri ile de tüketici
sofrasında taze, kurutulmuş, tuzlanmış ve konserve olarak yerlerinin
alırlar. Ekonomik değerleri türlere göre değişmekle beraber genelde
yüksektir.
MERCAN OLTASI NASIL OLMALI?
Mercan oltası 0.35 misinadan, üç köstek artı bir hırsız, dört köstekli
olmalıdır, ben hırsız olta bağlamaya müsait iki tarafı delik 75 gr
kurşun kullanmaktayım, mercan dip balığı olduğu için benim tercihim
takımın 50 cm de sınırlandırılmasıdır, bir köstek kurşunun boyunu
geçmeyecek kadar yaklaşık 7-8 cm alt delikte bir köstek yine kurşunun
boyunu geçmeyecek kadar üst delikte, 15 cm kadar üste bir köstek
uzunluğu 10 cm civarı, onunda 15 cm üzerine dördüncü köstek uzunluğu 10
cm civarı, onun 25 cm kadar üstüne de kopcali bir fırdöndü, fırdöndüden
sonra 0.40 misina hava sert ise misinanın toplandığında karışmasının
azalması veya karışıklıkların daha kolay çözülmesi için 0.45-0.50
misina, mercan dip balığı olduğu için bu benim tercihim,
Kopcali firdondu gerektiginde kalamar rapalasının takılmasi icin ben ce
şart, yukarıya balığı çekerken birden bir ağırlık hissederseniz veya
gelen balığın ensesinde diş izi var ise civarda mutlaka kalamar vardır
ve hemen bu fırdöndüye bir kalamarrapalası takarak normal mercan avına
devam edin. Diğer arkadaşlarım; hırsızdaki birinci kösteği 25cm civarı
yapıyorlar ve kurşunda iki köstek değil bir köstek kullanıyorlar,
ikinci köstek kurşunun bağlandığı yerde değil de onun 25-30 cm üstüne,
uzunluğu 25 cm civarı, üçüncü köstek onun 25-30 cm üstüne uzunluğu 25
cm civarı ve dördüncü köstek için 25-30 cm mesafe ve 25 cm civarı
uzunluk, altı kösteğe kadar çıkabilirsiniz. Ayrıca hatırlatmadan
geçemeyeceğim, bu işin ustaları sadece bir veya iki köstek
kullanıyorlar,
Kupes, izmarit, kırma mercan gibi ince balıkların çok olduğu zamanlarda
ikili köstek daha kullanışlıdır, hırsız iğne genelde dipte yatar
durduğundan dip balığı tabir ettiğimiz mercan, karagöz ve çipura türü
balığı avlamaya yarar, takımınızın köstek ve iğnelerini her av günü
yenilemelisiniz, bir iğne 15 balık tuttu ise o körelmeye başlamıştır
bile, vuruş alırsınız ama iğne damağa zor geçer, köstekler dönerek
gelen hanoz (Hani) ve izmarit gibi balıklar sayesinde gam yapar ve
bedene dolanır bunların her av gününde yenilenmesi lazımdır, şimdilerde
çıkan flarokarbon ve akıllı misinalar bu dolaşma ve gamı en aza
indirmiştir.
Florakarbon misinaların beden için kullanılmasını pahalı, görünmezlik
özelliği olduğu için kösteklerde kullanılmasını uygun, bulmaktayım.
NASIL AVLANMALI Oltaların ucu dışarıda
kalacak şekilde yemler takılmalı ve takım dibe indirilmeli, takım
kurşunun ağırlığı hissedilecek şekilde, kurşun dibe deydi deymedi
durumunda kalmalı, mercan genelde küt diye vurur, bazen de yeme yavaş
dokunuşlar verir, ben her vuruş hissettiğinde takımı hızlı bir şekilde
iki yada üç kulaç kadar yukarı çekerim, vuruşların hafif olduğu
durumlarda ise hislerime göre ikinci veya üçüncü vuruşta yine hızlı bir
şekilde iki yada üç kulaç yukarı çekerim, amaç iri mercan daha doğrusu
teknedeki en iri mercanı çekmektir, Mercan gelirken başı ile oltaya
vurur küt, küt vuruşu hissedersiniz, ara ara yukarıya hamle eder ve
tekrar kurtulmak için küt diye vuruşunu alırsınız Mercan fırtına öncesi
ve sonrası karnını doyurmak için deli gibi oltaya saldırır desem
yeridir, Fırtına öncesi ve sonrasını düşünmez isek 2-4 kuvvetindeki
havalar ile puslu, kapalı, cisintili havalar balık avı için idealdir,
ben her mevsim Poyraz (Kuzeyden) havayı Lodos (Güneyden) havaya tercih
ederim. Poyraz fırtınası (öncesi) alımı ve Lodos fırtınası (sonrası)
kalımlarında daha iyi balık avı olur. Balık olmadığında, başka
avlakları deneriz ama bir yerde olmuyor ise öbür yerde de olmuyor,
diğer arkadaşlar ile haberleşiriz, balık var mı? Vuruyor mu? Onlardan
da genelde aynı cevap gelir yok, aslında sormaya da pek gerek yoktur,
bakarsınız denizin üzerinde hep tekneler hareket halindedir, yer
değiştiriyorlardır, bu balığın keyifsiz olduğuna ve oltaya atlamadığına
işarettir. Bir gün önce veya gün içinde Ege denizinde deprem olmuşsa
balık etkileniyor, Bazen dipte bulunan harami tabir edeceğim, mıngırı,
müren ile büyük balıklar ve bazen de iri kalamarlar balıkların kısa
süreli dağılmalarına sebebiyet vermektedir, bu sırada çevredeki
teknelerin avlanmaya devam ettiklerini fark edersiniz.