Kırmızı-pembemsi rengi, zor
avcılığı ve buna değecek lezzetli eti ile mercan amatör balıkçıların
aradığı, peşinde olduğu balıklardandır. Sıcak ve ılıman iklim balığı
olan mercanın yurdumuz sularında 6 ayrı türü daha bulunur. Çoğu zaman
da türler birbiri ile karıştırılıp balıklar yanlış isimlerle tanınmakta
ve tanıtılmaktadır. Biz burada ilk olarak tüm aileye adını veren en çok
bilinen yanda resmi olan asıl mercan balığını (Pagellus erythrinus)
tanıtıp altta da diğer türlerini tanımaya çalışacağız.
Türkçe’de küçüklerine litrin veya
litrinoz; 100 gramdan ufaklara da mangır denir. Mercan balığı yabancı
yayınlarda comman pandora, king of the breams (İng.), pagel (Fra.),
breca (İsp.), pandora (ABD), litrini (Yun.), krasny pagel (Rus.)
isimleri ile bulunabilir. Vücudu
yanlardan basık elipse yakın şekildedir, yüksek sırt profili elips
şekli biraz bozar ama balığa mükemmel bir manevra yeteneği kazandırır.
Kafası iridir, gözleri vücuduna oranla iricedir, burnu oldukça uzundur.
Ağzı büyük sayılmaz ama çeneleri karagözde olduğu gibi çok güçlüdür.
Tüm mercanların dişleri önde kesici, arkada azılar olmak üzere güçlü ve
sağlamdır. Midyeleri, küçük kabukluları kolayca kırarak yer. Sırt
yüzgeci tektir; enseden kuyruğa kadar uzanır, ön tarafında sert
dikenler vardır, arka kısmı yumuşaktır. Kuyruk ve yanal yüzgeçleri de
vücuduna göre oldukça gelişmiştir. Karın ve anal yüzgeçleri diğer
yüzgeçleri kadar güçlü değildir. Rengi sırtta parlak kırmızı-pembe
yanlarda giderek açılır karnı beyazdır. Balık sudan çıkartıldıktan
sonra bu güzel renkler ne yazık ki solar. Vucudunda bantlar veya
çizgiler yoktur. Pulları iridir vücuduna iyice bağlıdır yine de
kazınması gerekir. Yüzme kesesi vardır. Herşey yiyicidir bununla
birlikte küçük balıklar, yumuşakçalar, eklembacaklılar başlıca gıdasını
oluşturur. Yerel balıklardandır göç yapmaz. Üremeleri Nisan ayından
itibaren yaz boyunca nispeten sığ ve sert tabanlı bölgelerde sürer,
bazen Eylül ayında da yumurta döktüğü olur. Mercan balıklarının
ortalama ömürleri 15 yıl kadar tahmin edilmektedir. Hemen hemen tüm
mercan balıkları hermafrodit özellik gösterirler, yani hem dişi hem de
erkeklik özellikleri bulunur. Bazı dişiler üç yaşından sonra (17-20
santim boya gelince) cinsiyet değiştirerek erkek olurlar. Mercan balığı
60 santim boy ve 3,5 kilo ağırlığa kadar büyüyebilir; altta tanıtılan
akrabaları daha da büyük olabilirler. Sıcak ılıman iklimi severler ve
bu tür iklime sahip denizlerde yaşarlar, Yurdumuz denizlerinden başka
Atlantik okyanusunun her iki yakasındaki ılıman iklimli bölgelerde
bulunur.
Şimdi altta mercan balığının
yurdumuz sularındaki yakın akrabalarına göz atalım.
Fangri (Pagrus pagrus)
İri bir mercan türüdür. Türkçe
mercan, fangri isimleri ile tanınır bazen yanlışlıkla kırma mercan da
denir ama kırma mercan başka balıktır. Yabancı kaynaklar couch’s
seabream (İng.), pagre, pargo (İsp.), pagro (İtl.), red porgy (ABD),
phangri mertzani (Yun.) isimleri ile tanıtır. Yurdumuzda
da iyi bilinir ve tanınır. Özellikle Ege ve Akdeniz’de daha boldur.
Marmara ve Karadeniz’de çok azdır. Vücudu mercanı andırsa da sırt
profili daha yüksektir, kafa iri, burun uzundur ağzı mercanınki gibi
küçük fakat çeneleri güçlüdür. Gözler büyükçedir. Vücudu iri pullarla
kaplıdır. Tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Kuyruk yüzgeci
siyah-gri uçları beyazdır. Rengi mercanı andırır sırt tarafındaki
pullarda sarımsı lekeler bulunur, bu lekeler sanki sırtından aşağı
uzananan sarı bantlar varmış izlenimi verir. Başlıca gıdaları
yumuşakçalar, eklembacaklılar, kafadanbacaklılar, küçük balıklar ve
bitkiler oluşturur. Kayalık, kırmalık, kumlu diplerde, mağaralık
yerlerde 250 metreye kadar derinliklerde bulunur bununla birlikte
150-60 metre derinliklerde de sık rastlanır ve avlanır. Genç fangrilere
yosunlu diplerde daha sığlıklarda da rastlanır. 90 santim boya 7,5
kiloya kadar büyürler. Genel hayat hikayesi mercan ile aynıdır. Sayıca
az ve avcılığı nadir olduğundan ekonomik değeri yöreselden ileri
gidemez. Son yıllarda sayısı oldukça azalmıştır.
Kırma Mercan (Pagellus acerna)
Daha ufakça bir
mercan türüdür. Türkiye’de kırma mercan veya yabani mercan olarak
anılır. Yabancı dillerde axillary seabream (İng., ABD), pageot blanc
(Fra.), mousmouli (Yun.), besuc blanc (İsp.) adları ile anılır. Diğer
mercan türlerinden farklı olarak vücudu uzuncadır. Pullarla kaplı
vücuduna hakim renk soluk pembedir, yüzgeçleri de pembedir. Kafa
vücuduna göre normal gözleri büyüktür. Ağzı diğer akrabalarındaki gibi
küçük çeneleri kuvvetlidir. Sırt yüzgeci tektir enseden kuyruğa uzanır
baş tarafında sert dikenleri vardır. Diğer tüm yüzgeçleri de gayet iyi
gelişmiş kuvvetlidir. Çatal kuyruğunun ucu şerit şeklinde siyahtır. Yan
yüzgeçlerinin vücuduna bağlandığı noktalarda birer siyah leke bulunur.
Vücudunda bant veya şeritler bulunmaz. Herşey yiyicidir yine de başlıca
gıdası kurtlar, yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru
balıklardır. Kumluk, kayalık, kırmalık, yosunluk zeminlerin üzerinde
40-100 metre derinlerde gezinir. 500 metrelere kadar indiği de olur.
Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve Karadeniz’de azdır. Küçük
sürüler halinde de rastlanır. 36 santim boya, 2 kilo ağırlığa
erişirler. Genel hayat hikayeleri asıl mercana benzer. Ekonomik değeri
olan balıklardandır.
Mandagöz mercan (Pagellus bogaraveo)
Kırma mercan kadar olmasa da
vucudu uzamıştır. Kırma mercanı andırır. Mandagöz mercan veya lekeli
mercan olarak da tanınır. Blackspot seabream (İng.), gunner (ABD),
kefalas (Yun.) goraz (İsp.) yabancı kaynaklardaki isimleridir. Yüzgeç
yapısı diğer akrabalarındaki gibi oldukça gelişmiştir. Tüm vücudunda ve
yüzgeçlerinde pembe renk hakimdir, karnı beyazdır. Kafası normal,
gözleri adından da anlaşılacağı gibi büyüktür. Yan yüzgecinin hemen
üzerinde siyah bir leke bulunur, bu balığı tanıtıcı bir özelliktir.
Genelde diğer mercan balıklarının tüm özelliklerini taşer hayat
hikayesi de asıl mercana benzer. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara
ve Karadeniz’de sayıca azdır. Derin su balığıdır dibi taşlık, kayalık,
kumluk, çamurlu ve yosun kaplı yerlerde, yar başlarında 700 metre kadar
derinlerde bulunur. Herşey yiyici olmakla beraber en çok kurtlar,
yumuşakçalar, küçük eklembacaklılardır ve yavru balıklarla beslenir.
Hermafrodittir 20-30 santim boydan sonra dişilik özellikleri gösterir.
70 santim boya 4 kilo ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler. Ekonomik
değeri vardır.
Mırmır (Lithognathus mormyrus)
Mercan balıklarının en çok
bilinen türlerinden biridir. Mercan veya çizgili mercan olarak da
bilinirse de yaygın ismi mırmır’dır. Yabancı kaynaklarda striped
seabream (İng.), marbri (Fra.), murmura (Yun.) gibi isimlerle geçer.
Vücudu iri pullarla kaplı, uzunca yanlardan basıktır, kafa büyük gözler
iridir. Ağzı tüm türlerde olduğu gibi küçük fakat kuvvetlidir. Sırtı
esmerce, yanları daha açık renkli, karnı beyazdır. Sırtından karnına
doğru 10-12 adet çizgi iner bu çizgiler karna ulaşmadan biterler. Sırt
yüzgeci tek parçadır, tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiştir. Genelde
gruplar halinde gezinir ve yemlenir, bazen küçük sürüler de
oluştururlar. Herşey yiyicidir, daha çok kurtlar, yumuşakçalar ve
eklembacaklılarla beslenir. Ege ve Akdeniz’de daha boldur. Marmara ve
Karadeniz’de bulunur. Farklı dip özelliği gösteren yerlerde mesela
kayalık, kumlu, çamurlu, yosun kaplı diplerde bulunabilir. Nispeten
daha sığ sularda rastlanabilir, 150 metre derinliklere kadar da
inerler. Üremeleri Haziran’dan Ağustos sonuna kadar sürer,
hermafrodit’tir. Yurdumuzda 40 santim kadar boya erişebilirken Batı
Akdeniz veya Doğu Atlantik’te 60 santim boya ulabilmektedir. 4 kilo
ağırlıkta olabilirler. Eti çok lezzetlidir. Ekonomik değeri olan
balıklardandır.
(Bantlı) Çizgili Mercan (Pagrus auriga)
Ülkemizde pek fazla
bilinmeyen daha çok Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik kıyılarına özgü
türlerden olsa da Akdeniz sahillerimizde rastlamak mümkündür. Mercan,
antenli mercan, bantlı mercan isimleri ile bilinir. Redbanded seabram
(İng.), murudai (ABD), zapata (İsp.), zonofagri (Yun.) yabancı
dillerdeki isimleridir. Vücudunu yukarıdan aşağı saran 5-7 kırmızı bant
tanıtıcı özelliklerden biridir. Bant dışında kalan bölgeler beyazdır.
Vücudu pullarla kaplı ve yanlardan basıktır. Sırt yüzgecinin üçüncü,
dördüncü vebeşinci ışını diğerlerinden oldukça uzundur ki bu da
tanıtıcı bir özelliktir. Genelde sert diplerde bulunur, kayalık veya
iri kırmalık yerleri sever. Küçükleri kıyılara sokulurken yetişkinler
170-200 metre derinlere inerler. Herşey yiyicidir; yumuşakçaları daha
çok sever. Hayat hikayesi diğer mercanlara benzer. 80 santim boya 4
kilo ağırlığa erişebilir. Türkiye de olmasa da dünya pazarında ekonomik
değeri vardır.
Trança (Pagrus caeruleostictus)
Mercan ailesinin
sularımızdaki en büyük örneğidir. Ege ve Akdeniz’e özgü türdür Marmara
ve Karadenizde bulunmaz dense yeridir. Trança, antenli mercan, altınkaş
yerel isimleri ile bilinir. Sık sık sinarit bahsinde
anlatılan Dentex gibbosus da trança olarak anılır ve bu balık yalancı
trança diye tanıtılır. Ben daha fazla bu balığı trança olarak
duyduğumdan bu şekilde anlatıyorum. Yabancıların da iyi bildikleri bu
balığa bluespotted seabream (İng.), bluepointed porgy, goldenhead porgy
(ABD), stiktofagri (Yun.) isimlerini vermişlerdir. Rengi sırt ve
yanlarda pembe, karında beyazdır. Vücudunda genelde karnın üst
tarafında kalmak kaydı ile sırttan kuyruğa doğru mavi benekler bulunur.
Kafası büyük gözleri iridir. Ağzı küçük, çeneleri çok kuvvetlidir.
Erkeklerin başında bir tümsek bulunur. Yüzgeçleri çok gelişmiştir ve
vücudu ile aynı renktedir. Sırt yüzgecinin 3,4 ve 5nci ışınları uzamış
balığa antenli mercan denmesine neden olmuştur. Yan yüzgeci büyük ve
oyukludur. Göçmen balıktır yaşadığı tüm sularda göçler yapar. Yazları
havanın ısınması ile Ege sahillerinde görülürken kışın hava
serinleyince güneye Kuzey Afrika kıyılarına sokulur. Üremeleri hariç
genelde derin sularda bulunurlar yetişkinlere 200 metre derinlikler de
sık rastlanırken gençleri daha sığlıklarda bulunur. Genelde kayalık,
taşlık gibi sert zeminli diplerde bulunur. Herşey yiyicidir,
eklembacaklıları severek yer bu arada küçük balıklarda menüsünde
bulunur. İki yaşında cinsel olgunluğa erişirler, hermafrodittirler. İri
balıktır 1 metre ve daha fazla büyür 10 kiloluklarına sık rastlanır.
Türkiye sularında 20-25 kiloluklarından da bahsedilmektedir ama ben
görmedim, şimdilerde de bu kadar büyük balıkların bulunacağını da
sanmıyorum. Eti çok lezzetlidir. Trança şiş Ege’nin meşhur
yemeklerindendir, gözü bile lezzetlidir ve emerek yenilmektedir. Sayıca
az olduğundan ekonomik değeri ülkemizde daha çok yöreseldir.
NERELERDE BULUNUR
Yukarıdaki
tanıtımlardan da görüldüğü gibi mercan balıkları genelde derin su
balıklarıdır. Kıyılarda pek rastlanmaz, balıklardan görüntü alarak yer
tespit etmek de mümkün değildir. Seneler önce Antalya Kaş’ta 200 metre
derinden el kadar mercanları peş peşe çekip livarı pembe pembe
doldurduğum günlerin tadı hala damağımda. Bulundukları yerlerin dip
karakterleri de çok farklı olabilir. Yosunlu, kumluk, çamurlu diplerden
kırmalık, kayalık, dip yamaçları, batıklar gibi pek çok değişik
yerlerde mercana rastlanır. Genel olarak kayalık, mağaralık yerler
batık çevreleri ve aniden derinleşen dip yamaçlarının üzerinde ve
eteklerinde aranmalıdırlar. Göçmen karakterli olan trança (göç etmediği
zamanlarda) dahil genelde yaşadıkları bölgeyi terk etmezler bu nedenle
mercan yatağı bulundumu kerterizi alınarak tespit edilmelidir; aynı
bölgeden devamlı mercan almak mümkündür. Kayalık mağaralık yerlerde
mercana rastgelinirse bu bölgelerde gece iri balık alma şansı var
demektir, iri balıklar genelde geceleri oltaya gelirler. Bir de
eskilerden bir tavsiye “hani balıklarının olduğu yerde mercan olur”
derlermiş. Doğrudur. Ancak şunu da hatırlatalım ki ne zaman mercan
yakalasam yanında hani de çıkardı az veya çok; ama tersi her zaman
doğru olmadı yani her hani yakaladığımda mercan da çıkmadı. Yine de
derin sularda hani ile karşılaşırsanız mercana da bakın derim.

AVLAYALIM
Mercan
avı yemli takımlarla yapılır. Yemli takımlar aşağıdaki bilinen
takımlardır.
a. Köstekli sarkıtmalar
b. Yeldirmeler
c. Paraketeler
Her ne kadar zaman zaman zoka ile
mercan avından bahsedilse de zokalı takımlarla avcılık trança hariç
diğer türler için pek geçerli değildir. Nedenine gelince; mercanın
derin su balığı olduğunu biliyoruz, genelde de 25 metreden az
derinliklerde mercana pek rastlanmaz, akıntılı sularda zoka ile bu
derinliğe inip karagöz bahsinde anlatılan şekilde yeldirme uygulaması
yapmak zokanın inip çıkarken harcayacağı zaman göz önüne alındığında
oldukça sıkıcı ve verimsiz bir av ortamı yaratacaktır. Zokayı büyütmek
iğneyi de büyütmek olacağından bu defa boş vuruşlarla yem yedirilecek,
balık iğneyi almayacaktır. Oysa iri trança için 8/0-9/0 a kadar iğne
kullanılabileceğinden zokalı takım kullanılabilir, zaman zaman iri
fangriler de zokalı takımla yakalanırlar. Bu yöntemde de zoka genelde
sarkıtma türünden kullanılır sadece trança veya iri fangri değil
civarda olabilecek orfoz, lahoz gibi balıklarda oltaya gelebilir, bence
de zokalı takımla asıl amaçlanan bu balıklar olmalıdır. O nedenle
zokalı takımla avcılığı orfoz, lahoz gibi balıklara bırakıyoruz. Ama
siz “ben sıkılmam ve vaktim var zoka denemek istiyorum” derseniz
karagöz bahsinde anlatılan zokalı takım ve uygulamasını
derin sularda deneyebilirsiniz; bu durumda size tavsiyem kıstırmayı
biraz ağırlaştırmanız olabilir ama o zamanda oltanın inerken
karışmamasına çok dikkat etmek gerekir. Takım kalınlıkları ve için
aşağıdaki tablodan yararlanılabilir. Akıntılı derin sukarda mercan avı
için en iyi yöntem derin su yeldirmeleridir ki bu konu altta
incelenmektedir.
Mercan balıklarının tümünü bir
arada tanıdık ve gördük ki boy ve ağırlık yönünden oldukça geniş bir
yelpaze ortaya çıkıyor. Mercan avında takımlardan bahsederken her
seferinde hangi türe ne kalınlıkta takım, kullanacağımıza bakacağımıza
alttaki tabloda bu ayırımları görüp daha sonra da takımları ana hatları
ile tanıyabiliriz. Dikkat edilmesi gereken konu karagöz avında olduğu
gibi mercan avında da takım kopartmamaktır. Sarkıtma takımlarda bir
yere kadar tolerans olsa da yeldirmelerde takım koparsa ve bu geceleyin
veya balık daha dipteyken olursa av kesilir. Ne zaman başlar? Mercanlar
bile bilemez.