07 Nisan 2008
16:23 |
Balıkçı Eko |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
amatör balıkçılık
,
amtör
,
balık
,
balık avı
,
balıkçı
,
balıkçılık
,
balıkçılığı
,
borukurdu
,
canlı yemler.mamun
,
deniz
,
karides
,
kefal
,
kılıç
,
kırlangıç
,
levrek
,
madya
,
olta
,
tatlı su
,
teke
,
ve çeşitleri
,
yayın
,
yemi
,
yengeçdenizi
,
yılan balığı
,
yılanbalığı
,
zıpkınla balı
,
çipura En büyük ve en gelişmiş kabukluları içerir.
Çoğu denizel canlılardır, ancak kara yaşamına uyum yapmış olan üyeler
de vardır. Göğüs üyelerinin ilk 3 çifti maksilliped halini almıştır.
Diğer bacakların tamamının ucu kıskaçlıdır. İlk bacak çifti (Cheliped)
kuvvetli bir şekilde gelişmiştir ve ucunda büyük bir kıskaç taşır.
Takımını çoğu üyesi yan yan yürür, ancak her yöne hareket edebilme
yetenekleri de vardır.
Birinci antenin kaide kısmında "statosit" adı verilen denge organı
bulunur. Statosit içerisindeki duyu hücreciği (statolit), kum
taneciklerinin organ tarafından salgılanan bir sıvıyla örtülmesinden
oluşturulur. Her deri değişiminde atılırlar ve yeni bir kum parçasının
alınmasıyla yeniden oluşturulurlar.
Solunum, tüy veya püskül şeklindeki solungaçlarla gerçekleştirilir.
Solungaçlar üzerindeki bu yapılar, solunum yüzeyini genişletmek
içindir. Hemolenf içerisinde çözünmüş olarak bulunan solunum
pigmentleri hemosiyanin ve bazen de hemoglobindir.
Takımın bazı üyelerinde ışık çıkarma yeteneği görülür.
Ayrı eşeylidirler. Erkekler genellikle dişilerden daha küçük boyutludurlar, ancak üyeleri daha güçlü yapıdadır.
1. Subordo (Alt takım): Natantia (Karidesler)
V
ücut
yanlardan basık ve yüzmeye uygun yapıdadır. İlk 2-3 bacak çifti
kıskaçlı ve diğerlerinden daha uzundur. Abdomen üyelerinde bulunan
saçaklar, yüzmede yardımcıdır. Abdomen, vücudun geri kalanından daima
daha uzundur ve ucunda bir kuyruk yüzgeci bulunur.
Penaeus.............................Palaemon...... ................Crangon
2. Subordo (Alt takım): Reptantia (Kerevit ve Istakozlar)
Vücut dorso-ventral olarak (alt-üst yönünde)
basıktır. Bacaklar bir önceki gruptan daha gelişmiştir. İlk bacak çifti
diğerlerinden daha kalındır ve ucunda güçlü bir kıskaç bulunur.
Yumurtalar, dişilerin abdomenlerinin karın tarafından taşınır.
Homarus.................................Astacus
3. Subordo (Alt takım): Anomura (Keşiş ıstakozları)
4. Subordo (Alt takım): Brachyura (Yengeçler)
Kısa, yassı ve simetrik yapıdaki abdomen,
thorax'ın altına doğru kıvrılarak karnın alt kısmındaki plakaların
oluşturduğu bir oyuğa yerleşmiştir. Dinlenme halinde gözler, "orbit"
adı verilen çukurların içerisine yatırılır. Bazı türleri zehirlidir.
Cancer...................................... Potamon ......................... Callinectes
Böylece boş deniz salyangozu kabukları içinde yaşayan bu yengeç ve
istakoz benzeri canlıların hangi türlerle ne derecede akraba oldukları
konusunda biraz fikir vermiş olduk. Şimdi grubun genel ve detay
özelikleri ile devam edelim. Bir mesajın 10 dan fazla resim almaması
nedeniyle konu sayfalar halinde sunulacaktır.
07 Nisan 2008
06:46 |
Balıkçı Eko |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
amatör balıkçılık
,
amatör balıkçılık için ipuçları
,
av teknikleri
,
avlanma
,
avlanma teknikleri
,
balık
,
balık türleri
,
balıkçılık
,
balıkçılık forumları
,
balıkçılığı
,
deniz
,
kullanılabili
,
levrek
,
mi
,
oltalar
,
teknikleri.amatör olta balıkçılığı
,
turna
,
tül
,
türleri
,
yemi
Amatör balıkçılık, büyük küçük meraklısının tutkusu haline
gelmiştir. Hobiden ziyade bir yaşam biçimi olmuştur. Hazırlıklar
önceden başlar. Meraklısı, balık mevsiminin gelişini iple çeker. Hangi
balıkların tutulacağı bile önceden saptanmıştır. Bu bir hayal olsa da,
balıkçı o hayali yaşamaya çoktan başlamıştır. Hayalin gerçeğe döndüğü
vakitte, balıkçı hayatındaki en mutlu ve keyifli dakikaları yaşar.
Siz
de bu hayale kendinizi kaptırabilir, bu zevki birebir yaşayabilirsiniz.
Ama bazı gözden kaçırılmaması gereken unsurlar var. Amatör balıkçılığın
üç tane evresi olduğunu görüyoruz. Bunlar tutmak, temizlemek, pişirmek.
Sonunda afiyetle yerken de sohbeti ve dostlarla keyfi de bu işin
bonusu.
Bu evreleri beraber gözden geçirelim ve aşamaları birer
birer anlayalım ki, işimiz kolaylaştığı gibi, bir de kazara doğabilecek
sorunlara maruz kalmayalım. Kısaca ipuçlarını özetlemek gerekirse;
Balık Tutarken…
Amatör olta balıkçılığında iki tip avlanma biçiminden söz edebiliriz;
Sahilden, Kamış ile Olta Balıkçılığı
•
Öncelikle bir kamış, bir de misinanın sarılı olduğu makara edinin.
Makara için tavsiye edilen marka Banax. Albastar’ın kamışları ve
makaraları daha hesaplı olup, pekala işinizi görür. Ustalaştıkça ve
konuyla ilgili bilginiz arttıkça üst modelleri daha iyi tanır ve ister
olacaksınız.
• Bu tip avcılıkta dikkat edilmesi gerekenler hangi
tip oltanın, hangi akıntıda çalışacağının saptanmasıdır. Bu kural
tekneden avcılık için de geçerli. Akıntısına göre klepsin (misinanın
olta kısmına bağlantısını sağlayan küçük kıskaçlı düzenek) ucuna
takacağınız oltayı saptamanız, balık tutabilmeniz açısından çok
önemlidir. İğne boylarına da dikkat etmelisiniz. Yine akıntının
şiddetine ve oltanızın cinsine göre, olta ucundaki kurşunu (ağırlık)
gözden geçirin. Suların akıntısı ve oltayı atacağınız mesafe uzaklığı
arttıkça gramını arttırıp, durgun sularda azaltmalısınız.
• Yem
konusu da, gideceğiniz merada av veren balığın, o ay hangi yemi yediği
ile bağlantılıdır. Bunu da önceden tespit edip tutacağınız balığa göre
yem seçin. Örnek: Eşkina; canlı teke tercih ederken, izmarit; midye ile
av verir.
• Kovanızı, yem açmak için çakınızı, akşam
kalacaksanız bir el fenerini, yedek takımınızı (her an oltanız iri bir
balık tarafından koparılabilir veyahut dibe takılıp kopabilir) ve
üzerinize mevsime göre kıyafetinizi ihmal etmeyin. Bir kere balık av
vermeye başladı mı, bir daha geri dönüp bunları halletme şansınız
olmayacaktır. Aksi takdirde balığın av saatini kaçıracaksınız.
•
Akşam karanlıkta kamışın ucunu görebilmek için, ucuna takılan fosfor
tüpleri balığın vurup vurmadığı konusunda size yardımcı olabilir. Ama
bu işlemi, bir çikolatanın yaldızlı kağıdını, kamışın ucuna sarıp daha
basit ve masrafsız bir şekilde de sağlayabilirsiniz.
Denizden, Tekne ile Olta Balıkçılığı
•
Amatör balıkçılık için; fiber veyahut ahşap bir tekne edinme imkanı
varsa; 4 buçuk beş metrelik balıkçı tipi bir kayık işinizi görecektir.
•
Tercihen kürekle veyahut uygun bir motorla denize açılabilirsiniz.
Motor olarak; 4 - 6 metrelik bir tekneye, 9 - 15 beygir arası son
derece uygundur.
• Balığa çıkmadan Iskarmozların (küreğin
takıldığı yerler) sağlamlığını test edin. Teknede yedek ıskarmoz
bulundurun. Açılmadan teknenin su alıp almadığını kontrol edin. Ahşap
tekneleri suya indirmeden, miçozu (teknenin tıpası) kapatıp, tekneye
iki üç kova su vurursanız ahşap şişecek, sızıntı yapabilecek yerler
kısmen kapanacaktır.
• Teknenizin ve motorunuzun bakımını en az yılda bir kere yaptırın.
•
Havaya ne olursa olsun aldanmayıp yanınıza kalın bir kıyafet alın.
Yazın bir muşamba rüzgarlık işinizi görecektir. Kışın ise muşamba
tulumun içine kalın pantolon, bir yün kazak, yün bere ve en altına da
lastik çizmelerinizi giyerseniz en soğuk günlerde bile rahat edersiniz.
• Yanınıza içecek su ve bir miktar yolluk alın.
•
Yazın başınıza güneş geçmemesi için kepinizi unutmayın. Çünkü güneş
ışınları denizde daha kuvvetlidir. Unuttuğunuz takdirde; deniz suyu ile
başınızı ıslatmanız, sizi geçici bir süre koruyacaktır.
•
Motorunuz olsa bile, muhakkak kürekler hep teknede bulundurulmalıdır.
Belirli bir yere demirlemek için bir de çapa yaptırın. İpini, balığa
çıkmadan önce dolaşmayacak şekilde hazırlayın. Çapayı atarken, ipe
basmamaya özen gösterin. Aksi takdirde, hızla dibe giden çapanın
ağırlığı, ayağınıza dolaşacak ip ile sizi denizin dibine
sürükleyebilir. Bu da sizin açınızdan büyük bir tehlike oluşturur.
• Deniz dalgalıysa, teknenin baş kısmı dalgaya gelecek istikamette seyir etmeniz daha güvenli olacaktır.
•
Eğer teknenin livarı (balık koyulabilecek içi su dolu bölme) yoksa,
büyükçe bir kova işinizi görecektir. Kovanın büyük olması kısmetinizi
de arttırabilir. Ayrıca metal bir kova alırsanız balık çırpındıkça
çıkan gürültülü sesten, etraftaki balıkçılara havanızı atabilirsiniz.
Tabi ki bu sizde, belli bir süre sonra baş ağrısına neden olacaktır.
•
Gece, geç vakitte dönülecekse, iyi bir fener almakta fayda var.
Alacakaranlıkta seyir ederken; etraftaki çakarlar, varsa mehtap,
veyahut limandaki ışıklar sizin kılavuzunuz olacaktır.
• Balık
takımlarınızı hazır olarak saklayacağınız gerekli büyüklükte bir kutu
alın. Balıkçı tipi bir kutu alırsanız, muhtemelen içinde bölmeler
bulunur. Bölmelere, yedek kurşununuzu, fırdöndünüzü (oltanın
dolanmasını önleyen küçük mekanizma) ve iğnelerinizi
yerleştirebilirsiniz. Bu sayede, oltanızı iri bir balığın koparması
halinde hemen müdahale edip, belki de kaçan balığı tekrardan
yakalayabilirsiniz.
• İri balık gelmesi ihtimaline karşı, teknede kepçe bulundurun. Ayrıca bir çakı ve el bezi bulundurmakta her zaman fayda var.
•
Teknede denge açısından ayağa fazla kalkmayın. Bir de cankurtaran
simidi bulundurun. Can yeleğini de ihmal etmeyin. Kötü bir havada veya
denizde ters bir durumla karşılaştığınızda sizin hayatınızı
kurtaracaktır.
• Takımlarınızı suyun akıntısına göre ve
balığına göre, uzun veyahut kısa köstekli hazırlayabilirsiniz. İğneler
av veren hayvanın ağzına ne çok küçük, ne de büyük gelmelidir. Misina
kalınlıkları tutulacak balığın boyutuna göre değişir. Kurşunun
ağırlığını da akıntının şiddetine göre ayarlamalısınız.
• Bir
yem tahtası edinin. Midye gibi yemleri tahtanın üzerinde güneşe
bırakarak kurutursanız, balığa yemi yedirmeden tutma şansınız artar.
Kuruyan yemleri balık, oltanızdan hemen alamaz. Ve uğraştığı süre
arttıkça, yakalanma şansı da artacaktır. Balığına ve bölgesine göre
midye, sulina, kurt, yengeç bacağı, teke, karides ve yaprak şeklinde
kesilmiş küçük balıklar tavsiye edilir. Daha büyük balıklar için, uzun
oltayla canlı yem kullanmalısınız.
• Çinekop, sarı kanat, lüfer
grubu balıkları oyalamadan sürratle çekin, çünkü balık yüzeye yüzüp,
ağzından iğneyi atmak isteyecektir. Diğer balıkları hafifse oyalamadan,
ağırsa biraz oyalayıp yorarak alabilirsiniz.
• Sahil Güvenliğin numarasinin 158 olduğunu unutmayın.
•
İskorpit, trakonya, lipsos ve varsam gibi balıkların neye benzedikleri
hakkında fikir sahibi olun. Bu balıkların dikenleri zehirli olup,
battığında şiddetli ağrılara sebebiyet verirler. Oltaya gelirlerse de,
zehirli dikenlerine temas etmeyecek şekilde iğneyi çıkarmak gerekir.
•
Balık çekerken parmak boğumunda meydana gelen misina kesikleri,
balıkçılar arasında bir gurur kaynağıdır. Siz yine de tedbiri elden
bırakmayın. İri balık çekerken kullanacağınız, ezcanelerde satılan
tıbbi lastik parmaklıklar, oltanın parmağınızı kesmesini önleyecektir.
•
Balığı tekneye alırken küpeşteye (teknenin yan kısmı) vurdurmamaya özen
gosterin. Yoksa balık gerisingeriye denize düşebilir. O kadar uğraş ve
emek de boşa gider.
• Oltayı toplarken, misinayı firdöndüye
kadar yere toplayın. Fakat iğne kısmını oturak kısmına bırakın. Hem
iğneniz oltaya karışmayacak, hem de daha seri oltayı yemleme imkanı
yakalayıp, balık tavını kaçırmayacaksınız.
• Tuttuğunuz ufak balıklara yaşama şansı verip denize bırakmanız, amatör balıkçılığa ve doğaya olan saygınızın göstergesidir.
•
Ava gelen herkese, hatta teknede bulunup balık tutamamış
arkadaşlarınıza bile balığı eşit pay edin. Böylece kimse gücenmeyecek
ve herkes keyfi paylaşabilecektir.
• Av sonrası kısmına gelince,
isteğe göre fotografını çekip tuttuğunuz balıkları belgeleyebilirsiniz.
Fotoğraf, balığı tuttuğunuzun kanıtıdır. Fotoğrafını göstermeden,
tuttuğunuzu iddia ettiğiniz balıkların tutulduğuna, kolay kolay kimse
inanmaz. Balıkçı ballandırır ve abartır diye bir kanı vardır. Böylece
bu kanıdan da kolayca sıyrılmış olacaksınız.
• Balıklarınızı
her zaman kendiniz temizleyin ve pişirin ki, binbir emekle tuttuğunuz
balıkların iyi pişmemesi durumunda, kimsede suç bulmayın. Ayrıca
giderek ustalaşan ahçılığınızla, eşinizin, misafirlerinizin hatta
çocuklarınızın da takdirini kazanacaksınız.
• Unutmayın ki; en iyi çalışma gününüzden, balık avında geçireceğiniz en kötü günün keyfi bile kat kat fazladır.
Balık Temizlerken...
Balıkları
balıkçınızdan isteğinize göre kesilmiş halde alabilirsiniz. Ancak
balıkçılar küçük balıkları genelde temizlemek istemezler. Pulsuz ve
küçük boydaki balıkları temizlerken bıçağa gerek yoktur. Balığı sol
avucunuzun içine alıp, sağ elinizin işaret ve baş parmağı vasıtasıyla,
balığın kafasını kopararak ve sonra baş parmağınızı karnına sokup
yararak temizleyebilirsiniz. Ardından bol suyla iyice yıkamanız
gerekir.
Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz gibi, pişireceğiniz
yemeğe veya kendi arzunuza bağlı olarak fileto da çıkarabilirsiniz. Bu
işlem için karnını yardığınız parmağınızı hiç çıkarmadan kuyruğa kadar
yürütmek ve sonra kılçığı ileri geri hafifçe oynatıp yumuşak
hareketlerle yerinden çıkarmak gerekir. Bu balıklar küçük olduğu için
filetoları genelde birbirinden ayırmaya gerek yoktur. Filetoları açık
veya kapanmış olarak kullanabilirsiniz.
Uskumru, kolyos,
istavrit, çinekop gibi orta büyüklükte ve pulsuz balıklar bıçak
yardımıyla temizlenmelidir. Anüs üzerine bıçakla küçük bir kesik
attiktan sonra balığın karnı yarılarak iç organları dışarı çıkarılıp
karnı temizlenir. Bu arada solungaçların da koparılarak çıkarılması
gerekmektedir. Temizlenmiş balığın içi ve başı bol su ile iyice
yıkanmalı ve karın çevresindeki siyah zarlar ile kan pıhtıları bıçak
ucuyla iyice temizlenmelidir.
Palamut, torik gibi balıkların
karnını tamamen yarmak gerekmez. Anüsün üzerine atacağınız derince bir
bıçak kesiği ile bağırsakların vücuttan ayrılması sağlanır. Karın az
yarılarak bıçak ucuyla iç organların tamami dışarı atılır. Palamut ve
torik gibi balıkları dilimlemek veya fileto çıkarmak sureti ile iki
şekilde doğrayabilirsiniz. Eğer tava veya yahni yapacaksanız balığı bir
parmak (2, 2.5 cm) kalınlığında dilimler halinde kesebilirsiniz.
Fırında balık için fileto çıkarılması daha iyi olur. Fileto çıkarmak
için balığın kuyruk kısmından başlayıp kılçık paralelinde balığı ikiye
ayırmak gerekir. Palamut ve toriğin baş kısmında fazla birşey
olmadığından, kuyruğu ile birlikte kesip atabilirsiniz. Eğer bu
balıklardan lakerda yapacaksanız dilimlerin kalınlığı iki misli yani
asgari 4 cm. olmalıdır. Lakerda için balık temizlenmesi özel itina ve
işlem gerektirir. İri balıkları kesmek ve filetosunu çıkarmak için ince
uzun ve çok keskin bir bıçak kullanmak lazımdır.
Çingene
palamutu, uskumru ve kolyoz gibi balıklar yeterince büyük
olmadıklarından dilimleme veya fileto yapılmaz. Ancak çingene
palamutları karnı tamamen yarılarak, sırt derisi kesilmeksizin
açılabilir. İç organlarının temizlenmesi aynı palamut da olduğu
gibidir. Balık büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre bütün bırakılır
veya fileto çıkarılır. Pilaki yapılması düşünülüyorsa kalın dilimlere
bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne göre, kofana ise tercihan fileto
yapılmalıdır. Sarı kanat ise, lüferin kücüğü olduğundan, iki tarafı
boyunca bıçakla çizilerek bütün bırakılır. Çinekopu ise çizmeye dahi
gerek yoktur.
Balık Pişirirken...
Asla Yapmayın!
Balığı buzdolabında bile uzun süre saklamayın.
Balık pişirirken yemeğin içine limon ilave etmeyin.
Buğlama yaparken tepsinin kapağını sürekli açmayın.
Lipsos, iskorpit ve trakonya gibi zehirli dikenleri olan balıkları,
daha önce hiç temizlemediyseniz, denemeyin. Balıkçınız temizlesin.
Satıcıdan alınan çirozları kafalarını koparıp yıkamadan yemeyin.
Dubalara ve demir iskele ayaklarına yapışmış midyeleri yemeyin.
Ve asla ve asla, mutfağı harp meydanına dönmüş bir halde bırakmayın!
Mutlaka Yapın!
Balığı mevsiminde yiyin.
Balığı temizlerken tezgahın üzerine 1-2 gazete yayın.
Balığın pullarını bıçak yerine kaşıkla temizleyin. Böylece pulların ortalığa yayılmasını önlersiniz.
Balığı pişirmeden bol suyla yıkayın ve tuzlayıp 10-15 dakika kevgirde süzülmeye bırakın.
Balığı tavaya atmadan önce tuzlayıp dinlendirin. Unlayıp tavaya atmadan önce de üstüne biraz rakı serpiştirin.
Balığı kızgın yağda tava yapın. Yağın kızdığını tavaya ekmek parçası
atıp yanında kabarcıklar belirmeye başladığında anlarsınız. Ayrıca
ekmek parçası yağdaki suyu alacak ve yağın üzerinize sıçramasını
önleyecektir.
Tava yaparken balıkları birbirine değmeden, aralıklı olarak yerleştirin.
Balık kokusunu gidermek için ellerinizi limonlu suyla yıkayın.
Artık
balığa çıkmaya hazırsınız. Bundan sonrası sizin parmağınızın
hassaslığına, becerinize ve en önemlisi sabrınıza kalmış. Unutmayın
balık işi, sabır işidir. İlk seferde vurmaz veyahut tutamazsanız sakın
moralinizi bozmayın. Sabredin, muhakkak vuracak ve sizin oltanıza
yakalanacaktır. Balık gelmese bile denizle baş başa olmak, sizi günün
stresinden arındıracak ve zihninizi tamamen boşaltacaktır. Yeniden
doğmuş gibi hissedecek ve bir kere işin keyfini aldıktan sonra bir daha
bırakamayacaksınız. Haydi Rastgele!!!